Monica'yla kanka olacağımızı beklemezdim

25 Eylül 2011 Pazar - 12:03 | Son Güncelleme : 25 09 2011 - 12:03

Yılmaz Erdoğan, filminde birlikte rol aldığı Monica Bellucci için konuştu


na 18. Altın Koza Film Festivali'ndeki 'Bir Zamanlar Anadolu'da' filminin galasında buluştuğumuz Yılmaz Erdoğan'la söyleşimiz devam ediyor. Bu filme başlarken yönetmen Nuri Bilge Ceylan'la birbirlerine karşılıklı "Hoş geldin benim dünyama" dediklerini söyleyen Erdoğan, ayrıca İranlı yönetmen Bahman Ghobadi'nin filmi 'Gergedan'ın Son Şiiri'nin setinde yaşadıklarını da anlattı. Filmde birlikte rol aldığı Monica Bellucci ile ailecek 'kanka' olan Erdoğan, İtalyan aktris için "Zaten Belçim'in de idolüydü, çok iyi anlaştılar" diyor. Bir de yine Ghobadi'li, Bellucci'li bir haber veriyor: "Şimdi Bahman'ın bir kısa filminde de oynayacağız Monica'yla beraber!"

Monica Bellucci
Foto galeri için tıklayın


NURİ İLK DEFA GÜLDÜRÜYOR
'Nuri Bilge Ceylan'ın en konuşkan, en pahalı' filmi olarak tanıtıldı 'Bir Zamanlar Anadolu'da'. Eleştirmenlere göre de Ceylan, özellikle 'Üç Maymun'dan sonra kendini çok daha iyi ifade ediyor artık. Öyle mi sence; Ceylan 'öteki' tarafa yaklaşıyor mu giderek?
Evet, ilk defa güldürüyor mesela... Ama 'bu filmde tarzımı değiştireceğim' diye değil, hikaye o yöne götürdüğü için değişiklikler vardır.
Sanki bir adım sen ona atmışsın, bir adım da o sana atmış gibi görünüyor...
Aynen! Ben dedim ki "Bizim ironi dünyasına hoş geldin", o da "Sen de bizim dünyaya hoş geldin" dedi.
Başka yönetmenin filminde oynamayı yadırgadın mı peki?
Yoo, çok tatlıydı. (Gülüyor) Hatta ben iki tarafı da bildiğim için, aracılık yaptım sayılır.
İster istemez bir kıyaslama ya da gözlem yapılıyor mu?
Tabii, onun fotoğraf hissinden çok etkilendim mesela. Ben kelimelerle resim çiziyorum; onun ise dünyada çok az benzeri olan, bir fotoğraf yeteneği var. Filmdeki o geniş, büyük fotoğraflar beni çok etkiledi. Sözle fotoğrafları daha ustaca birleştirmek konusunda ilham aldım.
Salondan çıkan herkesin ortak fikri, filmin çok uzun olduğuydu. Tamam, Ceylan'ın tarzı malum ama seyirci açısından korkutucu olmayacak mı bu durum?
Nuri Bilge Ceylan'ın filmleri; sıkıntıyı, kaçınılacak bir kabus olarak değil de, hayatta var olan bir hal, bir duygu biçimi olarak ele alıyor. Dolayısıyla özellikle sıkıyor. O zaman da itiraz edecek hiçbir nokta kalmıyor. Onun da bir bedeli varsa, gişede göze alıyor zaten. İki tür film var bence; bir tanesi eğlendiğin ve tatmin olduğun film. Diğeri de okuduğun film! Yani bir roman okuma sabrı isteyen, bir roman derinliği taşıyan film. Bu film okumayı sevenler için bir şölen.

SAYGIDEĞER KABADAYILIK ?
Ceylan'ın seyirci ortalaması aşağı yukarı belli ama burada Cannes'daki ödül, Yılmaz Erdoğan'ın payı etkiler mi durumu?
O payı biz de göreceğiz... Ben etkili olacağını, diğer filmlerin sayısını aşacağını düşünüyorum.
Buradaki gösterimde de "Umarız böyle kalabalık bir salonu son görüşümüz olmaz" dedi Ceylan...

Elbette biliyor durumu ama orada yaptığı kabadayılık çok saygıdeğer bir şey. İstese, iki makasa bakar iş.

ETİKETLER

0