Obezitedeki artış kırmızı alarm veriyor!

10 Ağustos 2017 Perşembe - 12:31 | Son Güncelleme : 10 08 2017 - 12:31

Obezitenin tüm dünya ülkelerini tehdit eden bir salgın hastalık olduğunu belirten Prof. Bedirli, özellikle gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde obezitenin gittikçe yayıldığını ifade etti.


Dünya Sağlık Örgütü araştırmasına göre, obezitenin 10 yılda %10 ile 30 arasında artış gösterdiğini belirten Genel Cerrah Prof. Dr. Abdulkadir Bedirli, aşırı ve yanlış beslenme, sanayi üretim ve hazır gıda tüketimindeki artışın obeziteyi tetikleyen en önemli faktörler olduğunu vurguladı. 
 
Yanı sıra yetersiz fiziksel aktivite, yaş, cinsiyet, eğitim düzeyi, sosyo-kültürel etmenler, gelir durumu, hormonal ve metabolik, genetik etkenler, psikolojik problemler, sık aralıklarla çok düşük enerjili diyetler uygulama, sigara - alkol kullanma, kullanılan bazı ilaçlar (antideprasanlar vb.), doğum sayısı ve doğumlar arası süre gibi etkenlerin de obeziteye neden olduğunu belirten Uzman, ülkemizde de obeziteye gün geçtikçe daha sık rastlandığını belirtti. 
 
Dr. Bedirli, "Ülkemizde de obeziteye gün geçtikçe daha sık rastlanmaktadır. TÜİK’in araştırmalarına göre 15 yaş üzeri bireylerde obezite görülme sıklığı erkeklerde %13.2, kadınlarda %21 ve genel toplamda %16.9 olarak tespit edildi" ifadesini kullandı..
 
Obezitede birden çok tedavi yöntemi olduğunu belirten Bedirli, diyet, egzersiz, davranış değişikliği, farmakolojik tedavi ve cerrahi tedavi yöntemlerine başvurulabileceğini söyledi.
 
OBEZİTE CERRAHİSİNDE YÖNTEMİ HASTANIN DURUMU BELİRLİYOR
 
Hastanın durumuna bağlı olarak kullanılan cerrahi tedavi yönteminin değişiklik gösterebildiğini aktaran Bedirli, da vinci robot destekli obezite ameliyatı, gastrik bypass ameliyatı, tüp mide ameliyatı, duodenal switch ameliyatı gibi alternatiflerin bulunduğunu sözlerine ekleyerek, obezite cerrahisinden sonraki süreç hakkında şunları söyledi: 
 
“Obezite cerrahisi sonrası süreci “erken” ve “geç” dönem olmak üzere ikiye ayırarak incelemek yerinde olacaktır. Kilo kaybının sürmesi beklenen “erken dönem” kabaca ameliyat sonrası ilk 2 yılı içerir. Geç dönem ise kilo kaybının durmasından yani ilk 2 yıldan sonrasını tanımlamaktadır. Uygulanan cerrahi tekniklerle hastalar aşırı kilolarının %70 ve daha üzerini verebilmektedir. Ameliyatla böylesine büyük ve kalıcı bir kilo kaybı, çoğu hastanın daha önce cerrahi dışı tedavilerle yaşadığı deneyimlerden çok farklıdır. Ameliyat sonrası sağlıklı beslenme, vücudunuzu dinlemeyi öğrenme, seçimleriniz ve düzenli egzersiz için sorumluluk alma yaşam boyu sürecek bir taahhüttür.” (NTV)