Gazetevatan.com » Yazarlar » Hayatımızı ne şekillendirir?

Hayatımızı ne şekillendirir?

09 Mayıs 2014 Cuma


Hayallerimiz mi? Tutkularımız mı? Hırslarımız mı? Zekâmız mı? Çalışkanlığımız mı?

Benim gibi basit bir insansanız cevabınız da yine çok basit olur: Tanıştığımız insanlar.

Selanik’ten Hanya’ya uçarken bunları düşünüyordum. Yanımda İrini oturuyor. Türlü türlü tesadüfler sonucu İstanbul’da tanıştığım Giritli bir arkadaşım. Daha önce yazmıştım. Yunanistan’dan İstanbul Bebek’e gelip “Brusko” adında bir Girit lokantası açtı. Çok da iyi işliyor. Vedat Milor bile gelip program yaptı geçen haftalarda.

İrini ile zaman içinde arkadaş olduk. Birbirimize gidip geldik. Dertlerimizi paylaştık. Özel günlerimizi unutmadık.

Bir sabah mesaj attı. “Girit’e gidiyorum. Gelmek ister misin?”

Benim için müthiş bir teklifti. Girit en merak ettiğim yerlerden biri. Bilhassa da İrini’nin memleketi Hanya’yı görmeyi istiyordum...

Fakat daha da ilginci şu: İrinilerin ailesi mübadil. 1924’te Urla’dan göç etmişler. Hanya’ya yerleştirilmişler. Yerleştikleri ev de bir Türk evi!

Hep tersini bildiğim için bu bilgi bana daha da heyecan verici geldi.

Düşünsenize, yüzyıllık bir Türk evinde kalmak, o günlere dönebilmek, değişimleri görmek... Ne müthiş bir şey olacaktı!

Hemen kabul ettim. Önce Selanik’e arabayla gidecektik, sonra oradan Hanya’ya uçacaktık.

Öyle de yaptık nitekim... Biraz meşakkatli oldu ama sonunda Hanya’ya vardık...

***


Hiç ummadığım kadar soğuk bir hava karşıladı bizi. Yanıma kışlık montumu almadığım için bin pişman oldum. Ama doğa elbette çoktan uyanmış, güler yüzünü göstermiş. Akdeniz’in bu en ortasındaki yalnız ada, şu an milyonlarca çiçekle kaplı...

“Yazın her yer sarıkuru olacak. Sen en güzel mevsimde geldin: Yemyeşil hâlini görüyorsun” diyor İrini. Sonra uzaktaki karla kaplı dağları gösteriyor. “Lefka Ori (Akdağlar) diyoruz biz onlara. Tepeleri her zaman beyazdır...”

Ama küresel ısınmanın etkilerini görmemek mümkün değil. Bu kış çok az kar yağmış. “Akdağlar” yazık ki “Gridağlar” olmaya doğru gidiyor... Bütün diğer dağlar gibi...

***


İrini’nin babasının (her Giritli gibi) hafif manyakça sürdüğü arabada arkada oturmuş etrafa bakarken gülüyorum kendi kendime...

İrini Giritli değil de Vanuatulu olsaydı ne olacaktı? Şimdi de orada mı olacaktın?

Devam ediciiiz elbette...