Gazetevatan.com » Yazarlar » Resepsiyon notları

Resepsiyon notları

24 Nisan 2018 Salı


23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda, her yıl olduğu gibi günün son etkinliği Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki (TBMM) resepsiyondu dün akşam da.
 
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, salona ilk gelen isim oldu.
Bahçeli, kurmaylarıyla birlikte bir masanın başına geçti ve konuklarla orada sohbet etti, soruları orada yanıtladı. Salondan ayrıldığı dakikaya kadar da aynı noktada kaldı.
 
Aynı durum Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar ve kuvvet komutanları için de geçerliydi. Onlar da yine akşama başladıkları masanın etrafında tamamladılar resepsiyonu.
 
Başbakan Binali Yıldırım, salonu dolaştı. Konuklarla sohbetler etti, gazetecilerin sorularını yanıtladı ve ardından komutanların yanına gitti.
 
Erdoğan geldi, salon hareketlendi
 
Saat 19’da başlayan 23 Nisan resepsiyonuna saat 20 civarında geldi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan. Salonda bulunan kalabalıktaki dalgalanmalar da o dakika itibariyle başladı. Erdoğan’ı girişte biz haberciler karşıladık. 
 
Gün içinde Genel Kurul’daki gerginlik hakkında “Rezalet” diyen Tayyip Erdoğan, bu defa detaylı ve uzun konuştu.
 
Cumhurbaşkanı, CHP’ye ve özellikle de Grup Başkanvekili Özgür Özel’e çok sinirlendiğini gizlemedi. 
(Erdoğan’ın CHP ve Özel ile ilgili sert ifadelerini VATAN’ın haber sayfalarında ayrıntılarıyla bulacaksınız.)
 
Berat Albayrak da CHP’ye yüklendi
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan salona girişinde gazetecilerin sorularını yanıtladıktan sonra yanımızdan ayrılıp konukların arasına karıştı.
 
İşte o sırada biz de Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak ile sohbet etme fırsatı bulduk.
“Biraz gergin mi başladı seçim süreci” diye sordum gün içinde Meclis Genel Kurulu’nda yaşananları kast ederek.
 
Bakan Albayrak, “Ben gerginlik olarak görmüyorum” diye başladı söze. Sonrasında da şunları söyledi:
- Biz alıştık artık. Klasik bir CHP taktiği. Kılıçdaroğlu’nun her zaman yaptığı şey. Ne zaman kendisiyle ilgili bir gündem olsa, ne zaman köşeye sıkışsa, hemen topu başka bir yere atmasından söz ediyorum. Sıkışınca bir gerginlik yaratıp gündemi değiştirmesinden…
 
- Bugüne kadar gündem neydi? Kılıçdaroğlu aday olacak mı? Hülleci milletvekilleri nasıl izah edilecek? Gündem buydu CHP ile ilgili. İşte bunlardan kurtulmak için tutup 15 Temmuz’u gündeme getirdiler. Dediğim gibi klasik CHP taktiği.
 
- Görmediniz mi o 15 milletvekilinin basın toplantısındaki hâllerini. Başları öne eğikti. Mahcubiyetleri yüzlerinden okunuyordu. Bugün genel kurul salonunda yeni partilerinin sıralarına bile oturamadılar. Yarın grup toplantısına da çıkamayacaklar. 
 
- Bunlar toplumun yüzde 50’sine ‘koyun’ diyorlardı. Yüzde 25 oy alan bir parti milletvekilleriyle ilgili böyle bir tasarrufta bulunurken, koyun mu oluyorlar? Yarın sahaya gittiklerinde bu durumu seçmene nasıl izah edecekler? Seçmen demeyecek mi, “Oyumu CHP’ye verirsem acaba başka bir partiye mi gidecek” diye. CHP’nin altı oku var. Bu altı okla hiç ilgisi olmayan marjinal partilerle iş birliğini nasıl açıklayacaklar? Biz bunları anlatacağız tabii seçim meydanlarında.
 
- Gerginlikten söz edilecekse sadece CHP’nin ve Kılıçdaroğlu’nun gerginliği olabilir. Son anketlerde yüzde 20 seviyesinde görülüyor CHP. 19 – 20 - 21’lerde… Belki bunun gerginliği, belki Kılıçdaroğlu’nun adaylık konusundaki gerginliği, belki bu 15 milletvekili gerginliği… Ben bakıyorum, 24 Haziran’ın çok güzel olacağını görüyorum. Türkiye açık, şeffaf, demokratik bir seçim yapacak. 
 
Ve futbol…
 
Resepsiyonun siyaset dışındaki neredeyse tek başlığı ise futboldu.
“Hangi takım şampiyon olur” sorusu, yılın bu dönemlerinde normaldir. O soru yine çok soruldu dün akşam da. 
 
Ancak neredeyse şampiyonluk yarışından bile fazla konuşulan konu, olaylı Fenerbahçe – Beşiktaş Türkiye Kupası yarı final ikinci maçıydı. 
 
Maçla ilgili ne karar çıkacak? Fenerbahçe’nin kumpas iddiasının detayları neler? Olan bitenin Fenerbahçe’deki seçim süreciyle bir ilgisi var mı? Vs… Vs…
 
Özetle, sokaktaki insan gibi, Meclis resepsiyon salonunu dolduran isimler de siyaset ve spor konuşarak geçirdi dün akşamı.