Mostar kanatlarımın altında...

Burak Kara / bkara@gazetevatan.com |  23 Eylül 2017 Cumartesi - 2:30 | Son Güncelleme : 23 09 2017 - 2:30

Dünyanın en prestijli atlayış serisi Red Bull Cliff Diving’in beşinci ayağı, iç savaşa direnmeyip kendini Neretva nehrinin sularına bırakan Mostar Köprüsü’nde yapıldı.


Bazı şehirler vardır, kalbinizi titretir. Selanik, Üsküp, Bağdat, Halep gibi... Ata mirasıdır bu topraklar... Gidip görmeseniz de, sizin için anlamı büyüktür. İşte Mostar da böylesine kalbimizi titreten bir yer. Mostarlı şair Hüsami “Şehrin ortasından bir nehir akar, üzerinde bir köprü, her köprüden daha yüksek olduğu söylenen; tehlikelidir, kenarında korkuluk vardır, ama kimse korkmadan geçemez, hafif esen rüzgar dışında; iki tarafında kuleler vardır, o kadar yüksek ki, odalarından şahin yuvası olur” diye anlatmış  şehrini ve ünlü köprüsünü...

Yugoslavya iç savaşında bir simgeye dönüşen, Mimar Sinan’ın öğrencisi Mimar Hayreddin’in eseri Mostar Köprüsü... Yapıldığı dönemde bu heybette ve uzunlukta Köprü’nün dünyada emsali yok. Yüzyıllar boyunca Mostarlılar Köprü’yü ihtiyar adam anlamına gelen “Stari Most” adıyla anmış. Aradan onlarca yıl geçtikten sonra, Yugoslavya’nın dağılması ve Bosna Hersek’te yüzyıllardır bir arada yaşamış olan Boşnaklar, Hırvatlar ve Sırplar arasında başlayan kardeş savaşından bu kadim köprü de nasibini aldı. Mostar da Saraybosna gibi yıllarca bombalandı, harabeye döndü. 1556 yılından beri şehri süsleyen köprü bombalara uzun süre dayandıktan sonra, 9 Kasım 1993 günü bir Hırvat tankının ateşine artık direnmeyip kendini Neretva nehrinin sularına bıratı. Köprü’nün savaşta katli, stratejik nedenlerden değil, Taliban’ın Afganistan’da Budist tapınaklarını bombalaması gibi, tarihi etnik temizlik amaçlı. Lakin bugün Mostar’da gördüğünüz köprü, eski taşların da kullanımıyla, görüntü olarak eskisinden farksız. Yüzyılların efsaneleri, şarkıları, anılarını hâlâ Stari Most adıyla anılan, anka kuşu Simurg gibi ölüp yeniden dirilen, bu Köprü taşıyor. Öylesine bir efsane bir köprü ki aşıkların buluştuğu, asırlar boyu üzütünden delikanlıların daldığı, savaşların yıktığı, şairleri coşturan bir Dünya Kültür Mirası.

İnsan böylesine güzel bir ülkede neden savaşır

Geçtiğimiz hafta sonu dünyanın en prestijli atlayış serisi Red Bull Cliff Diving’in beşinci ayağını izlemek için Mostar’daydım. Savaş gazisi Saraybosna Havaalanı’na indiğimde, 17 yıl önce savaşın bitişinin yıldönümü anmaları için gittiğim şehrin ruh olarak aynı kaldığını ama yapılaşma anlamında yavaş da olsa değişimden nasibini aldığını gördüm. Saraybosna’dan Mostar’a Türk müteahitlerin dağları delerek inşa ettikleri bir otoyoldan gidiliyor, 50 km sonra eski yola bağlanıp belki de Balkanlar’ın en güzel rotasından ilerliyorsunuz. İki saat süren yolculuk pastoral bir rüya gibi... Nehirlerin göllere, göllerin yine nehirlere kavuştuğu sarp dağlarla çevrili müthiş bir coğrafya burası. Kendime sormadan edemiyorum, “Böylesi bir ülkede insan neden savaşır ki?” Akıl sır ermiyor yaşanan acılara, kardeş savaşına.

Eski Mostar, Neretva nehrinin iki kıyısından yükselen kayaların üzerinde kurulu. Bir zamanlar üzerinde Kanuni Sultan Süleyman’ın ve Avusturya - Macaristan İmparatoru Franz Josef’in gezdiği köprü 2004 yılından yeniden inşaa edildi.. Aslına sadık olarak tekrar yapılan köprü Mostar’ın ortasında dev bir hilal gibi bütün görkemiyle duruyor. Mostar çok güzel bir şehir. Arnavut kaldırımlı sokakların kenarlarını 16. yüzyıldan kalma çoğu restore edilmiş cumbalı Türk evleri süslüyor. Nehir kıyısındaki kafe ve barlar turistlerle dolu. Burada her yol Mostar Köprüsü’ne çıkıyor. Yaklaşık 17 bin kişi Neretva kıyısında, dünyanın en güzel eski şehir manzaralarından birine karşı oturmuş 27 metre yüksekten nehre atlayan sporcuları izliyor.

