Gazetevatan.com » Yazarlar » Türkiye’nin en mahmur yarımadası Datça

Türkiye’nin en mahmur yarımadası Datça

05 June 2011 Sunday


Datça kendini 3 B ile tanımlıyor: Badem, balık ve bal. Ama bana sorarsanız en güzel tarafı o hiç kendini kasmayan, Egelilere has tatlı uyuşukluğu. İnsanı da doğası da ayrı bir mahmur, ayrı bir rahat, ayrı bir güzel. Öğleden sonraları hele (kutsal siesta zamanı) rüzgar bile uyur orada. Yarımada, güneşte mayışmış kocaman bir kediye dönüşür..

Merkez, iki yanyana koy etrafında kurulu sevimli bir ilçe. Akşamları her iki kordonu da hareketleniyor. Ama yarımada, esas güzelliklerini batıya uzanan dağların, tepelerin arasında saklar. Ovabükü, Palamutbükü, Hayıtbükü, Kızılbük yanyana minik koylar. Son 5 yılda köy pansiyonlarının yanı sıra çok güzel yerler de açıldı.

Ilgınlar altında Akdeniz

Palamutbükü

Diğer koylara göre daha geniş bir sahili var. Sağındaki mini iskeleye her bayraktan yatlar yanaşıyor. Lokanta bakımından da daha zengin. Akşamları plaj üstüne, ılgın ağaçları altına masalar atılıyor. Fakat bana göre en şahane yer Le Jardin De Semra. (Semra’nın bahçesi) Devasa bir dut ağacının altında harikulade bir lokanta. Taş ev, Semra hanıma ailesinden kalma. Hiç bozmadan tamir etmiş. Kendi de müthiş, yemekleri de müthiş. Pazı yaprağında balık, bademli kabak, ahtapot ızgara, bademli, mantarlı rizotto, bademli salata, her çeşit makarna ve son nokta: bademli incir tatlısı.

İncir ağaçları altında bademli tavuk

Datça merkezden Knidos yönüne 20 km sonra, Yaka köyü içinde çok sevimli bir Ege lokantası. Bina eski bir yağ hane. Restore edilip restorana döndürülmüş. Arkadaki incir ağaçları altında harikulade bir ortam var. Mavi beyaz masa sandalyelerle insana mutluluk veriyor. Mezelerin yanı sıra, portakal soslu bademli tavuk, kabak beğendili şarap soslu antrikot gibi fanfinfon yemekler çıkartıyorlar.

www.yakamengen.com

YAĞHANE PANSİYONU

Datça’da arınmak

Eski Datça, az biraz içeride bal rengi taştan evleriyle, öbek öbek acemborularıyla harikulade bir Akdeniz köyü. Eski bir zeytinyağı fabrikasından evrilmiş bu çok güzel bir küçük otelde yoga ve ayurvedik beslenme ile arınma programları yapılıyor.

www.gezginsincap.com/yaghane-pansiyon

Kızılbük

AHŞAP EVLER

Yemyeşil, bol ağaçlı nefis bir bahçe içinde ahşaptan çok güzel mini evler. Çocuklu aileler için ideal. Havuzu da var. Yemek ve kahvaltıyı kendiniz hazırlıyorsunuz.

www.gezginsincap.com/kizilbuk-ahsap-evler

Datça’nın en güzel koyu

Kızılbük, Allah’ın özel bir özenle yarattığı mini bir koy. İki kaya kütlesi arasında kalmış nefis bir kumlu plaj. Bir tarafı kocaman hurma ağaçlarıyla kaplı. Kalınacak iki yer var

Gabaklar: Datçalı bir ailenin yeri. Küçük bir pansiyondu, yeni eklenen bungalovlarla daha gelişkin bir yer oldu. Tüm aile canla başla çalışıyor. Lokantası da var.

www.gezginsincap.com/gabaklar-pansiyon

Ovabükü

Mesudiye köyünün yalısı. Kumlu, küçük bir koy. Beş altı ev ve pansiyondan başka bir şey yok. Gece hayatı cırcır böceklerini dinlemek, yıldızları seyretmek ve çekirdek çitletmekten ibaret. Zaten güzel olan da bu. Kalınacak üç yer var.

Plajın hemen üstü. Alt odalar küçük ama üstteki yeni odalar bir hayli geniş, bakımlı. Bütün aile işbaşında. Sabahları ekmek fırından çıkıyor. Zerzevat bahçeden toplanıyor. Melengeç ağaçları altında güzel yemekler çıkartıyorlar.

www.gezginsincap.com/melinda-pansiyon

Zephiros

Ovabükü’ne tepeden bakan yörenin en çarpıcı yeni oteli. Manzarasında irili ufaklı bir sürü ada var. Odalar gayet güzel, bahçe nefis. www.gezginsincap.com/zephyros-otel-datca

Ada Pansiyon: Sahil kenarında şen kız kardeşlerin yeri. Canla başla uğraşıyorlar. Odalar küçük ama hepsi deniz manzaralı. Çok güzel bademli yemekler yapıyorlar. Bütün aile çok sevimli ve cana yakın.

www.gezginsincap.com/ada-pansiyon

DEDE GARDEN

Çoşkulu bir bahçe

Dede Garden, Eski Datça’nın en eski konukevlerinden. Girintisi çıkıntısı, merdiveni, avlusu, çiçeği, meyvesi bol, hayli geniş bir bahçe içinde sempatik altı taş oda ve bir 100 metrekarelik taş ev. Taş ev bahçenin öbür tarafında, tamamen bağımsız bir birim.

Nefis kahvaltı

TÜRK EVİ

Datça merkeze yürüme mesafesine son derece cana yakın bir konukevi. Etrafı çepeçevre bahçe. Bina geleneksel mimaride, odalar geniş, rahat ve manzaralı. Deniz hemen az ötesi. İstanbullu Ferda ve Mehmet Gürsel çifti işlerinin daima başında, zevkle ve titizlikle ağırlıyorlar gelenleri.

www.gezginsincap.com/ datca-turk-evi

Tepedeki şato

AŞİNA OTEL

Datça merkezden çok az ileride, denize hakim bir tepecik üzerine kurulu bir mini şato. Datça’nın sevilen simalarından Bülent Sancakdar’ın büyük bir coşkuyla misafir ağırladığı bu pırıl pırıl otel, yemekte de iddialı. Son gittiğimizde yediğimiz tel kadayıfa sarılı karides kızartması nefisti.

www.gezginsincap.com/datca-asina

FEVZİ’NİN YERİ

Çiftlik balığı giremez

Datça’nın eskilerinden ama eskimeyenlerinden. Fevzi’nin Yeri’ne her gidişimizde başka yemekler, başka icatlar tattık. Nefis mezeler yapıyor. En pimpiriklilerin bile mutlu ayrıldığı bir lokanta. Çiftlik balığını kapısından sokmuyor.

www.fevzis.com