Gazetevatan.com » Yazarlar » Bu sözde ilahiyatçılar konuşmaya devam edecek mi?

Bu sözde ilahiyatçılar konuşmaya devam edecek mi?

01 Mart 2018 Perşembe


İsimlerinin başında akademik unvanları var.

Kimi doktor, kimi doçent; hatta çoğu profesör.

Bazısı dernek başkanı, bazısı vakıf...

Daha vahimi, hemen hepsinin bir de sıfatı, uzmanlık alanı var: “İlahiyatçı” yazıyor unvan ve isimlerinin başında.

Türk Dil Kurumu Sözlüğü’ndeki karşılığı “Tanrı bilimci.”

Genel kabul itibariyle “din bilimci, din alimi”...

Öyle ya da böyle bir sürü insan dinliyor, sözlerine kıymet veriyor.

Bir sürü insan söylediklerini ciddiye almaktan öte gerçek varsayıyor.

***

Din adına, İslam adına ahkâm kesen, medyada yer alan haberlerdeki tabiriyle ‘fetva’ veren bu insanlar (ki ben bu tür insanların sözlerini ‘fetva’ olarak nitelemiyorum) en büyük zararı İslam Dini’ne veriyor.

Ağızlarını açtıklarında kadından tahrik olmaktan bahsediyorlar.

Bırakın kadını, yataktaki yorgandan, battaniyeden tahrik olmaktan söz ediyorlar.

‘Asansörde halvet’ diye bir saçmalığı atıyorlar ortaya. Küçücük çocukların evlendirilebileceğini söylüyorlar.

Liste uzun ama benim ne beynim kaldırıyor bu insanların yarattığı gündemi, ne midem.

***

Şimdi size bir şey soracağım...

Din alimi kadınlar da var bu ülkede. Saygın, ilahiyatçı kadınlar.

Bu sakallı sözde din adamlarının bahsettiği konuların benzerleriyle ilgili, herhangi bir kadın İslam alimi konuşsa ne olur bir düşünsenize...

O kadının hâli nice olur?

***

“Bu insanlar çıldırmış” deyip geçilecek bir durum değil yaşanan.

“Bu neyin kafası” türünden cümlelerle dalga geçilecek, küçümsenecek, hafife alınacak bir mesele değil.

Diyanet İşleri Başkanlığı ve gerçek İslam alimleri ciddi bir tepki gösterir, bu kişiler camialarından dışlanır, yürüttükleri görevlerden ayrılır; işte o zaman tamam.

O zaman, yaptıklarına ‘meczupluk’ der ve bunların münferit örnekler olduğuna kani olabilirim ben de.

Ama yaptıkları sadece medyada, sosyal medyada tartışılıyorsa...

‘Fetva’ adı altındaki sapkın düşüncelerini pervasızca seslendirmeye devam edebiliyorlarsa; işte o zaman durum maalesef farklı. İşte o zaman, bu tiplerin zımnen korunup kollandıklarını düşünür insanlar.

Yaptıklarına göz yumulduğunu, ülkede İslam alanında yetki sahibi olan insanların da bu tür sözde alimlerin düşüncelerine katıldıkları, en azından bunlardan rahatsız olmadıkları fikrine kapılır insanlar.

Bu tür din bezirgânlarının en büyük zararı hem İslam’a hem de Müslümanlara verdiğini göremiyor musunuz?