MHP'nin iddialarına sert yanıt

22 Ağustos 2010 Pazar - 11:02 | Son Güncelleme : 22 08 2010 - 11:02

Bu şerefsizliğin hesabını verecekler


Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Bizim dört kez bunlarla (terör örgütü) bir araya oturduğumuzu söyleme şerefsizliğini yapanlar bu alçakça iftirada bulunanlar, bunun hesabını her yerde vereceklerdir" dedi.

Başbakan Erdoğan, muhalefetin MHP’nin ‘PKK ile masaya oturuldu’ iddialarına öfkeyle cevap verdi: “Bizim dört kez bunlarla bir araya oturduğumuzu söyleme şerefsizliğini yapanlar, bu alçakça iftirada bulunanlar, bunun hesabını her yerde vereceklerdir”

Başbakan Erdoğan Kayseri'de
Foto galeri için tıklayın


Başbakan Erdoğan dün partisinin Kayseri mitinginde vatandaşlardan referandumda evet oyu vermesini istedi. Erdoğan’ın konuşmasının ana ekseninde ise hükümetin PKK ile görüştüğü iddialarında bulunan MHP ve CHP vardı. Erdoğan bu iddialara çok ağır bir üslupla cevap verdi:

BANA İNANMIYORLAR: ‘Terör örgütüyle mücadele edeceğiz’ dedik. CHP, hiçbir zaman terörle mücadelede yanımızda yer almadı. Şimdi bir yalan daha uydurdular. Terör örgütünün liderlerinden bir tanesi çıkıyor, bir şey söylüyor. CHP’nin, MHP’nin genel başkanı da onların yandaşları da ona inanıyor, gelip de bu ülkenin Başbakanı’nın, bir partinin genel başkanının söylediğine inanmıyor.



KANDİL’LE AYNI CEPHE: Parlamento içinde bunların terör örgütü olarak ne olduğunu anlatan liderlerden bir tanesi de ben oldum. Bakın şimdi de hayır cephesinde kimler bir arada CHP, MHP, BDP, Türkiye Komünist Partisi, İşçi Partisi, YARSAV hepsi bir arada. Bu cephede başka destek kıtaları olarak kimler var? Kandil Dağı var. ’Oylamaya katılmayacağız’ diyenler kimler? Hayır cephesi.

İFTİRA: Bizim dört kez bunlarla bir araya oturduğumuzu söyleme şerefsizliğini yapanlar bu alçakça iftirada bulunanlar, bunun hesabını her yerde vereceklerdir. Bugüne kadar AK Parti iktidarı olarak terör örgütüyle hiçbir zaman masaya oturmadık, oturmayacağız da. Bizim felsefemizde, anlayışımızda böyle bir şey olamaz.

NEDEN İDAM ETMEDİN: Kendileri aynaya baksınlar. Terörist başını MHP, DSP, ANAP’a kim teslim etti? Onu idam etmeme sözünü kim verdi? Sayın Bahçeli, DSP, ANAP verdi. DSP, MHP, ANAP iktidarı döneminde Başbakan Bülent Ecevit, terör örgütü liderini neden idam edemediklerini açıkladıktan sonra Devlet Bahçeli’nin bir gazetecinin “neden idam etmediniz” şeklindeki bir sorusuna “Sayın Başbakan gerekli açıklamaları yaptı, benim söyleyecek bir şeyim yok” cevabını verdi.



KANDİL SUFLE VERİYOR: Terör örgütü yol kesip, vatandaşları tehdit ederek, “hayır” oyu verilmesi yönünde propaganda yapıyor. CHP, MHP ve BDP de meydanlarda terör örgütü ile aynı sloganı tekrarladı. Terör örgütü ve uzantıları silahla yapamadıklarını fitne ile yapma peşindeler. Meclis’te milletin iradesinin gereğini yerine getirip, oy kullanmaya elleri varmayanlar, şimdi teröristin fitnesine 4 elle sarılmak suretiyle... Terör örgütü Kandil’den ses veriyor, sufle veriyor bunlar meydanlarda... CHP, MHP, BDP toplantı salonlarında aynı doğrultuda nutuk atıyorlar. Terör örgütü Kandil’den konuşuyor, CHP, MHP, BDP Ankara’da onun hopörleri oluyor.

