MHP lideri Devlet Bahçeli'den kritik açıklama: Oyunları deşifre oldu!

AA |  23 Şubat 2021 Salı - 10:45 | Son Güncelleme : 23 02 2021 - 12:45

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM’de partisinin grup toplantısında konuştu.
Bahçeli, "Boğaziçi Üniversitesi'nde yeşeren olaylar Türk gençliği üzerinde oynanan oyunları yeniden deşifre etmiştir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk, "genç fikirler demek, gerçek fikirler demektir" sözüyle görüşümüzü doğrulamaktadır. Biz kuşakları X, Y, Z ile ele almıyoruz. Bu ayrımın alfabenin diğer harflerine kadar ulaşacağını, buradan da sonuç çıkmayacağını görüyoruz." dedi.


MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Biz kuşakları X, Y, Z  kategorisiyle ele almıyor, bu şekilde analiz etmiyoruz. Çünkü bu ayrımın  alfabenin diğer harflerine kadar ulaşacağını, buradan da bir sonuç çıkmayacağını  düşünüyoruz. Milleti bir görüyor, adına Türk milleti diyoruz." dedi. 
 
Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, son  1,5 aydır yaşanan gerilim dolu hadiseleri baz alarak, bugün yalnızca Türk  gençliği üzerine konuşmak, dertleşmek ve görüşleri açıklamak arzusunda olduğunu  söyledi.
 
Hararet düzeyi yüksek siyasi gündem konuları içinde olması gerektiği  kadar temas edilmeyen mühim meselelerin ve toplum kesimlerin bulunduğunun sarih  bir gerçek olduğunu dile getiren Bahçeli, bu kapsamda siyaset kurumunun  teferruatlı bir özeleştiri yapmasının, ahlaki sorumluluğu olduğunu ifade  etti.
 
"Geleceği planlamayı ihmal edenlerin, başkalarının planlarında  yalnızca bir nesne, yalnızca etkisiz bir eleman olurlar." diyen Bahçeli, dünün  mahsulü nasıl bugünse, geleceğin de cümle kapısının, şuurla temellenen bugün  telakkisi olduğunu belirtti.
 
Bahçeli, "Gelecek demek var olmak, hayata tutunma iddiası demektir.  Geleneği ile geleceği arasında bağ kuramayan toplumların hazin ve hüsran dolu  sonlarına tarih ibretle şahitlik etmektedir. Elbette ne geçmişimizi unutma  lüksümüz ne de geleceğimizi ihmal etme hakkımız vardır." diye konuştu.
 
"Biz kuşakları X, Y, Z kategorisiyle ele almıyoruz"
Boğaziçi Üniversitesi'nde 4 Ocak 2021'den itibaren yeşeren muzır  olayların, Türk gençliği üzerinde oynanan oyunları, geniş çaplı istismar  kampanyalarını yeniden ve tüm çıplaklığıyla deşifre ettiğini ifade eden Bahçeli,  "Gençlik; gelecek ümidi, gelecek iradesi, geleceğin gerçeğidir." dedi.
 
Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün, "Genç fikirler demek, gerçek fikirler  demektir." sözüyle bu görüşü doğruladığını hatırlatan Bahçeli, şöyle konuştu:
"Biz kuşakları X, Y, Z kategorisiyle ele almıyor, bu şekilde analiz  etmiyoruz. Çünkü bu ayrımın alfabenin diğer harflerine kadar ulaşacağını, buradan  da bir sonuç çıkmayacağını düşünüyoruz. Milleti bir görüyor, adına Türk milleti  diyoruz. Gençliği bir değerlendiriyor, müstesna unvanına Türk gençliği diyoruz.  Yaratılan her insan bizim için hürmete layıktır. Ve hepsi Cenabı Allah'ın eşsiz  bir emanetidir. Geleceğimizden tasarruf yapamayacağımıza göre, gençlikten taviz  vermemiz, onlara kulak tıkamamız, onları hayatın kaotik şartlarında sahipsiz  bırakmamız kuşku yok ki söz konusu olamayacaktır. Düşüncesi, siyasi ve ideolojik  aidiyeti ne olursa olsun, evvel emirde söylemek isterim ki Türk gençliği bizim  has bahçemiz, parlak yüzümüz, muazzam hazinemizdir."
 
