Ne kadar ücret aldı?

AA |  03 Nisan 2013 Çarşamba - 11:53 | Son Güncelleme : 03 04 2013 - 11:53

Bülent Arınç, Hakan Şükür'ün aldığı ücreti açıkladı


Arınç, TBMM Genel Kurulu’nda milletvekillerinin sözlü sorularını yanıtladı.

RTÜK’te 1 Ocak 2002-22 Mart 2012 tarihleri arasında KPSS şartı aranmaksızın mahkeme kararı uygulaması, şehit yakını, kurum eski personeli gibi nedenlerle açıktan toplam 84 memur statüsünde personelin göreve başlatıldığını açıklayan Arınç, 2002 yılı başından bugüne kadar kurum dışına yaptırılan bin 88 program için 808 milyon 887 bin TL ödendiğini kaydetti.

Arınç, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın bir toplantıda Necip Fazıl Kısakürek’in ”Dininin, dilinin, beyninin, ilminin, ırzının, evinin, kininin, kalbin davacısı” sözlerini aktardığı konuşmasında, AA’nın abonelere ilettiği haber metninde ”kininin” kelimesinin yer almadığını söyledi.

AA muhabirinin, salonun kalabalık olmasından kaynaklanan olumsuzluk sonucu, ses kayıt cihazında uğultular meydana gelmesi sebebiyle ”kininin” kelimesini deşifrede anlayamadığını ifade eden Arınç, ”AA herhangi bir makaslama yapmamıştır. Muhabirimizin tamamen insani zaaf nitelendirilebilecek kusuru yüzünden, AA’nın makaslama yaptığı iddiası ağır bir ithamdır. Günlük ortalama bin 500 civarında haber üreten bir kurumda, her haberin yöneticiler tarafından kontrol edilmesi gibi bir durum söz konusu olamaz. Canlı yayınlanan bir konuşmanın içeriğinin değiştirilmesi, eksiltilmesi ve anlam farklılığı oluşturulması gibi bir gazetecilik etiğinden uzak uygulamalar AA’nın 92 yıllık mazisi ile bağdaşmaz” dedi.

Başbakan Yardımcısı Arınç, AA’nın; Cumhurbaşkanlığı, TBMM, Başbakanlık, bakanlıklar, yargı, kamu kurum kuruluşları, STK’lar ile her türlü toplumsal olay ve dünyadaki gelişmeleri izleyip abonelerine duyurduğunu belirtti.

Ajansın Parlamento Bürosu’nun TBMM Genel Kurulu, komisyon çalışmaları, siyasi parti grupları, basın toplantıları ile tasarı ve teklifler ile ilgili çalışmaları takip ettiğini ifade eden Arınç, AA’nın soru önergelerinin tamamını yayınlamadığını, haber değeri olanlarını haberleştirdiğini bildirdi.

Bülent Arınç, Alevi-İslam geleneğine dair yapımlara TRT kanallarında geçen yıl geniş olarak yer verildiğini, Muharrem ayı içinde ve dışında özel yapımlar, belgeseller, müzik klipleri, söyleşiler ve canlı yayın programlarının yapıldığını kaydederek, TRT kanallarında bu konuda yayınlanan programları saydı.

Formula 1 yarışları

TRT’de gazetelerin manşetlerinin değerlendirildiği ve spor gündeminin yorumlandığı ”spor manşet” programı ile Formula 1 canlı yayın programlarının, Okay Karacan’ın kurduğu şirkete yaptırıldığını bildiren Arınç, ”Formula 1 yarışları 2010 sezonu için 875 bin 520 TL, 2011 sezonu için 900 bin TL ödenmiş olup, ’spor manşet’ programının bölüm başı ücretleri ise 7 bin ile 7 bin 500 TL arasında değişmiştir. Sözleşme gereği programın her türlü ulaşım, konaklama, harcırah gibi personel giderleri ile kamera, montaj, stüdyo kirası gibi teknik giderleri kapsayan yayın ve yapım hizmetleri, firma tarafından karşılandığından söz konusu program daha düşük bir maliyetle gerçekleştirilmiştir” dedi.

Arınç, TRT Spor Kanal Koordinatörü Ersin Küçükbarak hakkında doğrudan yürütülen bir soruşturma olmadığını, sadece, Formula 1 yarışlarıyla ilgili ”F1” dergisinin bayilerdeki satışından kuruma ödenecek payın gecikmesi konusunda başlatılan soruşturmada bilgisine başvurulduğunu söyledi.

