Gazetevatan.com » Yazarlar » ‘Daha fazla uzatmaya tahammülümüz yok’

‘Daha fazla uzatmaya tahammülümüz yok’

15 Mayıs 2017 Pazartesi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ilk başlarda DEAŞ’a karşı mücadelede ABD’ye destek verilmediği yönündeki yorumların Obama yönetiminin iftirası olduğunu söyledi ve Trump ile görüşmesi öncesi Suriye meselesiyle ilgili, “Bu iş çok uzadı. Artık daha fazla uzatmaya tahammülümüz yok” mesajı verdi


Çin’de, Asya’yı Anadolu üzerinden Avrupa’ya bağlayacak olan Kuşak ve Yol Girşimi’yle ilgili düzenlenen foruma katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, beraberindeki gazetecilerin sorularını yanıtladı. 16-17 Mayıs’ta ABD Başkanı Trump’la görüşecek olan Erdoğan, YPG sorunuyla ilgili mesajlar verdi.

Obama yönetiminin iftirası!

- Amerika’da özellikle düşünce kuruluşlarında bu konu şu şekilde gerekçelendiriliyor: ‘Önceleri ABD Türkiye’den DEAŞ’la mücadelede yardım istedi fakat Türkiye önce direndi. ABD de (Obama yönetimi) o sırada PYD’ye yatırım yaptı.’ Türkiye, DEAŞ’la mücadelede yavaş mı kaldı?

“Bu tepeden tırnağa zırvadır, yalandır, uydurmadır, iftiradır. Bir kere daha Amerika DEAŞ tehlikesini fark etmeden önce, Türkiye bunu fark etmiş ve ona karşı tavrını en sert şekilde ortaya koymuştur. Eğer biz bu tavrı ortaya koymamış olsaydık DEAŞ bu bocalamanın içine girmezdi. Irak’ta biz mi varız, orada kim var? Koalisyon güçlerinin başında kim var? ABD var. DEAŞ Musul’a girdi mi, girdi. Ambar’a girdi mi, ne yaptılar? Hiç. Ama orada üssümüze saldırmaya yeltendiler, biz derslerini verdik. O üs Peşmerge’yi yetiştirdi. Kime karşı DEAŞ’a karşı. DEAŞ’a karşı mücadele vermediğimizi söylemek Türkiye’ye ihanettir. Obama yönetiminin iftirasıdır. Bu dönemde Suriye ve Irak meselesini ne yazık ki burada Trump’ın kucağına bu şekilde bırakmıştır. Aşağıda Obama’nın ekipleri var. Onlarla beraber bana göre Irak ve Suriye’ye bakıyor. Ben de diyorum ki, ne burada YPG’ye ne PYD’ye ihtiyaç yok. Bunlar terör örgütüdür. DEAŞ ile mücadele için YPG ile işbirliğini şart telakki etmek, aslında koalisyonun ve ABD’nin itibarını yok etmektir. Bu mücadeleyi bizler, NATO’da birlikte olduğumuz güçlerle bu bölgedeki diğer ülkelerle Suudi Arabistan başta olmak üzere Katar, Lübnan, Ürdün hep beraber pekala yapabiliriz. Biz bunu, Cerabslus, Dabık, Rai, El Bab’da ispat ettik. Şimdi diyoruz ki Mümbiç’te ve Rakka’da ispat ederiz. Bakın Sayın Trump bir açıklama yaptı, ki bu bizim Obama’ya teklifimizdir. Dedik ki, ‘eğit donat’ olayını biz yaparız. Uçuşa yasak bölge ilan edelim dedik. Aynı zamanda terörden arındırılmış güvenli bölge olsun dedim, bu benim ilk yaptığım açıklamadır. Trump da benzer açıklamayı yaptı. Bir taraftan da Özgür Suriye Ordusu eğitimini veriyoruz. Bu sayıyı daha da artırmak suretiyle SGD’ye SDF’ye ihtiyaç yok. Gerekirse ayrıca destek veririz ve meseleyi hallederiz.”

Suriyelilere vatandaşlık

- Trump’la görüşme nokta mesabesinde olacak dediniz. Şimdiye kadarki görüşme turlarında belirleyici görüşme mi olacak dediniz?

“İnşallah, ona dayanarak söyledim. Bu iş çok uzadı. Artık daha fazla uzatmaya tahammülümüz yok. Niye yok, bakın 3 milyon insan Türkiye’de. Eğitimden sağlığına her şeyi A’den Z’ye bize ait. Biz ne zamana kadar bunu yapacağız. Aynı şey bir zamanlar Ürdün’de Filistinliler için oldu. Ürdün belli desteği aldı. Lübnan aynı durumda. Bugün belki yarına kadar bunu kaldırıyoruz. 25 milyar doları bulduk. Ama yarın ne olacak. Bazı çareler bulmamız lazım. Nitekim şu anda vatandaşlığa alma konusunu gündeme getiriyoruz. Ana muhalefetin başındaki ‘Ülkenin kendi vatandaşları aç’ diyor. Eğer işe gelme noktasında vasıflara haizse sen onu işe alırsın, kaçak mı çalıştırırsın, adam doktor, adam mimar. Açalım önünü adam çalışsın. Kendi vatandaşın olup da kaçak çalışan var. Biz kayıt altına alalım istiyoruz Bu şekilde kamplarda çok insan var.”

