Gazetevatan.com » Yazarlar » Sağ beyin çalışmaları

Sağ beyin çalışmaları

10 Aralık 2013 Salı


Beynimiz iki lobdan oluşuyor. Sağ ve sol. Her iki lobun üstlendiği görevler farklı. Genellikle sol beyin daha baskındır. Konuşma merkezi ve duygudurum (mood) merkezi soldadır. Matematik sol beynin işidir. Sağ beyin ise boyut ve hacim değerlendirmelerinde ön plana çıkıyor. Bilgiyi şekil ve hayal gücüyle işleme (yani estetik zeka) sağ beynin işi. Mimar, mühendislik işleri için, müzik enstrümanı çalmak için, edebiyat ve resim için sağ beyin gerekiyor.

Peki sağ ve sol beyin bağımsız mı çalışır? Hayır. Beyinin her iki yarım küresi, korpus kallosum denilen ve sinir liflerinin yaptığı köprüsel bir yapı ile bağlantılı. Bu sinir ağları vasıtasıyla her iki yarım küre birbiri ile sürekli bilgi alışverişi içinde. Korpus kallosum ne kadar iyi gelişmişse insanın bir bütün olarak beyinsel yeteneklerini sergilemesi o kadar artıyor ve üst düzeye çıkıyor. Eğer korpus kallosum iyi gelişmemişse o zaman sağ ve sol beyinden hangisi baskın ise kişi o özelliklerini ön plana çıkararak hayatını sürdürüyor. İdeali beynin tümünün kullanılması.

Bebekler sağ lobları daha gelişkin doğarlar. Zamanla genetik ve çevresel etkilerle bir taraf baskın olur ki çoğunlukla bu sol beyin. Erken sağ beyin eğitimi ile bu dengeli hale getirilebiliyor. Ve bu eğitimine doğar doğmaz başlamak mümkün.

Bebekler sandığımızdan zeki

Neler yapılabilir diye detaylarıyla okuyunca şunu anladım: İlgili anneler veya bakıcılar önemli bir bölümünü yapıyor zaten. Hatta “yav küçücük çocuğa neler yaptırıyor?” diye dalga geçilen anneler aslında en doğrusunu yapıyor. Yani bebeği kendi haline bırakan veya iPad’e veya baby TV’ye teslim edenlar pek akıllıca bir iş yapmıyor. Bilmemiz gereken şey şu: Bebekler sandığımızdan DAHA zeki! Yani bir oyun oynarken, mesela elimizde beş farklı renkte top var, bunların ne renkte olduğunu daha 6 aylıktan itibaren öğretebiliyor ve sonra “kırmızı nerede?” diye sorabiliyoruz. Bir rulonun içine (bitmiş streç film rulosu mesela) bir şal sokuşturup, “şal nerede?” diye sorup o rulonun içinden o şalı çıkartmasını sağlamak çok ciddi bir sağ beyin alıştırması. Aslında hep aynı taktik: 1) Merakını kışkırtmak. 2) İlgisini farklı bir şekilde oluşturmak.

3) O saftirik (gibi görünen) bebekten minik bir detektif yaratmak. 4) Ve sonra sevgiyle ödüllendirmek.

Fakat daha ileri teknikler de var. Mesela flaş kartlar. Siyah beyaz birbirinin negatifi bir takım şekilleri gösterip ikisinin bir bütün olduğunu fark ettirmek. Veya renkli meyve veya hayvan resimleri göstermek. (www.sevgilibebek.com sitesinde bilgi kütüphanesi bölümünde bu kartlar var. İndirip çıkış alabiliyorsunuz) Her gün 10 dakika çalışmak gerekiyor. Yabancı dili de yine aynı kartlarla öğretebiliyorsunuz..

FAKAT çok önemli bir unsuru atlamayalım: Tüm bunları rahat, gerilim olmadan, eğlenerek ve ten temasını hiç kesmeden yapmak lazım. Çünkü sağ lob, alfa beyin dalgaları frekansında kayıt yapabiliyor. Bu frekansa da ancak sevgi ve huzur ortamında sahip olunabiliyor. Yani sevgi, güven ve huzur yoksa sağ beyin kayıt yapmıyor. Rekabet, zorlama, memnuniyetsizlik asla olmayacak.
“Televizyondan daha çok şey öğrenir” diyorsanız yanılıyorsunuz. Bebek ancak kucağınızdayken öğrenme kapılarını açıyor. Ve bu çok uzun zaman böyle devam ediyor.

Sevgisiz ailelerimizde ve okullarımızda neden süper cahiller yetişiyor anladınız mı?