TRT Spor Kanalı’nda toplam 61 personelin kuruma ait 14 kanalın tüm spor yayınlarını sürdürdüğünü ifade eden Arınç, TRT Spor Kanalı’nın dış yapım olarak gerçekleştirdiği 2011 yılındaki 28 program için 5 bin ile 7 bin 500 TL arasında, 2012 yılındaki 24 program için ise 5 bin TL ile 30 bin TL arasında ücret ödediğini bildirdi.

Hakan Şükür’e ödenen ücret

Arınç, AK Parti İstanbul Milletvekili Hakan Şükür’e, 4 Aralık 2008-4 Aralık 2012 tarihleri arasında haftada 14 bin TL, 2011 yılı Ocak ayındaki programları için toplamda 42 bin TL ödeme yapıldığını belirtti. 2009-2010 lig sezonu boyunca Şükür’ün katıldığı programların toplamda 1 milyon 440 bin TL değerinde sponsorluk geliri bulunduğundan kendisine ödenen ücretlerin buradan karşılandığını ifade eden Arınç, ”2011 yılının Ocak ayının son haftasından en son katıldığı aynı yılın Mayıs ayına kadar gerçekleştirilen programlar dış yapım olduğundan Şükür’e ne kadar ücret ödendiği hususu ilgili firmanın bilgisi dahilindedir” diye konuştu.

İlgili kanunda yapılan değişiklik uyarınca gazetecilere fiili hizmet zammından (yıpranma payı) yararlanma imkanı sağlandığını anımsatan Arınç, yerel gazete ve televizyonların yaşamaları için reklam gelirlerinden pay verilmesi konusunda RTÜK’ün yeni bir düzenleme yapma çalışması bulunmadığını söyledi.

Başbakan Yardımcısı Arınç, Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun’da yer alan ”Alkol, tütün ürünleri ve uyuşturucu gibi bağımlılık yapan madde kullanımı ile kumar oynamayı özendirici nitelikte olamaz” hükmü çerçevesinde radyo ve televizyon yayınlarının denetimlerinin dikkatle sürdürüldüğünü bildirdi.

TRT kanallarında uyuşturucu ile mücadele konusunda toplumu bilgilendiren ve eğitim programlara özel önem verildiğini ifade eden Arınç, çeşitli bakanlıklar ve kurumlar tarafından bağımlılık yapıcı madde ve madde bağımlılığı konusunda yapılan çalışmaları anlattı. Arınç, Diyanet İşleri Başkanlığı’nca 2011 yılında ”uyuşturucu ve uyuşturucuya karşı din görevlisinin etkin mücadelesi” başlığı altında başlatılan seminere 2011 yılında 180, 2012 yılında da 945 din görevlisinin katıldığını kaydetti.

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, ulusal yayın yapan herhangi bir televizyon kanalına terör örgütü PKK tarafından maddi destek verildiğine ilişkin RTÜK’e yapılmış bir bildirim olmadığını söyledi.

TBMM Genel Kurulu’nda milletvekillerinin sözlü soru önergelerini yanıtlayan Arınç, yeğeni İbrahim Said Arınç’ın, lisans eğitimini burslu olarak Bilkent Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü’nde, yüksek lisansını aynı üniversitenin Uluslararası İlişkiler Rusya Çalışmaları Merkezi’nde tamamladığını ve AB-Rusya Doğalgaz İlişkileri konulu master hazırladığını belirtti.

Arınç, doktora eğitimini İngiltere’deki Durham Üniversitesi’nde sürdüren İbrahim Said Arınç’ın, ileri düzeyde İngilizce, orta düzeyde Rusça ve Boşnakça bildiğini ifade etti.

Arınç, şöyle devam etti:

”Mayıs 2004 tarihinde KPSS puanları esas alınarak girdiği BOTAŞ Genel Müdürlüğü’nde Strateji ve İş Geliştirme Daire Başkanlığı’nda göreve başlamış, daha sonra Genel Müdür asistanlığı yapmıştır. Nabucco Projesi, Türkiye-Yunanistan-İtalya Doğalgaz Boru Hattı Projesi, Samsun-Ceyhan Ham Petrol Boru Hattı Projesi, Enerji Şartı Antlaşması ve Transit Protokolü, Güneydoğu Avrupa Enerji Topluluğu, Türkiye-İran Doğalgaz Müzakereleri ve Türkiye-Rusya Doğalgaz Müzakereleri konusunda çalışmalar yapmıştır. Dünya Bankası desteği ile Ernst Young firması tarafından yapılan BOTAŞ’ın kredi derecelendirmeye hazırlanması ve gölge kredi derecelendirme çalışmalarının koordinatörlüğünü üstlenmiştir.

