comScore
Gazetevatan.com » Yazarlar » Sevgili Yılmaz Özdil

Sevgili Yılmaz Özdil


Bu İzmir muhabbetine devam edecek değildim ancak Pazar günü, adımı vermeden ama çok açık bir şekilde benim yazdığım İzmir yazım üzerine koca bir yazı, pardon koca bir liste döktürünce siz, dayanamadım.

Sevgili Yılmaz Bey, size çok çok teşekkür ederim. Her şeyden önce “bir arkadaş” demişsiniz bana ki “bir eleman” da diyebilirdiniz. Sizin yaştaki yazarlar pek sever böyle kendilerinden gençlerin ismini anmamayı.

Fakat esas teşekkür nedenim bu değil.

Hiç kimse yazdığım yazıyı sizin kadar güzel teyit edemezdi. Allah razı olsun, ben ne dediysem hepsini tek tek doğrulamışsınız. Hakikaten size minnet borçluyum. Sağ olun, var olun.

“İzmirli durmadan geçmişiyle övünüyor, artık kalmadı o günler” demiştim bana 1923’ten kalma bir Gazi anısı anlatmışsınız.

Üstelik de Gazi Hazretlerinin rakı içtiği ve gün batımına hayran kaldığı o cânım kordondaki dantel gibi binaların çatır çatır yıkılıp yerine duvar gibi korkunç beton apartmanların yapıldığını, bu nedenle İzmir’in meşhur imbatının arka sokaklara gidemez olduğunu ve bir zamanlar püfür püfür olan Punta’nın arka sokaklarının bu nedenle kavrulduğunu bile bile..

“İzmirli iyidir hoştur ama İzmir’in lağım koktuğunu inkar eder, fakat durmadan medeniyetten söz eder” demiştim...

Yine çok teşekkür ederim sevgili “bir arkadaşım”. Hiç kimse gerçeği sizden daha iyi inkar edemezdi. “Gavur zaten derlerdi, baktılar ki biz gavuru iltifat olarak kabul ediyoruz “lağım” diyen bile oldu” demişsiniz ki üstadım vallahi bravo! Gerçek bir İzmirli olduğunuzu şıp diye ispat ettiniz. “Evet Körfez zaman zaman kokuyor” demediniz de (sahi ne zamandır gitmiyorsunuz İzmir’e?) bana “sofu” muamelesi yaptınız. Evet tabii! Nasıl anlayamadım ben bu güne kadar bilinçaltımı? Hiç belli etmesem de belli ki süper bağnaz bir Müslümanım ve sırf orası “Gavur İzmir” diye beynime nakşolduğu için her gittiğimde burnum acayip acayip kokular alıyor. Burun halüsinasyonu dedikleri bu olmalı.

Ömrümün yarısı İzmir’de geçti, etrafımda neredeyse sadece İzmirli var ama bu kadar ileri düzey bir inkarı ilk sizden görüyorum.

Gelelim koca listenize.

Demiştim ki İzmir efsanesini köpürtüp duranlar da İzmir dışında yaşayan İzmirliler. 30-40 yıl önce terk ettikleri İzmirlerini böyle hatırlamak istiyorlar. Ama gerçekler acı, İzmir bıraktığınız İzmir değil, tüm Türkiye’nin kekolaşmasından o da nasibini ziyadesiyle aldı.

Zahmet etmişsiniz bana İzmir dışında yaşayan ne kadar İzmirli varsa hepsinin listesini yapmışsınız. Vallahi çok teşekkür ederim.

Verdiğiniz listede rahmetli fil Pak Bahadur, tatlıcı Sefer Usta, Susuz Dede, Satebay Sevi diye bilerek mi yanlış yazdığınızı bilemediğim Sabetay Sevi ve isimlerini anmak İzmir için iyi midir kötü müdür pek emin olamadığım gazinocu Atalay Noyaner ile yine gazinocu kanlısı Bornovalı Nuri dışında kendiniz dahil İzmir’de yaşamış veya yaşayan yok.

Ezici çoğunluğu İstanbul’da, gerisi de Ankara’da, Amerika’da, Yunanistan’da ve İsrail’de yaşıyor veya yaşamış.

İzmirlinin memlekete faydası yok demedim ki sevgili yanlış anlama üstadım! İzmir’in yok! Zira İzmir üzerine ölü toprağı serilmiş bir emekli kenti olmaya doğru hızla gidiyor. 60 yıl önce Türkiye’nin gayrı safi milli hasılasının yüzde 25’ini üreten İzmir şimdi yüzde 5’ini ancak üretiyor.

Bu mudur fayda? İzmir’den son on yılda çıkan iyi bir şey söyleyin bana?

Ben söyleyeyim: İhsan Oktay Anar. Türkiye’nin son 20 yıldaki en büyük edebiyatçısı. İzmir’in Türkiye’ye en şahane armağanı. Üstelik sizin gibi uzaktan İzmir güzellemeleri yapmak yerine İzmir’de Bostanlı’da oturmaya da devam ediyor.

Ben varyantı pek iyi bilirim, trafiği de tıkamam ama siz de Bornovalı Nuri dışına biraz çıkın artık derim.

Efendim? Bu da mı Gavur İzmir takıntısı yüzünden? Peki, öyle olsun.. Kültür, sanat ve bilim şehri İzmir’e merhaba öyleyse se se se..