Gazetevatan.com » Yazarlar » ‘Bu şekilde sürerse ABD’yle uzlaşamayız’

‘Bu şekilde sürerse ABD’yle uzlaşamayız’

03 Mayıs 2017 Çarşamba


16 Mayıs’ta ABD Başkanı Trump’la yapacağı görüşmenin önemine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye’deki ABD-YPG görüntüleri konusunda “Bunların bizi ne kadar rahatsız ettiğini ifade edeceğiz. Bu şekilde devam edecek olursa uzlaşma içinde olmamız mümkün değil” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Hindistan dönüşünde uçakta gazetecilerin sorularını yanıtladı.

 

PKK ve PYD konusunda kısa süre önce çarpıcı açıklamalarınız olmuştu. Diğer taraftan ABD’li askerlerin güney sınırlarımızda bölücü örgüt mensuplarıyla fotoğraflarının çıkmasından sonra bu kez de Amerikan zırhlılarını sınırımızda gördük. Bütün bu gelişmeler Türkiye’nin kararlılığını nasıl etkiler? Bundan sonraki süreç üzerinde nasıl etkisi olur? Rusların da Afrin’de benzer adımları attığı yönünde iddialar oldu. Değerlendirmenizi alabilir miyiz?

“Bizim son dönemdeki mücadelemiz Afrin tarafında değil. El Rai ve güneye iniyoruz Dabık, El Bab ve oradan doğuya gidiyoruz. Bahsettiğiniz ABD’lilerin olayı bizim hareket alanımız sınırları içinde cereyan ediyor. Ben, 16 Mayıs’ta ABD’ye yapacağım ziyareti önemsiyorum. Yapılanları, adeta Obama döneminin bir kalıntısı, o dönemdeki komuta heyetinin aynı şeyleri devam ettirmesi olarak görüyorum. Ziyaretimizde tüm bunları sayın Başkan’la (Trump) görüşeceğiz, resimleriyle kendilerine aktaracağız. Bunların bizi ne kadar rahatsız ettiğini ifade edeceğiz. Bu şekilde devam edecek olursa Amerika ile uzlaşma içinde olmamız mümkün değil. ABD’nin bizim düşmanımız olan terör örgütleriyle birlikte hareket etmesini tabii ki doğru bulmuyoruz. Bizler, NATO’da beraber olduğumuz ve stratejik müttefikimiz olan ABD’nin terör örgütleriyle beraber hareket etmesinin doğru olmayacağı kanaatindeyiz. Bunları kendilerine anlatacağız. Sanıyorum ki Sayın Trump da bizim bu düşüncelerimize olumlu yaklaşacaktır. Dolayısıyla bu hususta, 16’sında yapılacak olan görüşme öncesinde, daha fazla bir yorum yapmamayı tercih ediyorum.

Bizler ülkemize yönelik tehdit ve tacizlere elbette izin veremeyiz. Tacizde bulunanlar olursa, gereği neyse yaparız. Nitekim Afrin tarafından da bizim topraklarımıza son dönemde yapılan saldırılar oldu. Biz angajman kurallarını işlettik. Onlara da gereken cevabı verdik. Hatay’ın oralardan alın doğuya kadar bunlar oldu. 5- 6 karakolumuzun rahatsız edilmesi karşısında da angajman kurallarının gereği yapıldı.”

‘Tekkeye mürid aramıyoruz ki’

AK Parti’yi destekleyen yazarlar arasında bir tartışma var. Daha çok dış politika tartışması üzerinden çıktı bu tartışma. Sizin görüşünüzü merak ediyorum.