Mayıs 2008-Kasım 2010 tarihleri arasında Cumhurbaşkanlığı Uzmanı olarak enerji konularındaki çalışmalarının yanı sıra Sayın Cumhurbaşkanı’nın görüşmelerinde yer almıştır. Kasım 2010 tarihinden 23 Ekim 2012 tarihine kadar da Cumhurbaşkanlığı Danışmanı olarak enerji konularından sorumlu danışmanlık görevini sürdürmüştür.

23 Ekim 2012 tarihli müşterek kararname ile BOTAŞ Genel Müdür Yardımcılığı’na atanmıştır.

İbrahim Said Arınç’ın eğitim durumu, üstlendiği görevler ve yaptığı çalışmalara bakıldığında atandığı görev için gerekli liyakat ve ehliyete sahip olduğu, dolayısıyla referansının bizzat kendisi olduğu ve bir tavassuta ihtiyacının bulunmadığı görülmektedir. Bu çerçevede Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nca, kendisinin Genel Müdür Yardımcısı olarak değerlendirilmesi yönünde bir takdir ortaya konulmuş ve ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak ataması gerçekleştirilmiştir.”

”Yayından önce müdahale etme yetkisi yok”

Arınç, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu bünyesinde yer alan birimlerde istihdam edilecek uzman yardımcıları için ”sözlü sınavda yazılıdakinin benzeri çıkacak” şeklinde bir açıklama yapılmadığını belirtti.

Bülent Arınç, Türkiye’de 22 ulusal, 14 bölgesel, 184 yerel olmak üzere toplam 220 karasal televizyon yayın kuruluşu olduğunu söyledi. Arınç, ulusal yayın yapan herhangi bir televizyon kanalına terör örgütü PKK tarafından maddi destek verildiğine ilişkin RTÜK’e yapılmış bir bildirim ve RTÜK tarafından bu konuda yapılmış bir tespitin söz konusu olmadığını kaydetti.

Arınç, RTÜK’ün, programları yayınlandıktan sonra denetlediğini, yayından önce müdahale etme yetkisinin bulunmadığını ifade etti.

RTÜK’ün, denetleme görevinin yanında, düzenleme yetkisi çerçevesinde çeşitli çalışmalar da yaptığını belirten Arınç, şöyle devam etti:

”Bunlardan biri de Türkiye Uyuşturucu ve Uyuşturucu Bağımlılığı İzleme Merkezi (TUBİM) ile yapılan çalışmalardır. RTÜK, sahip olduğu kurumsal sorumluluk alanı çerçevesinde TUBİM ile işbirliği içinde çeşitli çalışmalar gerçekleştirmiştir.

RTÜK bu kapsamda, Birinci Ulusal Uyuşturucu Eylem Planı gereğince Ulusal Uyuşturucu Koordinasyon Kurulu’nun gerçekleştirdiği toplantılara, TUBİM’in düzenlediği Önleme Çalışma Grubu toplantılarına katılmaktadır. TUBİM’in ”Türkiye Uyuşturucu Raporu’na” veri sağlamaktadır.

’Madde ve Madde Kullanımı ile Mücadele Görsel-İşitsel Medyanın Rolü’ adlı rehber niteliğinde kitapçık da hazırlanmıştır.”

Arınç, Bakanlığına bağlı kurum ve kuruluşlarda istisnai kadrolara, Türkiye Radyo Televizyon Kurumu Genel Müdürü’nün özel kalem müdürü hariç, herhangi bir atama yapılmadığını belirtti.

Süre tartışması

Arınç’ın konuşmasını bitirmesinin ardından söz alan CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç, kendisine soru sorması için yeterli süre vermediği gerekçesiyle TBMM Başkanvekili Sadık Yakut ile tartıştı. Yakut, süreleri İçtüzük kapsamında verdiğini ifade etti. Genç’in, süre konusundaki tepkisini sürdürmesi üzerine bazı CHP ve AK Parti milletvekilleri arasında sözlü sataşma yaşandı.

MHP Tokat Milletvekili Reşat Doğru, cep telefonu bağımlığına değindi. Doğru, cep telefonu bağımlılığının önüne geçebilmek için, sigara ile mücadele kapsamında hazırlanan kamu spotları gibi yayınların yapılmasının yararlı olacağını söyledi. Doğru, özendirici olmaması için, dizilerde cep telefonu kullanımının çok fazla gösterilmemesini de istedi.

Genel Kurul’da Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin düzenlenmesine ilişkin kanun tasarısının görüşmelerine geçildi.