Gazetevatan.com » Yazarlar » Kritik ayrıntı, büyük şüphe

Kritik ayrıntı, büyük şüphe

03 Ekim 2017 Salı


Cuma günü, Irak’ın kuzeyinden bir şehit haberi geldi biliyorsunuz.

Jandarma Uzman Çavuş Yahya Acar şehit oldu.

Acar’ın, 15 Temmuz kahramanı Ömer Halisdemir’in silah arkadaşı olduğu şeklindeki haberleri okumuşsunuz ya da izlemişsinizdir.

Haberin detayları şöyleydi:

“ Irak sınır hattının Çukurca ilçesinin karşısında yer alan Kuzey Irak’ın Kanimasi bölgesinde, dün akşam saatlerinde PKK’lı teröristlerle güvenlik güçleri arasında çatışma çıktı. Çıkan çatışmada, 41 yaşındaki Jandarma Uzman Çavuş Yahya Acar şehit oldu, dört asker de yaralandı. Çatışmada üç PKK’lı teröristin de öldürüldüğü belirtildi. ”

Ankara’ya ulaşan bilgiler

Olaya ilişkin Ankara’ya ulaşan bilgilerde çok kritik bir detay var.

Çatışma, Batufa Kanimasi yolu üzerinde seyir halindeki askeri konvoya açılan ateş üzerine başlıyor.

Bu ayrıntı çok önemli.

Çünkü…

Batufa; Zaho ile Kanimasi’nin arasında bulunan bir yerleşim yeri.

Aynı Zaho gibi Batufa ve Kanimasi’de de yıllardır (1999’dan bu yana) Türkiye’nin koordine birimleri bulunuyor.

Hatta Kanimasi’de, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin bir komando taburu konuşlu. Geçmiş yıllarda tank taburu olan bu askeri varlık bir süre önce komando taburuna dönüştürülmüştü.

Zaho Batufa Kanimasi hattında, 18 senedir Türkiye’nin irtibat ve koordinasyon noktalarıyla personeli var.

Kanimasi’deki taburun lojistik ihtiyaçları da yıllardır, düzenli olarak bu yol kullanılarak karşılanıyor. Yani Habur’dan Kanimasi’ye kadar olan yolda sürekli bir askeri trafik var.

Güzergâh Peşmerge’nin kontrolünde

Bu yolun güvenliği yıllardır Peşmerge tarafından sağlanıyor. Yol üzerinde, Barzani yönetimine bağlı Peşmerge güçlerinin güvenlik kontrol noktaları ve yola hakim tepelerde karakolları bulunuyor.

İşte bu yüzden ilginç Cuma günü yaşananlar.

Ankara’da istihbarat ve güvenlik kaynaklarının dikkat çektiği nokta şu: Peşmerge’nin denetiminde olan ve yıllardır askeri konvoyların sürekli gidip geldiği bu güzergahta, bunca yıldır TSK unsurlarına yönelik herhangi bir saldırı olmamıştı.

Durum böyleyken, Kuzey Irak’taki referandumdan sadece dört gün sonra o bölgede böyle bir olayın yaşanması tesadüf olabilir mi?

Ankara’nın Barzani yönetimine gösterdiği tepki ortadayken yaşanan bu olay, referandum kaynaklı kriz ortamında nasıl okunmalı?

Senelerdir o hatta eylem yapamayan PKK, TSK konvoyuna nasıl saldırabildi?

Yani senelerdir o hatta PKK’nın kan dökmesinin önüne geçebilen Peşmerge, bu defa nasıl oldu da, terör örgütünün saldırısını engelleyemedi?

Bir şehit verilen, dört askerin de yaralandığı bu olay ile ilgili Ankara’da işte böyle ciddi soru işaretleri var.