Gazetevatan.com » Yazarlar » 4 gün, 3 ülke, izlenimler...

4 gün, 3 ülke, izlenimler...

21 Şubat 2017 Salı


Geçen hafta, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Bahreyn, Suudi Arabistan ve Katar’ı kapsayan dış gezisini takip ettik.

Dört günde üç ülkede resmi temaslarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan ve beraberindeki heyet, geziyi kutsal topraklarda, Umre ile tamamladı.

MİT-TSK ilişkisi

Geziden izlenimlerime net bir tespit ile başlayayım…

Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ile Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) arasındaki ilişkiler, benim meslek hayatım boyunca hiç görmediğim kadar yakın ve iyi seviyede.

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar ile MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın yakınlığı, devletin bu iki hayatî kurumunun işbirliğinde doğrudan belirleyici.

Akar Fidan ikilisinin tabiri caiz ise - yedikleri içtikleri ayrı gitmiyor.

Suriye topraklarında devam eden Fırat Kalkanı Harekatı ile ilgili değerlendirmeleri ve bundan sonraki adımlara ilişkin projeksiyonları MİT ve Genelkurmay birlikte yapıyor.

İkili, yaptıkları çalışmaları, raporlar eşliğinde, periyodik olarak doğrudan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a sunuyorlar.

ABD’li muhataplara aynı mesaj

 Dört günlük gezi sırasında zaman zaman kısa sohbetlerimiz oldu hem MİT Müsteşarı Fidan hem de Orgeneral Akar ile.

Tümü off the record, yani kayıt dışı olan bu ayaküstü görüşmelerde gördüğüm şu oldu:

Akar ile Fidan, başta Amerikalı ve Rus olmak üzere mevkidaşlarına hep aynı mesajı veriyorlar.

Özellikle de PYD YPG konusunda ABD’ye…

O mesaj şu:

“PKK’nın Suriye’deki parçaları olan PYD ve YPG ile işbirliğine devam ederseniz, 80 milyonluk müttefikiniz Türkiye’yi kaybedersiniz. Bu konu bizim açımızdan bu kadar açık ve net. Karar sizin… Ya terör örgütleri ya Türkiye. Tercihinizi yapın.”

Evet, bu kadar net ve katı.

Körfez sermayesi ve Türkiye ekonomisi

Katar, Bahreyn ve Suudi Arabistan sermayesinin Türkiye ekonomisine yakın gelecekte daha fazla katkı sağlayacağını söyleyebiliriz.

Cumhurbaşkanı Erdoğan her üç ülkede de bu temel hedef doğrultusunda yaptı görüşmelerini.

Erdoğan, dönüş yolunda sorularımızı yanıtlarken; Türk yatırımcıların bu ülkelerde alacağı büyük işler kadar, körfez sermayesinin Türkiye’de büyük alımlara devam edeceğini söyledi.

Gittiğimiz her üç ülkede de, genelde Türkiye, özelde ise Recep Tayyip Erdoğan’a büyük bir ilgi vardı.

Misal; Katar Emiri jest olarak, konuğu Tayyip Erdoğan onuruna verdiği öğle yemeği için dev Katar Alışveriş Merkezi’ndeki Türk Lokantası Şazeli’yi seçmişti.

Hurmada ‘Erdoğan’ indirimi

Riyad, Cidde, Medine ve Mekke… Suudi Arabistan’daki bu dört durağımızda da sokaktaki insanın Türkiye’ye ilgisi ve Erdoğan’a sevgisi dikkat çekiciydi.

Küçük bir örnek vereyim…

Heyet üyelerinin çoğu, Medine ve Mekke’den hurma satın aldı. Memleketteki eşe dosta, kutsal topraklardan getirilebilecek en makbul armağan hurma malum…

Çeşit çeşit hurma var Suudi Arabistan’da. Kilosu 20 Riyal’e de var, 100 Riyal’e de.

(Bu arada hemen belirteyim kur Dolar TL’ye eşit sayılır. Bir ABD Doları 3,75 Suudi Riyali. Mekke ve Medine’de, esnaf Riyal’in yanı sıra hem Dolar hem de TL’yi kabul ediyor alışverişte.)

Dediğim gibi; 20 Riyal’e de hurma var, 100 Riyal’e de… Pazarlığa, indirime pek yanaşmıyor esnaf. Ama Türkiye’den geldiğinizi söylediğinizde, hele de Recep Tayyip Erdoğan ile birlikte orada olduğunuzu öğrendiğinde durum bir anda değişiyor.

Tayyip Erdoğan ismi adeta bir parola gibi…

En az beş altı ayrı dükkanda aynı manzaraya şahit oldum… Erdoğan ismini duyan, “Başımızın üstünde yeri var” diye başlıyor söze… Çay kahve ikram ediyor, makul de bir indirim yapıyor alışverişte.