Mide küçültme ameliyatı hakkında her şey

TÜRKAN HİÇYILMAZ / thicyilmaz@gazetevatan.com |  21 Ekim 2017 Cumartesi - 2:30 | Son Güncelleme : 21 10 2017 - 2:30

35 yaşındaki Özge Şeker’in mide küçültme ameliyatı sonrası yaşamını yitirmesi obezite cerrahisi konusundaki kafa karışıklıklarını yeniden gündeme getirdi. Uzmanlar cerrahi müdahale aşamasının ciddi kriterler tamamlanınca uygulanması gerektiğini vurguluyor.


Özge Şeker’in mide küçültme ameliyatı sonrası yaşamını yitirmesi herkesi sarstı. 35 yaşında  ve 78 kilo birinin ameliyat edilmesi gözleri yeniden çok tartışılan mide küçültme ameliyatlarına çevirdi.

Obezite tüm dünyada bir salgın gibi yayılırken mide küçültme ameliyatları adeta moda haline geldi. Hastanelerin yanı sıra  kliniklerde bile mide küçültme ameliyatları yapılır oldu. Ameliyat fiyatları 10 bin lira ile 50 bin lira arasında geniş bir skalada yer aldığı için kredi kartına taksitle mide küçültme (tüp mide) ameliyatı yapan doktorların kapısında hastalar kuyruk oluşturuyor. 

Yüksek kalorili yiyecekler, düzensiz beslenme ve hareketsiz yaşamın bir sonucu olarak obezleşen insanların sayısı dünyada 2 milyara yaklaştı. Ve bu rakamın 41 milyonun 5 yaşından küçük çocuklar oluşturuyor. Türkiye’de de rakam ürkütücü boyutlarda nüfusumuzun yüzde 63’ü fazla kilolu, obez ya da morbid obez ve üstü. Obezlerin sorunları sadece aşırı kiloları değil, obezite tansiyon, kalp, diyabet gibi birçok hastalığın da gelişmesine neden oluyor.

Obezlerin diyetle kilo verme şansı yüzde 3

Obezite ile savaşta ilk yöntem diyet ve spor ile kilo vermek. Ancak yapılan araştırmalar gösteriyor ki Vücut Kitle İndeksi (VKİ) 35’in üzerinde olan, kolesterol ve hipertansiyon gibi hastalıkları bulunanların diyet ve diğer çözümlerle kilo verme şansları yüzde 3. Yani her 100 obezden 97’si kilo verme konusunda başarısız oluyor. Bu sonuç tabii ki obezleri umutsuzluğa sürüklüyor.

Bu umutsuzluk da obezite cerrahisi ile ilgili birçok tartışmaya neden oluyor. Mide küçültme ameliyatlarının ticari bir meta haline getirildiğini düşünenler kadar bu ameliyatlarla ikinci bir hayata başladığını anlatanlar da var. Uzmanlar ise obezite tedavisinde en etkili yöntemin cerrahi olduğunu savunuyor.

Yapılan ameliyatların yüzde 90’ı mide küçültme

SGK verilerine göre Türkiye’de 2015 yılında yapılan ameliyat sayısı yaklaşık 9 bin 500 kişi. Geçen yıl bu rakam yüzde 15 kadar artarak 11 bin hastaya ulaşmış durumda. Özel hastanelerde yapılan ameliyatlar da bu sayıya dahil edildiğinde 16-17 bin kişinin obezite ameliyatı olduğu tahmin ediliyor. SGK’da yapılan ameliyatların yüzde 90’ını mide küçülme oluşturuyor.

Bu ameliyata tek doktor değil kurul karar vermeli

Hem korkulan hem birçok kişiye umut olan mide küçültme ameliyatlarını Liv Hospital Ulus Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Hasan Altun ile konuştuk. Doç. Dr. Altun da birçok meslektaşı gibi obezite cerrahisinde en önemli şeyin uzman hekim ve donanımlı bir hastane olduğunu vurguluyor.  

