Nurgül'e hayran kaldılar!

DHA  |  19 Ekim 2012 Cuma - 13:12 | Son Güncelleme : 19 10 2012 - 13:12

İtalyanlar da şaşkın Nurgül Yeşilçay da... 'O Monica'dan bile çok daha iyi'...


ROMA II. Türk Film Festivali’nin açılış galasına katılan oyuncu Nurgül Yeşilçay, güzelliğiyle adından söz ettiren Monica Bellucci’ye benzetilince şaşkına döndü. Gala öncesi düzenlenen kırmızı halı geçişinde boy gösteren oyuncu Nurgül Yeşilçay, kendisini fotoğraflayan muhabirler tarafından İtalyan meslektaşı Monica Bellucci’ye benzetildi.

'AY İNANMIYORUM'

Yeşilçay, kendisine bu durumu aktaran Türk gazetecilere, "Ay inanmıyorum" diye tepki verdi. Bellucci’nin kendisi açısından önemli bir sembol olup olmadığı sorulan Yeşilçay, "Tabii güzellik açısından önemli. Çarpılırız eğer ’Güzel değil’ dersek" dedi. Kanal D’de yayınlanan ’Sultan’ adlı dizideki aynı isimli karakteri kanıksamaktan ziyade oynadığı rolü sevdiğini söyleyen Nurgül Yeşilçay, Türk filmiyle ilgili yurtdışında festivallerin gerçekleştiriliyor olmasını, "Bence zaten çok iyi yönetmenlerimiz var ve çok iyi festivallerde, çok iyi filmler seyrettiriyorlar. Ferzan da İtalya’da çok tanınan bir insan ve bu festivale ön ayak olması çok önemli. Onun ön ayak olması da zaten İtalyanları Türk Sineması’na dikkat çekmeye çağırıyor" diye konuştu.

Bir İtalyan filminde rol almak isteyip istemeyeceği sorulan Yeşilçay, "Bölge olarak ayırmıyorum aslında. Sevdiğim, hoşlandığım herhangi bir senaryo ile herhangi bir yönetmen ve oyuncularla çalışırım" dedi.

'NURGÜL MONICA'DAN ÇOK DAHA İYİ'

Roma Film Festivali'ne Yönetmen Ferzan Özpetek'in davetlisi olarak katılan Nurgül Yesilçay'a İtalyan basınından övgü.

İtalyan basını "Türk Monica Belluci" derken Ferzan Özpetek "Nurgül çok daha iyi" diye cevap verdi.

Ferzan Özpetek ve İtalya'nın popüler yıldızlarından Lucca Argentero ile fotograflarda yer alan Nurgül Yesilçay ünlü modacı Hakan Yıldırım'ın üç elbisesi ile İtalya'ya gitti. Yeşilçay takıda ise elmas, sedef, topazlardan olusan Hsmile by Hande Kunaçav'ın mücevherlerini tercih etti.

BAKAN BAĞIŞ, ROMA FİLM FESTİVALİ’NİN AÇILIŞINDA KONUŞTU

İTALYANLAR’ın tarihi deyişi ’Mamma li Turchi’ (Eyvah Anneciğim Türkler Geliyor) sözlerini kendisine slogan edinen II. Roma Türk Film Festivali’nin gala gecesi yapıldı. Festivalin açılış konuşmasını yapan Bakan Bağış, Türkiye’nin geçmişiyle yüzleştiğini belirterek, "Artık yasaklı yönetmenlerle bir araya gelmekten de onur duyuyoruz" dedi.

Düzenlendiği ilk yıl büyük ilgi görmesi üzerine gelenekselleştirilmesi hedeflenen Roma Türk Film Festivali, Nuri Bilge Ceylan’ın ’3 Maymun’ filmiyle İtalyan sinemaseverler için perdelerini açtı. Roma’nın tarihi bahçelerinden Villa Borghese’de yer alan Casa del Cinema (Sinema Evi), tam anlamıyla bir ’Türk’ çıkarmasına sahne oldu. Serilen kırmızı halıdan, Avrupa Birliği (AB) Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış ile Türkiye’nin Roma Büyükelçisi Hakkı Akil, Ata Demirer, Nurgül Yeşilçay, Oyuncu Serra Yılmaz, Yönetmen Nuri Bilge Ceylan ile Senarist ve oyuncu eşi Ebru Ceylan, festivalin Onursal Başkanı Yönetmen Ferzan Özpetek ve onun filmlerinde rol edinmiş bazı İtalyan aktörler geçti. Gecenin sunuculuğunu ise oyuncu Elif Sönmez üstlendi. Festivalin açılış konuşmasını gerçekleştiren Avrupa Birliği (AB) Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış’a, AB Bakanlığı olarak festivale olan katkılarından dolayı bir teşekkür şilti takdim edildi. Eskiden Türkiye’de devlet yetkililerinin, bazı toplumsal sorunları göz ardı ettiklerini söyleyen Bağış, "O toplumsal sorunları, yönetmenler kendi filmlerinde işledikleri zaman da devletle aralarına duvarlar örülürdü. Ve acıdır, Türkiye’de yasaklı filmler, yasaklı oyuncular, yasaklı yönetmenler vardı. Artık Türkiye Cumhuriyeti, o toplumsal sorunları sinemaya yansıtan yönetmenlerle birlikte görülmekten onur duyuyor. Onları Cumhurbaşkanlığı köşkünde, başbakanlıkta, bakanlıklarda, sinema salonlarında, kültürel etkinliklerde, festivallerde onore ediyorlar. Göğsümüzü kabartıyorlar" diye konuştu.

