MHP Lideri Bahçeli: 31 Mart uçurumdan önceki son çıkıştır!

23 Mart 2019 Cumartesi - 14:36 | Son Güncelleme : 24 03 2019 - 0:08

AK Parti ile MHP’nin ikinci ortak mitinginde konuşan MHP Lideri Devlet Bahçeli, "31 Mart seçimleri Ankara için uçurumdan önceki son çıkıştır. 8 gün sonra ya beka diyeceğiz ya belaya boyun eğeceğiz. Ya yurdum diyeceğiz ya yutulmaya razı geleceğiz" dedi.


MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli Atatürk Kültür Merkezi Hipodrom Alanı’nda düzenlenen Cumhur İttifakı Ankara mitinginde konuştu. Bahçeli konuşmasında CHP Ankara Büyükşehir Belediye başkan adayı Mansur Yavaş'ı eleştirerek, "Eski ülkücüymüş, MHP’liymiş. Bunların hepsi masal, hepsi fasa fisodur. Ya ülkücüsündür ya değilsindir. Arası yoktur ortası yoktur" dedi.
 
Bahçeli, AKM Hipodrom'da düzenlenen Cumhur İttifakı'nın Büyük Ankara Mitingi'nde yaptığı konuşmada, "31 Mart 2019'da yapılacak mahalli idareler seçimlerine 8 gün kala Cumhur İttifakı olarak başkentimizin huzurundayız. Cumhur kadar haysiyetliyiz, Cumhuriyet kadar haşmetliyiz. Biz Türk milletiyiz, biz Cumhur İttifakı'yız." ifadesini kullandı.
 
Ankara'nın özlemleri ve gelecek hayalleri bulunduğunu belirten Bahçeli, sözlerine şöyle devam etti: 
"31 Mart seçimleri Ankara için uçurumdan önceki son çıkıştır. 31 Mart seçimleri Türkiye'nin cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin geçişinden sonraki ilk mahalli idareler seçimidir. 24 Haziran Cumhurbaşkanı ve Milletvekili Genel Seçimleri'nden 281 gün sonra aziz milletimiz sandık başına gitmektedir. 8 gün sonra yalnızca belediye başkanı seçmeyeceğiz, belediye meclis üyesi, köy ve mahalle muhtarı belirlemeyeceğiz. Bunların önünde ve üstünde milli bekamızın, Ankara'nın tarihsel ve egemenlik haklarının teyidini ve tescilini yapacağız."
 
 
 
Bahçeli, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin kökleşmesine, Cumhuriyetin 100'üncü yıl dönümünün inşa ve ihyasına güçlü bir destek
vereceklerini bildirdi.
 
İstikrarı temellendirilmiş, siyasi gerilimleri en aza indirilmiş, toplumsal huzur ve normalleşmesi sağlanmış bir Türkiye'ye geçiş yapılacağına işaret eden Bahçeli, yeni hükümet sistemiyle uyumlu olmasının beka düzeyinde önemli olan yerel yönetimlerin halkın tercihiyle güvenceye kavuşturulacağını vurguladı. 
Bahçeli, 31 Mart seçimlerinin Ankara'nın önünü kesmeye azmetmişlerle, önünü açmaya yemin etmişlerin seçimi olduğunu kaydetti.
 
Bu seçimlerin yalanla doğru, sahtekarlıkla sadakat, terör sevicilerle Türkiye sevdalıları arasında yapılacak en kritik seçim olacağına işaret eden Bahçeli, şöyle konuştu: 
"8 gün sonra ya beka diyeceğiz ya belaya boyun eğeceğiz. Ya yurdum diyeceğiz ya da yutulmaya razı geleceğiz. Cumhur İttifakı, milli var oluşumuzun hizmetkarıdır, milli onurun güveni, milli ömrün güvencesidir. Buna karşılık zillet ittifakı kumpastır, komplodur, karanlıktır, kaostur, kavgadır, kargaşa güvertesidir. Ankara dün zilleti reddetti, cumhuriyetin zirvesine yükseldi, dün rezaleti defetti Türkiye'nin haklı gururu sayesinde tırmandı. İnancım odur ki yine başaracak, yeniden bir tarih yazacaktır. Cumhur İttifakı olarak buna and içtik."
 
Bahçeli, Cumhur İttifakı'nın Ankara Büyükşehir Belediye Başkan adayının Mehmet Özhaseki olduğunu anımsatarak, MHP'nin bütün teşkilatlarıyla Özhaseki'nin destekçisi olduğunu vurguladı.
 
 
''Ankaralı zilletin yanında milli duruşunu ispatlayacak"
 
Hiç gevşemeden, hiçbir akıl çelici ve istismarcı söze kulak vermeden Cumhur İttifakı'nın zaferine inandıklarını ve bunun için adeta seferber olduklarını anlatan Bahçeli, "Biliniz ki Ankara Türkiye'nin özetidir, öz güvenidir, öz değeridir. Ankara, Türk milletinin ta kendisidir." dedi.
 
