Gazetevatan.com » Yazarlar » Çekin ellerinizi çocukların bedeninden

Çekin ellerinizi çocukların bedeninden

25 Ekim 2016 Salı


“Adana’da, kandırarak evine götürdüğü 3 erkek çocuğuna cinsel istismarda bulunduğu ileri sürülen zanlı tutuklandı.

Ahlak Büro Amirliği ekipleri, merkez Seyhan ilçesinde S.B’nin (60), bir erkek çocuğuna cinsel istismarda bulunduğu ihbarı üzerine çalışma başlattı.

Şüphelinin evine operasyon düzenleyen ekipler, eşinden ayrıldığı belirlenen S.B’yi gözaltına aldı. Ekipler, evde yaptıkları aramalarda, cinsel gücü arttırıcı hap, elektroşok cihazı, kamera ve kuru sıkı tabanca buldu.

Bu arada, zanlının gözaltına alınmasının ardından yapılan çalışmada S.B’nin iki erkek çocuğuna daha cinsel istismarda bulunduğu ortaya çıktı.

Zanlının bazı çocukları sigara verme bahanesiyle evine götürdüğü ve elektroşok cihazıyla bayılttıktan sonra cinsel istismarda bulunduğu iddia edildi.

Emniyetteki işlemleri tamamlanan zanlı, sağlık kontrolünün ardından sevk edildiği mahkemece tutuklandı. “

***

Yukarıdaki haberi Anadolu Ajansı geçti dün sabah.

***

Sene 2016... Demokratik bir hukuk devletinde yaşıyoruz.

‘Kısasa kısas’ anlayışı tarih olmuş...

Ama böyle haberleri okuyunca; keşke tarih olmasaymış da 60 yaşına gelmiş bu pislik ve benzerlerine ‘kısasa kısas’ uygulanabilse diyor insan !

***

Daha Irmak’ın acısı küllenmedi yüreklerimizde.

***

Aşağılık, pislik, sapıklar cirit atıyor sokaklarda.

Ve bizler çocuklarımız hak ettikleri, güzel, müreffeh bir gelecekte yaşasın diye uğraşıyoruz.

Nasıl paranoyak olmayacağız, birisi söylesin lütfen.

Bırakın yabancıları; eşe dosta, komşuya güvenemez, şüpheyle bakar hâle geldi insanlar.

***

Her gün bir yenisini duyduğumuz, okuduğumuz ‘sapkınlık’ örneklerini bireysel, münferit sayabilir miyiz?

Töre cinayetlerine tanık olup, çocuk gelinleri görüp, berdelleri izledikten sonra nasıl gönlümüz rahat yaşayabiliriz?

***

Çocuk istismarı, taciz, tecavüz ve benzeri suçları işleyenlerin mümkün olan en ağır cezaya çarptırılması şart.

Bu tamam...

Tek tek yakalayıp cezaevine koymak ile bitecek gibi olsalar keşke...

Oturup düşünmemiz gereken, asıl sorgulamamız gereken; bu pisliklerin yetiştiği iklimi nasıl değiştirip dönüştürebileceğimiz.

Bu sapık beyinlerin içinden çıktığı ortamı ne yapacağız?

***

Evet, dünyanın hemen her ülkesinde zaman zaman rastlanıyor bu türlere.

Ama zaman zaman.

Bizdeki gibi her gün değil.

“Dünyanın en gelişmiş ülkelerinde bile var bunlardan” deyip geçebilir miyiz?

Onlardaki münferit işte. Bizdeki durumu ise maalesef artık ‘istisnalar gündemi’ olmaktan çıktı.

***

Savunmasız, küçücük çocuklara (hatta bazen bebeklere) yapılanlara bir bakın...

Kızı, erkeği mi olur çocuğun? Çocuk, çocuktur.

Önce anne - babalar ile aile büyüklerine, sonra öğretmenler ve eğitimcilere düşüyor görev.

Çünkü her sapık, birilerinin evladı, birilerinin ürünü, eseri...

Eğitim şart.

Sonrasında da takip.

Caydırıcı cezalar bir yere kadar. Çünkü ceza, suç işlendikten sonraki aşama.

Asıl mesele o suçun işlenmesinin önüne geçebilmek.

***

Çocuklarımızı o sapıklardan korumak biraz da bizim elimizde.

Küçük çocukları dokunarak seven, özellikle öpmek isteyenlere “Hayır” diyerek başlayabiliriz mesela.

Kusura bakarlarsa baksınlar.

Çocuklarımıza, onların isteği dışında bedenlerine kimsenin dokunamayacağını, dokunmaması gerektiğini öğreterek devam edebiliriz.

***

Bugünden yarına olacak iş değil bu.

Yıllar, yıllar içinde gelinen bu ortamı değiştirmek de seneler alacak şüphesiz.

Sabırla, kararlılıkla uğraşmamız gerekiyor bu meseleyle.

Gözümüzü dört açıp, sürekli tetikte olmamız ama en önemlisi bu mücadeleyi görev bilmemiz gerekiyor.