Bahçeli, büyük düşünür Farabi'nin, bilmenin, bir usta edasıyla hayata  şekil vermek olduğuna vurgu yaptığını, merhum Nurettin Topçu'nun, "Var Olmak"  isimli eserinde de "Bilen kendi varlığından yukarılara tırmanan insandır."  dediğini anımsatarak, şöyle devam etti:
"Bizim ne kadar tırmanacağımız başka bir tartışma konusuysa da, biz  Türk gençliğinin ruh kökünü, asaletle yoğurulan hamurunu, yüreğinde kopan  fırtınalı sahilleri kendimizi bildiğimiz kadar iyi biliyor ve içselleştiriyoruz.  Hiç ayırt etmeksizin, hiçbir fark gözetmeksizin, her genç kardeşime elimi  uzatıyor, alayını birden hasretle kucaklıyorum. Onlar bizim her şeyimizdir ne oy  kaygısına ne siyasi tartışmalara ne de basit çıkar hesaplarına hapsedilemeyecek  mümtaz değerlerimizdir. Gençlik hür istikbalimizin mimarı, mihmandarı, mirasçısı,  mihrabıdır. Merhum Necip Fazıl'ın dediği gibi, 'Zaman bendedir ve mekan bana  emanettir.' şuurunda bir gençliktir Türk gençliği. 'Kim var?' diye sorulduğunda,  sağına/soluna bakmadan, fert fert 'Ben varım.' diyebilen haykırışın ta kendisidir  Türk gençliği. Gözümüze nasıl bakıyorsak onlara da öyle bakmalıyız."
 
"Genç kardeşlerimin üzerinde hesap yapan çakal suretlerini  görüyoruz"
Sağlam bir kafaya, imanlı bir kalbe, çalışan ve çalışkan bir kola  sahip bir gençliğin, üstesinden gelemeyeceği hiçbir zorluğun olmadığını,  olmayacağını vurgulayan Bahçeli, "Diri umutlarımızı Türk gençliğiyle  örtüştürdük.Onlar sayesinde milli hedeflerimizin daha yükseklere çıkarılması  hatta ulaşılması için bu zaman diliminde, cari imkanlarımız nispetinde üzerimize  düşen görevleri yerine getirmenin heyecanıyla dolduk. Genç kardeşlerimin üzerinde  hesap yapan çakal suretlerini görüyor, emellerini yakından tanıyor ve takip  ediyoruz." diye konuştu.
 
Türkiye'de, 15-24 yaş grubunda yaklaşık 13 milyon kişinin bulunduğunu,  nüfusun yüzde 15,6'sının gençlerden müteşekkil olduğunu bildiren Bahçeli,  Türkiye'nin genç nüfus oranının, AB ülkelerinin genç nüfus oranlarından çok daha  fazla olduğuna dikkati çekti.
 
Bahçeli, bu tablonun esasen potansiyel, mukayeseli ve Türkiye'nin  stratejik gücünün apaçık delili olduğuna işaret ederek, "Türk gençliğinin aklını  bulandırmaya, arayışlarını budamaya, duruşunu bozmaya, geleceğini karartmaya  çalışan iç ve dış mihrakların ana gayesi bu güçten çekinmelerinden dolayıdır.  Günleri aylara, ayları yıllara bağlayan zaman tüneline ışık tutulursa, akla gem  vurup duyguların dizginlerini serbest bırakmanın sarsıcı sonuçları hemen  görülecektir." dedi.
 
Büyük Türk düşünürü Yusuf Has Hacib'in, "Aklın kıymetini yine akıllı  bilir." sözüyle akla ve aklını kullananlara karşılıklı vurgu yaptığını hatırlatan  Bahçeli, şunları söyledi:
"Can alıcı nokta, her hareketi aklın imbiğinden geçiren/geçirebilecek  ihtiyatlı ve itidalli bir iradeyi tecessüm ettirmektir. Çok şükür, Türk gençliği  bu iradenin bizatihi faik ve fazıl tarafıdır. Hayatın olağan ilerleyişinde her  birimizin karşısına zorluklar çıkabilir, sıkıntılar doğabilir hatta ızdırıplar  sökün edebilir fakat aziz Atatürk'ün dediği gibi, muhtaç olduğumuz kudret  damarlarımızdaki asil kanda saklı olduğu müddetçe gündüzümüzü geceye, baharımızı  kışa, hayallerimizi hüsrana hiç kimse döndüremez, döndürmeye de solukları yetmez.  Nasıl ki istiridye zoru görmeden inci yapamazsa zorlukları yenmeden de irademiz  sivrilemeyecektir. Bilinsin ki teminatımız ve tesellimiz Türk gençliğidir."
 