82 ülkede 183 disiplinde 955 Red Bull sporcusu

Mostar’da Red Bull markasını daha yakından tanıma fırsatım oldu. Marka her yıl tüm dünyada 1300 etkinliğe imza atarken, spor dışında kültür sanat, müzik, ve dansa da önem veriyor. 82 ülkede 183 disiplinde toplam 955 Red Bull sporcusu bulunuyor. Marka sporcuları küçüklüklerinden itibaren sistemin içine katıyor, örneğin Neymar. Brezilyalı yıldız, 12 yaşından beri Red Bull’un kanatlarının altında. Red Bull sporcuları Rio Olimpiyatları’na ‘Red Bull ülkesi’ olarak katılsaydı, madalya sıralamasında 7’nci sırada bitirirlerdi. Red Bull, Türkiye’de 20’ye yakın etkinlik düzenliyor. Bunun yanı sıra motorsiklet yarışçısı Kenan Sofuoğlu’ndan, dünya aerobik cimnastik şampiyonu Ayşe Begüm Onbaşı’ya, windsurf’çü Lena Erdil, önümüzdeki yıl Super Bike’ta yarışacak Toprak Razgatlıoğlu, BMX yarışçısı Arif Gül, dağ koşucusu Ahmet Arslan gibi ülkemizin önde gelen sporcularına da destek veriyor. Red Bull’un sporcu ailesine katılan en yeni isim ise son Kırkpınar şampiyonu İsmail Balaban.

27 metreden Neretva’nın soğuk sularına

Gelelim adrenalin dozu yüksek Cliff Diving yarışına. Her sene milyonlarca kişinin takip ettiği yarış, bu sene altı farklı ülkede düzenleniyor. Erkeklerde 10, kadınlarda ise altı as sporcu yer alıyor. Bazı sporcular da özel davet (wild card) sistemiyle yarışabiliyor. Formatıyla ve yaşattığı atmosferle dikkat çeken Red Bull Cliff Diving’de atlayışlar kayalıklardan gerçekleştiriliyor. Erkekler 27, kadınlar 21 metreden suya atlıyor, hızları ise 85 km/s’ye ye kadar yükseliyor. Suya şiddetle düşen sporcuların büyük bir dirence sahip olması gerekiyor. Red Bull Cliff Diving’de mücadele eden isimlerden Blake Aldridge, bu yüksekten suya düşmeyi, “İlk başladığım zamanlar Mike Tyson’dan yumruk yemiş gibi oluyordum’ diye tanımlıyor. Sporcuların yüksek puan alabilmesi için bazı kriterlerbulunuyor. Erkekler, zorluğu en az 3.8 olabilen atlayışlar gerçekleştirerek hakemleri etkilemeye çalışıyor. Kadınlarda bu not 2.6’ya kadar düşebiliyor. 2 gün boyunca en iyi atlayışın sahibi, o durağın birincisi ilan ediliyor. Kuralların tamamı ise Uluslararası Yüzme Federasyonu’na (FINA) uygun bir biçimde belirleniyor. Red Bull Cliff Diving’de bu sezon 6 durak yer alıyor. Farklı güzellikleri yer alan lokasyonlardaki yarışları yüzbinlerce kişi canlı izliyor. Mostar  köprüsünden Nevatra nehrine atlayan ve 17 bin kişinin canlı izlediği mücadelede sonunda erkeklerde Gary Hunt sezonun ikinci zaferini elde etti. Kadınlarda ise Birleşik Devletler’den Cesilie Carlton birinci oldu.

Mostar’daki yarışların sonunda Saraybosna’ya dönerken, kulağımda Goran Bregoviç’ten bir Balkan ezgisi var.. “Kızların ağıtlar düzerken Bosna yaylalarında, Acıya bulanmıştı şenlikleri, Ederlezi yine gelmişti her sene geldiği gibi, Ne bilsin burada yetim kızlar var, Bu sene ederlezi babasız kalmıştı, Yetim kızların yürekleriydi gelen...”

Umarım acılar bir daha yaşanmaz, bu topraklar festivalleri ve eğlenceleri ile hatırlanır..