Devlet Bahçeli, hiçbir siyasi devşirmenin Ankara'yı tapulu malı gibi görmemesi gerektiğine değinerek, şunları söyledi: 
"Sayın Özhaseki, milletimizin ve Ankara'nın güzide bir mensubu ve evladıdır. Aksini iddia edenler başkentimizin hatırasına, milli birliğin hamuruna, bölücü ve fitne aşılamaya gayret eden namertlerdir. Ankaralı yiğittir, adamlığa sırt dönen namertlerle, geçmişine yüz çeviren nankörlerle işi olamaz. Ankaralı sözünün eridir, özü talan, yalan kişilerle bir araya gelemez, bunlarla bir gelecek göremez. Ankara'ya bakan, Ankara'yı kavrayan her vicdan sahibi milli bekamızın hayati önemini idrak ve ifade edecektir. Sandık başına giden her sağduyulu kardeşim, 15 Temmuz'da tepemizden atılan bombaları, yağdırılan kurşunları ve FETÖ işgal teşebbüsünü hatırından çıkarmayacak, kararını buna göre verecektir. Her Ankaralı, zilletin yanında hizalanmış, ekonomik tetikçilerin, döviz baronlarının yeniden başlayan operasyonlarını, iç ve dış saldırıları dikkate alıp milli duruşunu ispatlayacaktır. Bunun için dürüst bir mizaç, düzgün bir meşrep, milli ve dirayetli bir müktesebat yeterlidir."
 
 
"Türk milleti bunu asla kabul edemez"
 
Beka sorunu yok demenin, milli mücadeleyi unutturmak demek olduğunu vurgulayan Bahçeli, "Beka sorunu yok demek, Türklerin Anadolu'dan nihai olarak çıkarılmasını projelendiren tarihi şark meselesine göz yummak demektir. Beka sorunu yok demek, Ankara'nın başkent olarak tarih sahnesine çıktığı sürecin kesilmesi demektir. Beka sorunu yok demek, hak ile batılın, haç ile hilalin, iman ile küfrün, millet ile zilletin tarihi mücadelesini unutmak demektir." diye konuştu.
 
"Tehdit açıktır, karşımızdaki seçenek bellidir. Ya bu topraklar üzerinde yaşayan Türk milleti bir ve bütün tutulacak ya da acıklı ve kanlı şekilde bölünüp parçalanacaktır." ifadelerini kullanan Bahçeli, konuşmasına şöyle devam etti: 
"Kısaca bekaya dudak bükmek mahsurludur, sakattır, çok tehlikelidir. 31 Mart beka seçimi değil, belediye seçimidir, beka sorunumuz da yoktur' diyen gafiller, bize ne söylemeye çalışıyorlar? Bu zillete kucak açanlar, muhterem ecdadımızın yüzüne yarın nasıl bakacaklar? Ne anlatacaklar, hangi bahaneleri ileri sürecekler? Gafletteydik, görmedik, bilmedik, düşünmedik mi diyecekler? Oy peşindeydik, günü kurtarmaya çalışıyorduk mu diyecekler? Pazarlıklar böyleydi, arkamızdan itiyorlardı mı diyecekler? Çaresiz kaldık, tutsak alındık, boynumuzu eğdik mi diyecekler?  Yolu karanlığa çıkan, rotası meçhule sapan, felaketlere kılavuzluk yapan zillet ittifakı Mehmetçik'e kurşun sıkan hainlerle, sözde Kürdistan hatırlatması yapan siyasi bölücülerle iş birliğini tarihe nasıl anlatacak? Bunun vebalini nasıl üstlenecek? Zillet ittifakının ortakları bunun hesabını iki cihanda nasıl verecekler? Hayır, Türk milleti bunu asla kabul edemez, Ankaralı kardeşim bu ihanete yenilmez, bu ihaneti yemez, yutmaz. Mezhebi, kökeni, yöresi ne olursa olsun hiçbir kardeşim buna razı olmaz."
 
 
 
"Cesaretiniz varsa kimlerle yan yana yürüdüğünüzü açıklayın"
 
Bahçeli, Türkiye'nin bir ve bütün olduğunu, Ankara'nın aşılmaz kale gibi yükseleceğini ve bu oyuna gelmeyeceğine işaret etti. 
Ankaralıların, kardeşliğine, birliğine ve varlığına musallat olan bu tehlikeyi elinin tersiyle iteceğini belirten Bahçeli, "Sonsuza kadar var olmanın inancıyla, zilletin muhataplarına hak ettiği dersi verir. Sınır içinde, sınır ötesinde, dağda, mezrada, ovada vatan evlatlarına kanlı saldırılar yapan, hain pusular kuran, alçak suikastlar düzenleyen teröristlerin başkent Ankara'da ne işi vardır? Bunları belediye meclis üyelikleriyle taltif etmek nasıl bir sorumsuzluktur?" diye konuştu.
 