Tarihin hiçbir döneminde esir bir vicdan ile kutlu emanetlerin  taşındığının görülmediğini hatırlatan Bahçeli, "Bu sebeple gençliğimizi esir  etmek için kuyruğa girenlere katiyen izin vermeyeceğiz." dedi.
 
"Üniversite kapılarındaki eylemlerde kaybedecek tek bir gencimiz  dahi yok"
Cenap Şehabettin'nin, "Kalp kalbe sığdı mı göz gözü kusurlu görmez."  sözünü anımsatan Bahçeli, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Bizim kalbimizde her gencimize yer vardır, bizim sevgimiz hepsini  sarıp sarmalamaya kafi gelecektir. Biz gençlerimizin göz bebeklerinde derin  teessür uçurumları görmek istemiyoruz. Onun bunun şiddet aparatı olmalarına  tahammül edemiyoruz. Ölüm döşeğine düşmüş bir uygarlığın korkudan kasılmasına  benzer şekilde, herhangi bir kaygıya kapılmalarını aklımızın ucuna bile  getirmiyoruz. Yıkım gündelikçileri, mukallit aydınlar, kimliksiz siyasetçiler,  terör örgütlerine taşeronluk yapan köksüzler, aslanı kediye boğdurmak için el  ovuşturan vatansızlar, gençliğe musallat olan cinayet ve suç şebekeleri şunu iyi  bilsinler ki bizim ne dağa gönderecek ne hücre evine yollayacak ne üniversite  kapılarındaki eylemlerde kaybedecek ne de sokak aralarında molotof fırlatacak tek  bir gencimiz, tek bir evladımız, tek bir fidanımız dahi yoktur. Devşirdikleri  kişilerin eline silah tutuşturanlar, militan açığını bu yolla takviye etmek için  üniversitelere tezgah kuranlar bunun bedelini ağır ve acıklı şekilde  ödemelidir.
 
Unutmayalım ki düşmanın en büyük hilesi dost görünüşüdür. Belirsizliği  kuşatan sis bulutu dağılıp pişmanlık duygusu sahnedeki yerini almaya  başladığında; kandırılan, aldatılan, aklı kiralanan, nihayetinde hayatı sönen  gençlerimizin müteessir ve muhtaç hallerine en başta anaları ve babaları  kahrolacak, toplumumuz da bundan ciddi düzeylerde zarar görecektir.Türk  gençliği uyanık ve dikkatli bir şuura, devletine ve milletine karşı sadakat ve  sorumluluğa, ailesine ve arkadaşlarına karşı müşfik ve saygılı bir üsluba sahiptir. Bunun aksi istikametinde tavır ve tutum alanlar da kandan ve candan  nemalanan vampirlerdir."
 
Boğaziçi Üniversitesindeki her gelişmenin açıkça çarpıtıldığını,  gençliğin kabına sığmaz niteliğinin hain çevreler tarafından kullanılmak  istendiğini ifade etti.
 
Bu işin içinde ne yazık ki bazı siyasi partilerin de yer aldığını dile  getiren Bahçeli, "Kendi evlatlarına el bebek gül bebek muamelesi yapan,  başkalarının evlatlarını siyasal ihtirasları için kavgaya yönlendirenler zilletin  dipsiz çukuruna düşen sorumsuz ve kirli zihniyetlerdir. Bu çürük ve günahkar  zihniyet failleri, büyük bir tezat ve ikilik içine gömülü halde olduklarından  dolayı sürekli bocalıyorlar. Hiçbiri sırtında taşıdığı ve muhafazaya mecbur  olduğu mevki veya paye ile ahenk içinde yaşamıyor. Kafaları zeka itibariyle  olsun, vatan sevgileri itibariyle olsun, hakikaten merhamete muhtaçtır.  Şahsiyetleri kırpıntı bohçası gibidir. Üstelik her şeyleri de iğretidir. CHP’den  tutun İP’e kadar, HDP’den tutun diğerlerine kadar çirkin manzara aynısıyla bunu  göstermektedir." dedi.
 
