Gazetevatan.com » Yazarlar » Cumhuriyet olayı

Cumhuriyet olayı

01 Kasım 2016 Salı


Hiçbir gazeteye polis baskını, gazetecilerin, yazarların, çalışanların gözaltına alınması asla onaylanabilir bir icraat değildir.

Ne yazık ki benzer durumlarda “oh olsun” anlamına tepkiler görülmektedir, bunlar da mesleği gazetecilik olanlar için ancak utanç kaynağı olabilir.

Cumhuriyet, Atatürk’ün isteğiyle kurulmuş, her zaman da geleneksel Atatürkçü çizgide yer almış bur gazetedir.

Bunu beğeniriz, beğenmeyiz, savunduğu görüşleri eleştirebilir, gazetecilik anlayışını eskimiş bulabiliriz.

Ama Cumhuriyet gazetesi bu ülkenin bir kurumudur ve her zaman “müesses nizam”ın bir parçası olmuştur.

Değil FETÖ’yü desteklemek, bütün dini örgütlenmelere en sert şekilde karşı olduğu gibi Kürt siyasetleriyle arasına da her zaman mesafe koymuştur.

Bunların da demokratik tavırlar olmadığını düşünmek ve eleştirmek herkesin hakkıdır.

Cumhuriyet’in basılması ve başta yayın yönetmeni olmak üzere hemen bütün yöneticilerinin gözaltına alınmasının gerekçesi olarak açıklanan “FETÖ ve PKK’ya destek” suçlamasının hiçbir mantığı yoktur.

Bu tür ucu açık suçlamalar yapıldığı zaman, kimse alınmasın ama Ak Parti’den de Ak Parti’ye yakın gazetecilerden de bu suçlamaya maruz kalabilecek bayağı bir yekün çıkar.

2012’de FETÖ tarafından uygulamaya konulan, MİT başkanı ve Başbakanı hedef alan operasyonun gerekçesinin de “PKK’ya destek” olduğunu da bir zahmet hatırlayalım.

FETÖ ve PKK operasyonlarının yürütülme şekliyle ilgili eleştiriler esas olarak bu son derece tartışmalı “destek” kavramı üzerinden ilerliyor.

Bu yüzden halen FETÖ ile doğrudan ilişkisi bulunmadığı çok belli insanlar, gazeteciler, yazarlar hapishanede tutuluyor.

Bu şekilde ilerlendiği zaman, Cumhuriyet gazetesi ve yazarları bile FETÖ destekçiliğiyle suçlanınca bu davaların sağlıklı yürümemesi için de bütün yollar açılıyor.

Cumhuriyet’i ve Cumhuriyet yazarlarını FETÖ’cülükle suçlamak sulandırmanın dik alasıdır ve bunu yine FETÖ, Ergenekon ve Balyoz davalarında yapmıştır.

Cumhuriyet operasyonunu, Batı’nın nasıl göreceği de bellidir ve bunun yansımaları Musul’a kadar uzanır.