Müzik sektörü çok samimiyetsiz

BURAK TAPAN / brktpn@gmail.com |  15 Nisan 2017 Cumartesi - 2:30 | Son Güncelleme : 15 04 2017 - 2:30

Tuğba Yurt, Destur single’ı ile yine dikkatleri üzerine çekti. Hızlı bir şekilde yükselişe devam eden Yurt, "Sektörü anlamakta güçlük çekiyorum. Güvenmek çok zor, bir dediği bir dediğini tutmayan insanlarla dolu. Genel olarak samimiyetsiz bir ortam" diyor


Türk müziğinde, özellikle pop söz konusu ise yeni jenerasyonun başlıca isimlerinden biri olarak gösteriliyor Tuğba Yurt. 29 yaşındaki sanatçı, herkesin dilinde olan "Aşk'a Emanet"la patlama yaptı, ardından Youtube'da Doğukan Manço'yla ortak çalışması "Sakin Ol" 110 milyon tıklandı... Yurt'la son single'ı "Destur" üzerine konuştuk...

"Destur" nasıl ortaya çıktı?

Yazı hareketli, güzel bir şarkıyla karşılamak istedim. Geçtiğimiz yıl aksaklıklara rağmen "Güç Bende"yi çıkarmıştık, aylardan beri listelerde.

 

Şarkılarınızın isimleri gibi siz de atarlı mısınız?

Yok, hep öyle denk geldi aslında. Sözlerin hiçbiri bana ait değil, "Sakin Ol", "Oh Oh"da da gönderme vardı. Hiç olumlu, güzel, toz pembe şarkılar olmadı. Dinlediklerim arasında bu şarkıları beğeniyorum, sonuçta bunlar çıkıyor. Atarlı değilim ama sabrımın sınanmasını istemem. Çabuk sinirlenebiliyorum. Maalesef sektörde bunun dengesini iyi kurmak gerekiyor.

GALERİ

Hep 90'lardan ilerliyorsunuz, bir maden gibi sizin için galiba?

90'lar takıntısı hepimizde var. O devirin çocuğuyum, o dönemki şarkıların daha hissiyatlı, anlamlarının derin olduğunu düşünüyorum. "Ağır Yaralı" şarkısından sonra Bendeniz'e, Aşkı Nur Yengi'ye benzetenler de olmuştu.

 

Cover demek birazcık deplasman demek aslında... Tedirgin olmuyor musunuz kült şarkıları yorumlarken?

Doğukan Manço'yla işbirliği yaptığımız, 2013'teki "Sakin Ol" çalışmamız dönüm noktamdı, Sezen Aksu şarkısıydı. Tedirgin olmuyorum, iyi bir yorumcuyum. Elimden geleni yapmaya çalışıyorum. Youtube'daki milyonlarca tıktan öte, insanların sizi ve şarkılarınızı sevmesiyle ilgili bir durum bu.

 

Her şeye Haluk Levent vesile oldu

Kariyerinizde kırılma noktası neydi?

Bursa'da kendi çapımda sahne alıyordum. 11 yaşında konservatuara başladım, Klasik Batı Müziği eğitimi aldım, viyola çalıyorum. 14 senelik eğitimim var. Bursa Senfoni Orkestrası'nda çaldım. 2013'te te albüm yapayım dedim, Haluk Levent dinlemeye gelmişti Bursa'ya, vesile oldu başlamama.

Güçlü biriyim kolay yılmam

Sizi yıpratan, şevkinizi kıran şeyler olmuyor mu?

"Keşke girmeseydim, ne güzel senfonide çalıyordum" dediğim oluyor, sektörü anlamakta güçlük çekiyorum. Değişik bir sektör. Güvenmek çok zor, bir dediği bir dediğini tutmayan insanlarla dolu. Genel olarak samimiyetsiz bir ortam, çalıştığın ekipte de bunu görüyorsun. Güven problemleri yaşanıyor, frekans tutmuyor. Güçlü bir karakterim var, yılmam. Beni ancak hayatımda çok önemli insanlar kırabilir.

 

Baktım olmuyor, senfonide çalarım

Bursa'dan İstanbul'a gelip, milyonların dinlediği bir ünlü olmak neyi değiştirdi hayatta?

Şöhret havalarını yaşayan bir tip değilim. Değişen tek şey, insanların beni tanıması, sevgilerini kazanmış olmam. Koşullar ve davranış biçimlerin değişebiliyor.

Son yıllarda bir anda gelen şöhret durumu var. Saman alevi misali gelip geçici olabilir misiniz acaba?

Öyle bir ihtimali düşünmek istemiyorum, kesinlikle savaşırım. Baktım olmuyor, senfoniye döner viyola çalmaya devam ederim. Sonuçta bizden sonra da yeni jenerasyon gelecek. Magazin sanatçıları var bir de sanatını icra etmeye çalışanlar var. Magazin tarafı, kalıcılık sağlamaz. 

Aşık değilim kafam rahat

Youtube'da 110 milyon tık, gelen şöhret... Bunların ardından senfoniye girmeyi, egonuz kabul eder mi?

Bu, psikolojik bir durum. Geriye dönmek de diyebiliriz aslında kariyerde. Ne yaşarım bilemiyorum.

"Aşık olunca dengesizleşiyorum" demişsiniz. Nasıl idare ediyorsunuz bu durumları?

Zaten normalde dengesiz bir insanım. Aşık olduğum birisi yok, kafam rahat. Sorgulayan, arayan soran yok... Karşımdaki erkeğin başarılarımla mutlu olması gerekiyor. Benim için de aynısı geçerli.