‘DEAŞ’ın hedefindeyim’

Cumhurbaşkanı Erdoğan, DEAŞ’a karşı mücadele konusunda Türkiye’nin başta destek vermediği yönündeki iddialara yanıt verirken, “Başından beri niçin Tayyip Erdoğan neden batı basınının olduğu gibi DEAŞ’ın da hedefindedir? DEAŞ’ın hedefinde ben varım. Kendi yayın organlarında benim boy boy resimlerim var. Bu iftirayı atanların bu yayın organlarında resimleri var mı?” dedi.

‘Terörü yerle yeksan edecek’

Kuşak ve Yol Forumu’nda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünya genelinde 60’dan fazla ülkeyi kapsayan Yeni İpek Yolu girişimi, yaklaşık 40 milyon kilometre karelik bir alanı ve dünya nüfusunun 4,5 milyarını ifade eden çok önemli bir proje. İkili, çok taraflı ve bölgesel iş birliklerinden istifade edecek bu girişimin, kazan-kazan anlayışıyla hayata geçirilmesi büyük önem arz ediyor. Siyasi ve ekonomik alanda birbiriyle uyumlu bir sistemin tesisi, bölgemizde istikrar ve refah temelli yeni bir dönemin de kapılarını aralayacaktır” dedi.

‘Bu ittifakı boğduramayız’

- Sizden önce Genelkurmay Başkanı, MİT Müsteşarı ve Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın ön temaslar yaptı, Trump’la da görüşüldü. Nasıl bir izlenim aldınız? Size nasıl bilgiler verdiler?

 ”Ön heyet Trump ile görüşmedi, belki bir fotoğraf karesidir. Onlar Trump’ın altında diyebileceğimiz kişilerle temas ettiler. Bir ön bilgilendirme yaptılar. PYD/YPG, bunlarla ilgili olarak Amerika’nın duruşuyla bizim duruşumuzu netleştirecek, işimiz kolay olsun diye yapılan adımlardır. Birçok belgeler sundular. Şimdi de nihai görüşmeyi biz yapacağız. Ondan sonra da nihai kararımızı vereceğiz. Eğer stratejik müttefiksek ittifak içinde karar almamız lazım. İttifaka gölge düşecekse başımızın çaresine bakmamız lazım... Biz bu ittifakı Türkiye’nin aleyhine olacak yaklaşımlara boğduramayız. Bunu özellikle ifade etmem lazım.”

Putin’le görüştüler

Zirveye katılan liderler aile fotoğrafı çektirdi. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Cumhurbaşkanı Erdoğan ayak üstü kısa bir görüşme gerçekleştirdi. Açılış konuşmasında ardı ardına kürsüye çıkan Erdoğan ve Putin’in aile resminde yan yana durması ve Putin’in solunda da Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in yer alması dikkat çekti.

‘Annelerin, eşlerin karıştırılması çok çirkin’

Cumhurbaşkanı Erdoğan bir televizyon programında ve sosyal medyada Atatürk, annesi Zübeyde Hanım ve Afet İnan ile ilgili hakaret içeren programlar yayınlanması ve soruşturma açılmasıyla ilgili soru üzerine şunları söyledi: “Olay çok çirkin. Şüphesiz ki annelerin eşlerin bu işe karıştırılması son derece çirkin. Olay yargı sürecine girdiği için olayı kendimi yargı yerine koymak suretiyle değerlendirmem doğru olmaz. Zaten önce gözaltı, sonra tutuklama işlemleri oldu. Nereye kadar uzar bunu yargıda göreceğiz.”

‘Yerli parayla ticaret bize güç katar’

- Uluslararası ticarette özellikle bazı ülkelerle yerli paranın kullanılması konusunda çağrınız olmuştu. Çin ile Türkiye arasında para takası gerçekleşmişti. Bu yönde ilerleme var mı?

”Doğrusu bunu gerçekleştirirsek bir defa kur baskısından paralarımızı kurtarmış oluruz. Onun için de bizzat ekonomi bakanlarımız başta olmak üzere bunun yanında 3. nükleer enerji olayı gerçekleşirse veyahut da kredi olayı gerçekleşirse bu konularda alışverişlerde yerli parayı kullanmak, bir tarafta Çin parası Yuan, diğer tarafta TL bize ciddi güç katacaktır. Rakamlar ufak değil. Ciddi rakamlar var. Onun için de bu sürekli olarak gündemimizde. Merkez bankalarımızı görüştürüyoruz. Gerek Rusya gerek İran gerek Çin’le temas söz konusu. En ciddi süreçleri Rusya ve Çin ile yapıyoruz. Yerli paraya geçişin ilk adımlarını atarsak diğer ülkeler de bunu takip eder.”