Gençlere "Şahsiyetinizi kazanın, kazandıysanız sağlamlaştırın,  faziletlerinizi kemale eriştirin, kendinizi yetiştirin, mensubiyet bilincinizi  her daim müdafaa etmeyi göze alın. Zira cisminizle değil ruhunuzla insan  olacağınızı lütfen aklınızdan çıkarmayın. Bunun için de her yaptığınız işe  inanın, bağlanın, daha doğrusu yüreklerinizde hissedin." tavsiyesinde bulunan  Bahçeli, "Hepimiz genç olduk, bundan mütevellit hatalarımız, heyecanlarımız,  zaman zaman hezeyanlarımız, bazen de hesabını yapamadığımız hayal kırıklarımız  oldu. İnsanız, beşeriz, haliyle şaşmak bize özgüdür. Kanın damarlarda hızlı  aktığı çağlarımızda dünyaya kafa tutacak, hatta baştan ayağa değiştirmeye  teşebbüs edecek bir cüretin müdavimi ve misafiriydik." diye konuştu.
 
Yeri geldi yılgınlığın tozunu yuttuklarını, görüş mesafesinin  azaldığını, yeri geldi çılgınlığın tomurcuklanmasıyla yürüdüklerini dile getiren  Bahçeli, "Ancak niyetimiz halisti, düşüncemiz harbiydi, fikriyatımız hasbiydi,  akıbetimiz çok şükür hayır oldu, harcı da haysiyetle karıldı. Hayatın belli bir  aşamasından sonra bazı aksiliklerin, bazı eksikliklerin telafisi çok  müşkülatlıdır, bir bakarsınız önünüzde sadece geçmişinizin derinlere işlemiş  silik izlerinden, bulanık hatıralarından başka bir şey bulamazsınız. İhtimaldir  ki her şey için çok geç kalınmıştır. Böyle bir açmaza sürüklenmemek için hayatın  erken dönemlerinde yapılması gereken ödevler, yerine getirilmesi gereken bireysel  ve toplumsal görevler vardır ve bellidir." değerlendirmesinde bulundu.
 
"Hiç birinizi kaybedemeyiz"
Türk gençliğinin fıtratı gereğince zeki, çalışkan, basiretli,  devletine ve milletine sorumluluk duyan bir vicdan cevherine sahip olduğunu  belirten Bahçeli, "Bu yüzden yozlaşmış akımlar, yasa dışı örgütler, terörizmin  ajanları, emperyalizmin maşaları, marjinal çevreler, organize suç şebekeleri  gençlerin peşindedir, kafeslemenin emelindedir." dedi. Bahçeli, şöyle devam etti:
"Sevgili gençler, hiçbirinizi kaybedemeyiz. Hiçbirinizin hayatını  tesadüflerin akıntısına teslim edemeyiz. Öfkeniz olabilir, kızgınlığınız  olabilir, kızdıklarınız olabilir, tepkileriniz sivri olabilir, itirazlarınız  sinirli olabilir, fakat sizler bizim için, milletimiz için, istikbal ve istiklal  haklarımız için paha biçilemez öneme sahipsiniz. Analarınız, sizleri ne  zorluklarla büyüttü, mutlaka biliyorsunuz. Babalarınız, yemedi yedirdi, içmedi  içirdi, giymedi giydirdi, en iyi sizler farkındasınız. Kıt kanaat imkanlarla  okuduğunuz okulları bitirmenin gayesindesiniz, belki bir sevdiğiniz var  açılamıyorsunuz, bir işim olsun diyorsunuz, bir yuva kurmanın telaşındasınız,  hayatınızı kurtarmanın çabasındasınız. Bunların hepsi helali hakkınız olan makul  ve mantıklı insani hallerdir. Biz de bu çağlardan geçtik, ne yaşamışsanız  benzerlerini az çok yaşadık. Bir anlık öfkeyle bir ömrü heba etmeyin. Direnmeyi  zalimlere, Türkiye düşmanlarına karşı yapın. Analarınızın gözyaşlarını akıtmayın.  Babalarınızın ahını almayın. Terör örgütlerinin istismarlarına aldanmayın. Siz  Türk gençliğisiniz, siz geleceğin büyük Türk milletinin, büyük Türkiye’sinin  siyasetçileri, milletvekilleri, devlet adamları, işadamları, akademisyenleri,  bürokratları, esnafları, girişimcileri, dahası anneleri ve babalarısınız. Gelin,  yanlış bir tercihin içinde olan varsa dönsün. Gönül gözüyle gelişmeleri izlesin,  gençlik üzerinde kumar oynayanları görsün. Kavgaya çağırana değil, kitap okumaya  çağırana koşsun. Diyeceğiniz ne varsa söyleyin çözelim ama üniversite kapılarında  terör örgütlerinin dolduruşuna gelmeyin, buna müsaade etmeyin. Sizin yeriniz kapı  değil, içeridir, amfilerdir, hocalarınızın dizinin dibi, analarınızın hayır  dualarıdır."
 
