Gazetevatan.com » Yazarlar » Bitmeyen senfoni; Kıbrıs

Bitmeyen senfoni; Kıbrıs

28 Haziran 2017 Çarşamba


“Türkiye olarak bu toplantıya Kıbrıs’ın artık bir sorun olmaktan çıkması ve çözüme ulaşması için gidiyoruz.”

İsviçre’nin Crans  Montana kentinde bugün başlayacak olan Kıbrıs Konferansı’nda Türk heyetine başkanlık edecek olan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, dün işte böyle diyerek çıktı yola.

Ucu açık müzakereler

Diplomatik kaynaklar dün başlayan İsviçre yolculuğundan dönüş tarihinin belli olmadığının altını çiziyor. Ziyaretin, Crans  Montana’da yapılacak müzakerelerin gidişine göre açık uçlu olacağını söyleyen Dışişleri yetkilileri, “Birkaç gün sonra da dönebiliriz, bir haftadan fazla da kalabiliriz” diyerek gittiler.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) ile Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) bir kez daha masaya oturacak bugün Crans  Montana’da.

Benzer her buluşmada olduğu gibi masada yine adanın iki tarafının garantörleri Türkiye ile Yunanistan da yer alacak. Ve tabii İngiltere, ev sahibi İsviçre, Birleşmiş Milletler (BM) ve Avrupa Birliği (AB) Kıbrıs Temsilcileri.

Bakan Çavuşoğlu başkanlığındaki Türk heyetinde Müsteşar Ümit Yalçın ve ilgili müsteşar yardımcıları bulunuyor.

13 yıl sonra tekrar İsviçre

Kıbrıs meselesi, Türkiye ve Yunanistan ile birlikte adada da kaç cumhurbaşkanı, kaç başbakan, kaç dışişleri bakanı, kaç diplomat, kaç gazeteci eskitti; hatırlayan yok neredeyse...

Crans  Montana’da bugün başlayacak konferans beni 13 yıl öncesine götürdü.

Mart 2004’te, Ak Parti’nin iktidardaki ilk döneminde yine Kıbrıs gündemiyle, yine İsviçre’deydik.

Alp Dağları’ndaki Bürgenstock kasabasında, taraflar yine çözüm için bir araya gelmişti kapalı kapılar ardında.

O dönem, yerinde takip ettiğim görüşmelerin sonunda, Annan Planı’nın Kıbrıs Adası’nın iki tarafında referanduma sunulması kararı alınmıştı. Sonrası malum... KKTC ‘evet’, Rum Kesimi ise ‘hayır’ dedi o referandumda. Hemen ardından da Kıbrıs Rum Kesimi, adanın tümünü temsilen, Kıbrıs Cumhuriyeti adıyla Avrupa Birliği’ne tam üye oldu.

Uğur Ziyal o günleri anlattı

2004 Mart’ının son haftasında Bürgenstock’taki Kıbrıs dörtlü görüşmelerinde Türk heyetinin başında dönemin Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül vardı. Yanında da dönemin Dışişleri Müsteşarı Uğur Ziyal.

Dün eski Müsteşar Ziyal’i aradım ve o günlerin tecrübesiyle bugün yine İsviçre’de yapılacak toplantıyı değerlendirmesini rica ettim.

Ziyal, “Çok da büyük bir beklenti olmaması lâzım bu toplantıdan. Kıbrıs sorunu çözülecekmiş gibi bir hava oluşturulursa da, bu suni olur” diye başladı söze.

Sonra da bakın neler anlattı tecrübeli diplomat:

- Rumlar biliyorsunuz artık Megali İdea’yı değiştirmiş durumda. Yani tek bir büyük Helen devleti kurma ideali yerine artık iki Helen devleti olarak devam etmek istiyorlar. Bunu da kendilerince başardılar, şu andaki durum onlar açısından bu. Ve bundan geri adım atmıyorlar, atmaları da çok zor. Rumlar bakımından Türk tarafıyla uzlaşmalarını gerektirecek bir durum yok.

- İşin özü şu... Papadopulos (dönemin Rum Kesimi Lideri Tasos Papadopulos) ne dedi o zaman? Ben bir ‘devlet’ aldım, bir topluma, topluluğa dönemem” dedi. Rumlar yıllardır aynı şeyi söylüyor; “Ben bir devletim, sen de adanın Türk tarafı olarak gel bana yaman” diyor. Biz de, “Olmaz, beraber bir devlet kuralım” diyoruz.

- 2004’te, bir takım kelime oyunlarıyla kendilerini uzlaşmak istermiş gibi gösterdiler ama Rumların o planı kabul etmeyecekleri, o referanduma evet demeyecekleri baştan belliydi o zaman. Biz onu biliyorduk zaten. Başkalarını bilemem ama biz biliyorduk.

- Aslında her şey Lahey’de (Mart 2003’te Hollanda / Lahey’de yapılan ve Annan Planı üzerinde uzlaşma sağlanamayan görüşmeler) bitti. Orada biz biraz daha farklı davranıp planı Papadopulos’un reddetmesini sağlayabilseydik, o zaman başka bir tablo olurdu ama bu olmadı. Ondan sonra yapabileceğimiz tek şey kabahatin, sorumluluğun bizim olmadığını gösterebilmemizdi, bunu da sağladık işte orada, bir yıl sonra Bürgenstock’ta. Durum budur ve bunun aksini düşünenler varsa yanılıyorlar.

***

Crans  Montana’da bugün başlayan, bir anlamda ‘çözüm’ toplantısı ve önümüzdeki birkaç gün Kıbrıs konusunda son derece önemli.

Ancak dün itibariyle Rum Kesimi’nden gelen mesajlar bildik, tanıdık, her zamanki gibiydi. Yani Güney Kıbrıs’tan İsviçre’ye doğru esen rüzgar, eski Müsteşar Uğur Ziyal’in sözlerini teyit ediyordu.