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun bu zillete nasıl tamam dediğini, FETÖ'yle, PKK'yla aynı çizgiye nasıl yuvarlandığı sorusunu soran Bahçeli, şunları kaydetti: 
"İP zilletin çekim alanına nasıl girmiştir? HDP'nin son dönemlerde sivri ve kirli diliyle öne çıkan eş başkanı açık açık ve aynen diyor ki, 'Mansur Yavaş da bilecek ki, seçilmişse HDP oylarıyla seçilmiştir. HDP'lileri yok sayarak siyaset yapamaz. O da işte bizim gücümüzdür'. Ankara'yı yavaşlatmaya çalışanlar, bu zelil itirafı da ajansınıza sordunuz mu? Konuyla ilgili herhangi bir görüş aldınız mı?  Yavaş yavaş tükenenler, Ankara'ya PKK'lıları taşıma görevini size veren ne idiği belirsiz ajansınız mıydı? Yoksa size dayatılan kara ajanda da yazılı olan talimatlar bunlar mıydı? Mert olun, yürekli olun, adam olun, cesaretiniz varsa kimlerle yan yana yürüdüğünüzü, hangi mihraklarla omuz omuza verdiğinizi gelin Ankaralıya açıklayın. 'Ajans' deyip kıvırmayın. HDP eş başkanı koz veriyor deyip, suçlamalardan kaçmayın. Sahte senet düzenleyip kumpasa bağlamayın. HDP sevgisini dilim sürçtü deyip kapatmayın. Şaibeli ve sahte diplomalı kişilerle açtığınız haram tezgahınız bir anda bozulunca, eski dostlarınıza şizofren diye bağırmayın. Vergi kaçakçılığı yaptıktan, onca alavere dalavereye saptıktan sonra çıkıp da Ankaralı kardeşlerimin yüzüne baka baka yalan söylemeyin."
 
Bahçeli, "Ankaralı PKK'ya nasıl evet diyecek?" sorusunu yönelterek, "Ankaralı, 'Sözde Kürdistan'da kazanıp batıda AK Parti ve MHP'ye kaybettireceğiz' diyen bölücülerle aynı kareye nasıl girecek? Bu reva mıdır? Bu hak mıdır? Bu Ankaralıya nasıl yapılacaktır?" dedi.
 
 
 
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun henüz YPG'ye "terörist" diyemediğini, 15 Temmuz'a "tiyatro" demekten vazgeçmediğini belirten Bahçeli, "YPG, PKK'nın Suriye kolu değil mi? YPG, Fırat Kalkanı Harekatı'nda, Zeytin Dalı Harekatı'nda kahramanlarımızı, sınır il ve ilçelerdeki vatandaşlarımızı şehit eden katil ve terörist örgüt değil mi?" ifadesini kullandı.
 
Yeni Zelanda'da bir vandalın, bir teröristin 51 kişiyi iki ayrı camide şehit ettiğini, 47'sini yaraladığını anımsatan Bahçeli, "Ne var ki CHP Genel Başkanı İslam dünyasından kaynaklanan terörden bahsetti. Kılıçdaroğlu, soruyorum sana, bu kadar alçalmayı nasıl başardın? Bu denli gözlerini karartan, vicdanını uyuşturan neydi? Golan Tepeleri'ni İsrail toprağı olarak tanıma hazırlığı yapan Trump'a, Kılıçdaroğlu ne diyecek? Olamaz, yapamazsın çıkışıyla tepkisini gösterebilecek mi?" değerlendirmesinde bulundu.
 
 
Türkiye Cumhuriyeti'nin hainlere rağmen kurulduğunu, muhasım odaklara, yerli iş birlikçilere, hülasa yedi düvele meydan okuyarak inşa edildiğini anlatan Bahçeli, şöyle devam etti: 
 