NURİ BİLGE CEYLAN’A ONUR ÖDÜLÜ

Türkiye’nin, artık kendi sorunlarıyla, geçmişiyle, hatalarıyla yüzleşebildiğini dile getiren Bakan, "Bu festivalde emeği olan büyük üstatlara, ki Nuri Bilge Ceylan ve Ferzan Özpetek aramızda onlara teşekkür ediyorum" dedi. Bakan Bağış ile Özpetek, daha sonra ’usta sinemacı’ sıfatıyla anılan dünyaca ünlü Yönetmen Nuri Bilge Ceylan’a, ’Festival Onur Ödülü’nü verdi. Ceylan da, Özpetek’le olan dostluklarını hatırlatarak, ödülü onun da elinden almanın kendisini gerçekten mutlu ettiğini ifade etti. Daha sonra sahneye çıkan Nurgül Yeşilçay, bu sıcak ve samimi festivale dahil olmaktan dolayı çok mutlu olduğunu belirterek, "Roma’yla ve Ferzan’la daha yeni tanıştım. Umarım devam eder dostluğumuz" dedi.

İTALYAN YÖNETMENLERİN MEMLEKETİNE GELMEK ÜRKÜTÜCÜ

Kırmızı halının ardından gazetecilere konuşan Ata Demirer, ’Eyvah Eyvah’ filminin bugün gösterileceğini hatırlatarak, İtalyanların filme gülüp gülmeyecekleriyle ilgili soruya, "Valla bilmiyorum. Çok enteresan bir duygu olacak. Mizah dili aynı tabii ama o tarz bir mizah yapabilmiş miyiz onu yarın anlayacağız. Ben İtalyan Sineması’nı çok severim. Yani Salvatoreler, Giuseppeler falan. Çok sevdiğim yönetmenler vardır. O yönetmenlerin memleketine kendim bir filmle gelmiş olmak biraz ürkütücü bir yandan da sevindirici bir durum" sözleriyle yanıt verdi.

AVRUPA SADECE BİR KÜLTÜRDÜR

Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Ferzan Özpetek ise, son dönemde Türk filmlerinden çok söz edildiğinin hatırlatılması üzerine, "Sadece filmlerimizden değil, Türkiye’yle ilgili her şeyden bahsediliyor. İstanbul’a her gidişimde fark ediyorum ki büyük gelişmeler var. Her yerde internetin olması, otobüslerin havalandırmalı olması, metronun çalışması, İstanbul’un temizliği. Bunların haricinde aynı zamanda kültürel anlamda da gelişmeler var" diye konuştu. "Türkiye’nin Avrupa’ya girmesine karşı olanların, ’Türkiye haritada Avrupa’da değil’ dediklerini aktaran Özpetek, "Ben de diyorum ki Avrupa bir düşüncedir, bir harita değildir. Ben ezan sesi ve kilise çanıyla büyümüş bir çocuğum. Bu çok önemli. Bütün arkadaşlarıma diyorum ki ’Siz buna alışkın değilsiniz, sadece çan sesine alışkınsınız. Biz bu ikisine de alışarak büyüdük’ diyorum" diye sözlerini sürdürdü. Böyle bir festivalin yapılmasının çok hoş olduğunu vurgulayan Özpetek, "Mesela Nurgül Yeşilçay girdi içeriye hoş anlar yaşandı. Seçtiğimiz filmler bence çok çeşitli ve güzel filmler ama aslında getirebileceğimiz bir sürü film var" dedi.

TÜRKİYE’YE BAKIŞ AÇISI DEĞİŞİYOR

Türk Film Festivali’ne her geçen zaman daha çok ilgi olduğunu anlatan Ferzan Özpetek, "Bizim başka ülkeleri fethetmemizin bir tek yolu var. O da bizi tanımaları. Ben operayı tanıdığımda ona aşık oldum mesela. Türkiye’ye giden herkes çok beğeniyor ve şaşkın dönüyor. 37 yıl öncesine kadar Türk’üm dediğimde hemen ya ‘Mamma li Turchi’ derlerdi, ya da Midnight Ekspres’ten konu açarlardı. Onlara cevap vermek zorunda kalırdınız, hep bir ezilme olurdu. Bunlar artık kalktı. Mesela Amerika’ya giderken Frankfurt’tan geçiyorum. Pasaport kontrolünde şu 10 yıl içinde polisin tavrı bile değişti" diye sözlerini sürdürdü.

DEVLETİN SİNEMAYA OLAN KATKISI YETERSİZ

Rol adlığı ’Nar’ filmiyle festivalde yer alan Serra Yılmaz da Türk filmlerinin son dönemlerde daha çok yurtdışında yer almaya başlamasını "Sevindirici bir durum" diye değerlendirirken, Türkiye’nin ’kültür açılımı’ çabalarının da sinema açısından yetersiz olduğuna değindi. Türkiye’nin hala bir ulusal sinema merkezi olmadığını hatırlatan Yılmaz, "Sinemacılara yapılan yardım çok az. Sinema salonlarına yapılan yardım yok. Dolayısıyla kapanıyorlar ve yapılan filmleri oynatacak yer bulamıyorlar. Bu nedenle devletin sinemaya olan ilgisini katiyen yeterli bulmuyorum" dedi ve bu durumun, Kültür Bakanlığı’na ayrılan bütçenin azlığından kaynaklandığını söyledi. Yaşanan ekonomik krizle bağlantılı olarak İtalyan Sineması’nda ciddi kesintiler uygulandığını hatırlatan Serra Yılmaz, "Bu nedenle İtalyan ve Türk sinemaları arasında eskiden olduğu kadar büyük bir uçurum yok. Ne yazık ki bunun nedeni, bizim çok iyileşmemiz değil. Onların kötüleşmesi" dedi.