Öfkeli kalabalıklar ve kaostan kaçarım

KEREM AKYILDIZ / akyzkerem@gmail.com |  01 Eylül 2018 Cumartesi - 2:30 | Son Güncelleme : 01 09 2018 - 2:30

Yeliz Kuvancı, Keşke Hiç Büyümeseydik dizisiyle ekranlara geri dönüyor. Kuvancı, “Ben başarılı bir oyuncuyum demek fazla iddialı gelmiştir bana. Bunun formülünü ben veremem” diyor.


Keşke Hiç Büyümeseydik başlıyor nasıl hissediyorsunuz?

Konusu, barındırdığı ve hasret kaldığımız o geçmiş dönemleri, naifliği itibariyle ve oyunculuklarıyla beni heyecanlandıran bir iş çıktı. Umarım emeğimizin karşılığını alır, seyircinin takdir ve beğenisini toplarız. Küçük bir aradan sonra yeniden dizi setindeyim.. Tatlı bir heyecan var tabi.

Nasıl bir rolünüz var bu dizide?

Ailenin en küçük oğlu Ufuk’un sözüm ona mazide kalmış ama aslında hiç bitmemiş aşkının karşı tarafı Ayşe. Kavuşamayanların aşkı en hakiki olandır ya, bu ikilinin hikâyesi bence o yüzden çok izlenesi bir hikaye.

Modayla aranız nasıl?

Herhangi bir akıma sırf moda diye dahil olmam, zaten takipçisi olmadığım için haberdar da olmam. Sırf moda diye bana hitap etmeyen bir şeyi de giymem, kullanmam. Gerçekten hoşuma giden kendimi iyi hissettiğim kıyafetler seçerim.

 

Neden oyunculuğu seçtiniz?

Birisi neden öğretmen, avukat, temizlik işçisi, bakıcı oluyorsa ben de o gibi sebeplerle seçmiş oldum. Biraz tesadüfe, biraz tutku, çaba, ihtiyaç, az da pişmanlık ekleyelim… Hayat…

Başarı için olmazsa olmazlarınız?

Ben başarılı bir oyuncuyum demek fazla iddialı gelmiştir bana hep. Hayatta herhangi bir konuda iyi konumda hissetmek için hep denemeye devam etmek ve bazen çok kötü hissetsen de vazgeçmemek gerekiyor…

 

SIRADAN BİR MAHALLE KIZI OLABİLİRİM

Düşlerinizi süsleyen bir rol var mı?

İyi yazılmış bir senaryoda, dünyanın en sıradan mahallesinde, sıradan mahalle kızı da olabilirim ve seyirci dünyamda kaybolabilir; bir distopyada özgürlük için savaşan kapkara bir karakter de… Nuri Bilge Ceylan veya Asghar Farhadi’nin filmlerinden birinde oynamak çok isterim mesela. Çünkü onlar yalnızca yönetmen değil, çok akıllı masal büyücüleri…

Tiyatro desem?

Oyunculuk yapıp da tiyatroyla işim olmaz diyen yoktur herhalde. Umarım yoktur. Ben de hem yapmaya ve dolayısıyla nefes almaya; hem de iyi bir seyirci olmaya gayret ediyorum.

Güzellik sırlarınız peki?

Siz benim güzel olduğumu düşünüyorsanız çok teşekkür ederim. Ama özel bir sırrım falan yok.. Sağlıklı beslenmek bol su içmek gibi yaşamımızın bir parçası olması gereken şeyler...

 

ROLÜME VE SAHNEYE ODAKLANARAK KENDİMİ RAHATLATIYORUM

Oyunculuk dışında nelerle ilgileniyorsunuz?

Mümkün olduğunca bu kaotik şehirden, kirlilikten, gürültüden, birbirine düşmanmış gibi davranan öfkeli kalabalıktan kaçmakla ilgileniyorum.

Uzun set saatlerinin yarattığı stres ve gerginlik ile nasıl başa çıkıyorsunuz?

Yüz tane parametre var setin ruhunu belirleyen. Şimdi sokağa çıkıp herhangi birine sorsanız muhtemelen onun da iş ortamında stres mevcuttur. Ben rolüme ve o an oynayacağım sahneye odaklanarak kendimi rahatlatıyorum.