“Bahsettikleriniz arasında, kurucusu olduğum -ki yarın inşallah tekrar üyesi olacağım- partiyi geçmişte desteklemiş olanlar bulunabilir. Ama onların bu desteklerini daha sonra da aynen sürdürdüklerini düşünmüyorum. Daha sonra ibreleri değişti. Yol arkadaşıysan, gönül arkadaşıysan, pazara kadar değil mezara kadar gidilir. Bunların bir kısmı pazara kadar geldiler, sonra trenden indiler. Hele hele son dönemde, çok çirkin, kabul edemeyeceğimiz yaklaşımlara şahit olduk. Bu bir defa yolda, çizgide istikrarsızlıktır. Sırat-ı müstakim’den sapmadır. ‘İslamcı olanlar atılıyor, İslamcı olmayanlar getiriliyor’ deniliyor. Bir siyasi partinin çalışmalarında, İslamcı olmak ya da olmamak şeklinde bir ayrım yapmak zaten yanlış. Biz tekkeye mürid aramıyoruz ki. Siyasi parti için esas olan, dürüst, ilkeli, vatanını miletini seven, parti ilkelerine uyacak insan aramaktır. Ama bazıları işi tamamen şirazesinden çıkardı. İşi, kendi doğrularını benimseyen, kendilerinin belirledikleri çerçevede kalan insanları ‘doğru’, onun dışındaki insanları da ‘yanlış’ addetme noktasına getirdiler. Oysa hiç kimsenin böyle bir hakkı yok. Onların da böyle bir hakları, yetkileri yok, benim de yok. Kaldı ki ebedi alemin ölçüsü hiçbirimizin elinde değil. Kimse bunu teraziye çıkarmasın. Hele hele çok ağır olacak ama uluhiyet davasına da kimse girmesin...”

‘Şimdi Evetçi kesildiler...’

Batı’yla, Avrupa Birliği’yle ilişkiler...

“AB ülkelerinin dışişleri bakanlarının Malta’da gayri resmi bir toplantıları oldu. Bizi temsilen de Mevlüt bey katıldı. Şimdi adeta Evet’çi kesildiler. ‘Şu anda ne yapmamız lazım’ havası içerisindeler. Yapılması gereken şey belli. Fasılları hemen masaya yatırıp, Türkiye’nin önünü açmaları lazım. Hâlâ bekletmeyi, kapıları kapatmayı tercih ederlerse, bizde başımızın çaresine bakarız. İngiltere’den nasıl bir Brexit çıktıysa bizim de olabilir.”

‘Güneydoğu aslına rücu ediyor’

Referandumda Kürt kökenli vatandaşların yoğun olduğu bölgelerde ‘evet’ oranı beklenenden yüksek çıktı. Bu durum Kürt vatandaşlar arasında çözüm iradesinin güçlü olduğunu mu gösteriyor? Yeni bir süreç beklentisi de oluşturuyor...

“Beklenenden fazla çıkmadı. Aslında Doğu’da, Güneydoğu’da biz daha fazla bekliyorduk. Ama güzel bir netice çıktı. Bazı yerde 1’e 2, 1’e 3, hatta 1’e 10 artış olan yerler var. Güneydoğu’daki Kürt kardeşlerimiz  son 10 yılı terör örgütü PKK’nın çok ciddi zulmü altında geçirdiler. Hep silahla tehditle oy kullanmak durumunda kaldılar. Namlu burda, oy bizde diyerek, zorla oy kullandırttılar insanlara. Şimdi ise gerek jandarma gerek polis gerekse korucular güvenlik önlemlerini alınca hamdolsun bahsettiğiniz gelişme yaşandı. Kentsel dönüşüm ve değişimle birlikte bölgenin altyapısının güçlendirilmesi, hendek vs’lerin kapatılması neticesinde Güneydoğu artık giderek güzelleşiyor. Sur şu anda bambaşka. Dicle de bambaşka akıyor. Oralardaki insanlarımız artık pikniğe gidebiliyorlar. Oraları terk etmek zorunda kalan kardeşlerimizin inşa edilen güzel evlere geri dönüşleriyle hayat normale dönecek. Artık çarşıda pazarda gece karanlığında bile dolaşanlar var. Oradaki hava olumlu istikamette gelişiyor. Güneydoğu aslına rücu ediyor.”