SİLİVRİ’Yİ GÖRÜYORSUNUZ: Silivri’deki iddianamelerde kimlerin kimlerle işbirliği tuttuğunu görüyorsunuz, Dörtyol’daki alçakça saldırıda kimlerin kimlerle işbirliği yaptığını gördünüz değil mi? Halk oylaması sürecinde kimlerin kimlerle işbirliği yaptığını gördünüz.

RAHATSIZ OLDULAR: Şunu bilin Tayyip Erdoğan’ın başında olduğu hiçbir hükümet terör örgütüyle masaya oturmamıştır, oturmayacaktır. Biz bugüne kadar ne aldatan olduk ne de aldanan olduk. Terör örgütlerinin avukatı olmadık, ama CHP Silivri’de avukatlık yapmaya devam ediyor. Biz milletin avukatı olduk. Karanlık senaryoları deşifre edeceğiz dedik, deşifre de ettik. Rahatsız oldular. Kirli tezgahları bozacağız dedik, tedirgin oldular.

ARKA BAHÇE: Hukukta kapalı devre, kast sistemini görüyorsunuz. Hukuku, adaleti nasıl birilerinin arka bahçesi haline getirdiklerini görüyorsunuz. Şimdi hukuk milletin ön bahçesi oluyor, kast sistemi, kapalı devre sistemi son buluyor. Bunu hazmedemiyorlar, artık milletin dediği olacak, bunu hazmedemiyorlar. Son Milli Güvenlik Kurulu toplantısından terörizmle mücadelenin amansız şekilde devam edeceği yönünde çok önemli bir karar çıktı. Bizim bundan taviz vermemiz mümkün değil, sonuna kadar mücadeleyi sürdüreceğiz.

‘Muhalefet terörden medet umar hale geldi’

Muhalefetin PKK ile pazarlık yapıldığı yönündeki açıklamalarına karşı AKP’den ikinci kez yalanlama açıklaması geldi. AKP’nin resmi internet sitesinden, Medya ve Tanıtım Başkanlığı imzasıyla yayımlanan açıklama şöyle:
“19 Ağustos 2010 tarihli basın açıklamamızda muhalefetin PKK kaynaklarına dayalı olarak, terör örgütü ve elebaşısı ile müzakereler yapıldığı ve anlaşmaya varıldığı yönündeki iddiaları kesin olarak reddedilmiş, bu yönde yapılan ve yapılmakta olan spekülasyonların muhalefetin ve terör örgütünün halk oylamasını olumsuz yönde etkileme gayretlerinden ibaret olduğu belirtilmiştir. Partimiz, hükümet mensuplarımız ve bizzat Başbakanımız tarafından yapılan yalanlama açıklamalarına rağmen üzülerek görüyoruz ki muhalefet, iftira ve çamur atma siyasetine devam etmektedir. Hal böyle olunca aşağıdaki soruların ve tespitlerin halkımızla paylaşılmasında yarar görüyoruz:

* Ne zamandan beri terör örgütü elebaşlarının açıklamaları, bazı muhalefet partilerinin liderleri tarafından sorgulanmadan doğru kabul edilmektedir.

* Başbakan’a inanmak yerine terör elebaşlarına inanmak ve bunun üzerine söylemler geliştirmek hangi sorumlu siyaset anlayışıyla bağdaşmaktadır? Terör örgütünün kendisini meşrulaştırmak için her vesileyle muhatap alınması gerektiği yönündeki taleplerine veya muhatap alındıklarına dair beyanlarına bazı muhalefet partilerinin itibar etmesi örgütün ekmeğine yağ sürmüyor mu? Söz konusu beyanlara itibar edenler bilmeyerek de olsa PKK’nın psikolojik propagandasına alet olmuyorlar mı?

* Güvenlik güçlerimiz şehit olunca, terör örgütü yerine hükümeti suçlayanlar, bu sefer örgüt kendince geliştirdiği bir stratejinin gereği olarak eylemsizlik kararı alınca, bunu hükümetle yapılan bir pazarlığa bağlayarak yine AK Parti hükümetini suçluyorsa bunu iz’anla izah etmek mümkün müdür?

ETİKETLER

0