Her kilolu insan obezite ameliyatı olabilir mi?

Obezite cerrahisi için başvuran her hastaya ameliyat yapılmaz. Hastanın birtakım kriterleri karşılaması gerekir. Hastanın mutlaka ameliyat dışı yöntemleri bir süre denemiş olmalı; diyet, spor, hareketli yaşam vs... Hasta 18-65 yaş arasında ve anesteziyi kaldırabilecek durumda olmalı. VKİ 40’ın üzerinde  veya VKİ 35-40 arasında ise obeziteye bağlı ek bir hastalığı olması gerekir. Örneğin diyabet, yüksek tansiyon gibi… Veya kişinin VKİ 30-35 arasında ise diyabeti veya metabolik sendromu olmalı. Ayrıca hastada tedavi edilmemiş psikiyatrik bir bozukluk bulunmamalı ve madde veya alkol bağımlısı olmamalı. Bu kriterlere uyan hastalara obezite cerrahisini gerçekleştiriyoruz.

Ameliyata tek başına bir doktor karar verebilir mi?

Hayır. Hastaların obezite cerrahisi olmasına bir kurul karar vermeli. Bu kurulda obezite cerrahı, endokrin uzmanı, kardiyoloji uzmanı, göğüs hastalıkları uzmanı, psikolog veya psikiyatri uzmanı ve diyetisyen bulunmalı. Hasta bu kuruldaki uzmanlar tarafından değerlendirilerek ameliyata uygun olup olmadığına karar veriliyor. Obezite ameliyatı olacak kişilere en önemli uyarımız,  bu ameliyatı deneyimli bir cerrah ve bu konuda en donanımlı hastaneyi tercih etmeleri.

Mide küçültme ameliyatı nedir?

Tüp mide ameliyatı midenin yaklaşık yüzde 75-80’inin çıkarılmasıdır. Sonuçta mide hacmi azalır. Ameliyat olanlar daha az yiyerek doygunluk hisseder. Ayrıca midenin çıkartılan kısmından ‘ghrelin’ denen iştah hormonu salgılanır. Bu hormonun eksilmesi de iştahı azaltır.

Peki bu meliyatı riskli mi?

Bu ameliyat teknolojinin gelişmesi ve doktorların tecrübesinin artmasıyla çok düşük risklerle gerçekleştirilmektedir. Bu ameliyatlarda ölüm riski binde birin altındadır. Sorun çıkma olasılığı yüzde 1’dir. Bu konuda tecrübeli obezite cerrahisi merkezlerinde yapıldığı sürece riskler çok düşüktür.

Ameliyat sonrası kilo verme süreci ne kadar zamanda tamamlanıyor?

Kilo verme 1-1.5 yıl devam etmektedir. En hızlı kilo verme dönemi ilk 6 aydır. Bu ameliyatla hastalar fazla kilolarının ortalama yüzde 75’ini vermektedir.

Operasyondan sonra tekrar kilo alma durumu olabilir mi?

Yüzde 5 hastada kilo verme döneminden sonra 5-10 kg kilo alma görülebilir. Kurallara uyulduğu sürece bu risk çok azdır.

Neden en sık mide küçültme yöntemi uygulanıyor?

Mide küçültme operasyonunun süresi kısa ve daha basit bir ameliyattır. Emilim bozukluğu yapmaz yani bağırsaklarla ilgili bir işlem yapılmaz. Bu yüzden ileride bağırsaklarla ilgili bir sorun yaşanmaz ve hayat boyu bir vitamin ve mineral takviyesi gerekmez. Oldukça başarılı sonuçlar verdiğinden ve yöntemi daha basit olduğundan tercih edilir.

Vücut Kitle İndeksi’niz ne diyor?

30-35 arası birinci sınıf obez

35-40 arası ikinci sınıf obez

40-50 arası morbid obezi

50-60 arası super obez

60’ın üstü süper obez

* VKİ vücut ağırlığının boyun karesine bölünmesi ile hesaplanıyor.