"Eyvah gençliğim dememek için..."
Dijital çağın, siyasi coğrafyası olmayan, yerçekimsiz bir ortam  yarattığını belirten Bahçeli, bu ortamın millet ve gençler için hem fırsat hem de  riskler barındırdığını anlattı. 2020 yılında internete bağlı cihazların sayısı 35  milyarı aştığını söyleyen Devlet Bahçeli, "Türk gençliği mizahi aklıyla, kavrayış  gücüyle, çakmak çakmak çakan gözleriyle Endüstri 4.0’ün gereğini ne kadar  yapıyor? Hatta Endüstri 5.0 ve 6.0’ya hazırlık içinde mi?" diye sordu.
 
21’inci yüzyılın bir değişim ve dönüşüm çağı olmasının, toplumsal  krizleri, politik çözülmeleri, duygusal iniş ve çıkışları sıradan hale  getirdiğini vurgulayan Bahçeli, "Eyvah gençliğim dememek için, tüm kardeşlerimi  ziyana değil, ziya içinde yaşamaya, Türkiye’ye sahip çıkmaya; huzur, barış, refah  ve mutluluk içinde var olmaya çağırıyorum. Bu çağrı dürüst, temiz, hilesiz ve  hesapsız bir çağrıdır. Bu çağrı birliğe, beraberliğe ve hep birlikte dirliğe  çağrıdır. Bu çağrı tarihin, talihin, milletin, haklıdan yana duruşun çağrısıdır.  Geçmişte yeterince bedel ödedik, yenilerini ödemeyelim çağrısıdır." dedi.
 
"Gençlerimizi muhabbetle kucaklıyorum"
Özgürlüğün manevi ve hukuki bir hak olduğuna işaret eden Bahçeli,  şunları kaydetti:
"Türk gençliğinden bunun esirgenmesi eşyanın tabiatına aykırıdır.  Elbette hiç kimsenin lütfunu istemiyoruz, bağımsızlığımıza da gölge düşürülmesine  göz yummuyoruz, yummayacağız. Türk gençliği hiçbir şiddet ve şirret emele boyun  eğmemelidir, çünkü onların onuru onurumuz, itibarları itibarımız, güvenlikleri  güvencemizdir. Bununla birlikte devletine ve milletine tuzak kuran iç ve dış  işgal cephesinin zalim senaryolarını da sabır ve cesaretle bozmak için  gençlerimiz her zaman hazırda beklemelidir. Türk gençliği, vatanına ve milletine  inanıyor ve iddiayla söylüyorum ki her şeyiyle sahip çıkacaktır. Gençliğimizi  doymak ve kanmak bilmeyen hırslarına alet etmeyi hedefleyenlerle mücadelemiz de  sonuna kadar sürecektir. Türk gençliğini çok seviyoruz. Her şeyin en güzeline  layık olduklarına inanıyoruz. İmanlı, bayrak, vatan ve millet sevgisiyle  bezenmiş, taassuptan uzaklaşmış, tahriklere yüzünü dönmüş, küçüğünü büyüğünü  bilen, milli seciyesiyle gururlanan, hadiselerin akışına milli ve yerli bakabilen  Türk gençliği irfan sancağımız, istiklal zırhımızdır. Bu irfan sancağı da  düşüncenin bütün kutuplarını potasında eritecektir. Çok şükür beklediğimiz an  yaklaşmış, Cumhuriyet’in yüzüncü yıl dönümü olan 2023 görünmüştür. Türk gençliği  bu süreçte Türkiye’nin ve Türk milletinin ümit aşısı, bariz gücüdür. Bu vesileyle  bütün gençlerimizi muhabbetle kucaklıyor, tertemiz alınlarından öpüyorum. Türk  gençliği heves değil nefestir, hem bizim, hem analarının, hem babalarının  canlarıdır, cananlarıdır, can beraberleridir, ciğerpareleridir. Onları uçuruma  çekmek için kuyrukta bekleyen alçaklara en kalıcı, en okkalı cevabı da gene Türk  gençliği verecektir."