Obama’ya Faik Bey ilham vermiş

İlker AKGÜNGÖR/ VATAN |  27 Nisan 2010 Salı - 9:52 | Son Güncelleme : 27 04 2010 - 9:52

Yaklaşık bin Ermeni ailesini Talat Paşa’ya direnerek kurtardı...


ABD Başkanı Obama’nın “1915’te Ermenileri kurtaran Türkleri selamlıyorum” diyerek bahsettiği Türklerden biri olan Kütahya Mutasarrıfı Faik Ali, 1915’te yaklaşık bin Ermeni ailesini Talat Paşa’ya direnerek tehcirden kurtardı

ABD Başkanı Barack Obama’nın 24 Nisan’da yaptığı konuşmada ilk defa “1915’te Ermenilere yardım eden Türkleri selamlıyorum” diyerek farklı bir bakış açısını dile getirdi. Tehcir sırasında bir çok Türk’ün Ermeni komşularının çocuklarını aldığı , bazı yöneticilerin karar direndiği biliniyor. ABD’de kitapları bilinen Ermeni tarihçi Arşak Alboyacıyan’ın 1966’da yayınladığı Kütahya Ermenileri Anı Kitabı’nda Faik Ali’nin 1915’te yaptıkları kahramanlık olarak anlatıyor. Ermeni eğitimci Stepan Stepanyan ve Suşanik Solakyan’ın anıları bilinmeyen bir döneme ışık tutuyor.

“Al Ermenilerini ”

Kütahya Mutasarrıfı Faik Ali için her şey olacakları bilen abisi Süleyman Nazif’in “pasif de olsa bu olaya katılma, ailemizin şerefine dikkat et” uyarısıyla başladı. Kütahya İl Genel Meclis’ine imzalatarak Ermeniler takdir belgesi çıkaran Faik Ali Tehcir başladığında şehirdeki Ermenileri koruyarak hayatlarına devam etmelerini sağlar. Bunu duyan Adapazarı, İzmit, Bursa’da yaşayan bir çok Ermeni Kütahya’ya gelir. İttihatçı Talat Paşa’nın emriyle bölgedeki Ermenilerin göçetmesi gerekmektedir. Ancak Faik Ali, Talat Paşa’ya bölgedeki Ermenilerin zararlı faaliyette bulunmadığını söylerek istifa eder. Bunun üzerine Talat Paşa, “İstifaya gerek yok. Al Ermenilerini de yerinde otur” der. Faik Ali sonrasında Ermenilere bir aşevi ve okul yapar. Okulun başına da Ermeni eğitimci Stepan Stepanyan’ı getirir. İstanbul’a gittiğinde Ermenileri din değiştirmeleri için zorlayan ve sünnet etmeye kalkışan polis müdürünü geri döndüğünde görevden alır. Kendisine şükranlarını belirtmek için Kızılay’a bağışlanmak üzere 500 altın toplayan Ermenilerden gelen altınları trenle gittiği Manisa Alayurt’ta göç eden Ermenilere dağıtır. Kütahya’daki cemaat olaylar yatıştığında Faik Ali için Kütahya Ermeni Kilisesi’ne bir şükran kitabesi koyar. Cumhuriyet sonrası İçişleri Bakanlığı’nda çalışan Faik Ali Ozansoy, 1930-1932 yılları arasında İçişleri Bakanlığı Müsteşarlığı yaptı ve 1950’de vefat etti.

Torunları anlatıyor

Ozansoy’un torunlarından Ayşe Erkmenoğlu, dedesiyle ilgili anılarını şöyle anlatıyor: “Dedem mütevazı ve insanlığa hizmetten gurur duyan biriydi. Babam 1950’de Washington’a müşavir olarak atandığında kiralık ev ararken ev sahibi bir Ermeni kadınla tanışır. Babam Hayreddin Ozansoy diyerek adını söyleyince Ermeni kadın ’ben sizi çok iyi tanıyorum. Siz Faik Ali’nin en küçük oğlusunuz galiba?’demiş. Babam şaşkınlıkla ’Nereden biliyorsunuz’ deyince kadın, ’Biz Kütahya Ermenisiyiz. Babanızı çok iyi tanırım. Bizim Amerika’ya gelmemize yardımcı olan, Kütahya’dan bizi çıkarıp gemiye bindiren kişi babanızdır’ diye cevap vermiş. Başkan Obama bu işin iki tarafı olduğunu görmüş. Yani sadece Türkler kötüdür demiyor. Biraz daha gerçekçi bakmış.”

Ozansoy’un bir başka torunu Prof. Dr. Hasan Anamur da o dönemde eğer herkesin dedesi gibi davranmış olsaydı bu büyük acıların yaşanmayacağını söylüyor. Prof. Anamur “Dedem bize ve herkese örnek alınacak bir insanlık dersi verdi“ diyor.

ETİKETLER

0