"CHP, İP, HDP, SP, ÖDP, PKK, FETÖ milli bekamızı, Cumhuriyetin ruhunu, milletimizin emsalsiz kazanımlarını, milli birlik ve dayanışma iradesini hem yıkmak hem de kırmak için devrededir. Gezi Parkı'nda denediler, şamarı yediler. 6-7 Ekim olaylarında denediler, bedelini ağır şekilde ödediler. Hendek kazıp çukur açtılar, iç isyan ve istilaya kalkıştılar, açtıkları çukurlara debelene debelene gömüldüler. 15 Temmuz'da denediler, rüzgar ekeyim derken fırtına biçtiler, kıvrana kıvrana sonuçlarına katlandılar. Zillet ittifakına diyorum ki 31 Mart'ta da yapamayacaksınız, Ankara'yı ele geçiremeyeceksiniz. Ankara'nın hızını kesemeyeceksiniz. Eski ülkücüymüş, eski MHP'liymiş... Bunların hepsi masal, hepsi fasa fisodur. Ya ülkücüsündür, ya değilsindir. Ya MHP'lisindir, ya da değilsindir. Arası yoktur, ortası yoktur. HDP'ye el avuç açan birisinin boğazına İmralı yuları geçmiş, istikameti Kandil'e çevrilmiştir. Dün CHP'yi kötülerken, bugün CHP'nin filikasına binen bir şahsiyetin siyasi ahlakı, siyasi çizgisi olmayacak, olamayacaktır."
 
"Zillete hiç düşmedi"
 
Ankara'nın, Polatlı'dan top sesleri duyulurken bile korkmadığını, ürkmediğini, teslim olmadığını vurgulayan Bahçeli, "Cumhuriyet'in başkenti nice badireleri atlattı ama taviz vermedi. Hele hele zillete hiç düşmedi." dedi.
 
Bahçeli, Ulus'taki ilk Meclis'in, bir yandan ülke savunması için fedakarlık yaparken, diğer yandan da işgalciler ve iş birlikçilerin çıkardıkları isyanları bastırmak ve milli birliği temin etmek için uğraştığını kaydetti.
 
Türkiye Cumhuriyeti'nin çok zor şartlar altında kurulduğunu vurgulayan Bahçeli, şunları söyledi: 
"Bize patates, soğan edebiyatı yapanlara 7-8 Ağustos 1921'de yayımlanan Tekalif-i Milliye emirlerini okumalarını tavsiye ederim. Kurtuluş yıllarımızda, her aile birer kat çamaşır, birer çift çarık, birer çift çorap hazırlayıp vatan müdafaası için verdiler. Türk milleti ekmeğini böldü, cepheye gönderdi. Suyunu kıstı, cepheye akıttı. Kuşkusuz her istendiğinde kanını da verdi, canını da verdi.  Bize milliyetçilik anlatan Kılıçdaroğlu, şunu bilmelidir ki milliyetçilik Türkiye düşmanlarına gülücükler saçan, Türk ve İslam düşmanlarına methiyeler düzen bozuk ağızların işi değildir. Milliyetçilik, milletine derin sevgi ve muhabbetle bağlı olmaktır, tarihini bilmektir, kimliğini bilmektir, kökünü bilmektir, ceddini bilmektir. Ey Kılıçdaroğlu, sen kim, milliyetçi olmak kimdir? Zillet ne yaparsa yapsın, Cumhur İttifakı karanlığı aydınlatmak, kuşatmayı yarmak için geliyor."
 
 
Cumhur İttifakı'nda buluşalım"
 
Bahçeli, Cumhur İttifakı'nın milli bekayı koruyup kollamak için Ankara'nın ehline emanetini dilediğini belirtti.
 
"Kime oy vereceğim belli değil, kararsızım' diyen her kardeşime çağrım, gelin Türkiye'nin yükselişi için Cumhur İttifakı'nda buluşalım. Genç kardeşlerim, ilk kez oy verecek evlatlarım, gelin Cumhur İttifakı'nda sözleşelim." diye konuşan Bahçeli, Cumhur İttifakı'nın korkaklara karşı cesurların, hainlere, eli kanlı teröristlere, onlarla iş birliği yapan zillete karşı milli bir ittifak olduğunu söyledi.
 
Cumhur İttifakı'nın, en samimi ve saf duygularla mukaddesata sahip çıkanların inançlı ve iradeli bir ittifakı olduğunu vurgulayan Bahçeli, şunları kaydetti: 
"CHP'ye, İP'e oy veren vatandaşlarım, Kürt kökenli kardeşlerim gelin, bu şerefe siz de dahil olun. Çoluğunuza çocuğunuza anlatıp aktaracağınız muhteşem bir anın hatırasını bırakın. Türk ve Türkiye düşmanlarına karşı 'Cumhur İttifakı' diyoruz. İş birlikçiye, bozguncuya, müfteriye, fitneye, Kandil'e, Pensilvanya'ya, Washington'a, Brüksel'e karşı Cumhur İttifakı tek başına direnir iddiasındayız. Temiz siyaset, temiz yönetim, tertemiz Ankara için Cumhur İttifakı. Davamıza gönül vermiş her ülküdaşımı, partimize destek veren her kardeşimi önce sandığa gitmelerini, ardından da Cumhur İttifakı'nın muhterem adaylarına oy vermelerini hassaten bekliyor ve temenni ediyorum."