MHP Genel Başkanı Bahçeli'den S-400 açıklaması

AA |  15 Haziran 2019 Cumartesi - 10:45 | Son Güncelleme : 15 06 2019 - 12:52

Muhtarlarla buluşmasında konuşan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Türkiye köşeye sıkıştırılmak isteniyor. ABD ile S-400 anlaşmazlığı günden güne boyut değiştiriyor.Türkiye S-400'ü alacak ve konuşlandıracaktır. Bu iş bitmiş, konu kapanmıştır. Gerisini ABD düşünmelidir. F-35'i vermeyiz diyenler, günü geldiğinde bir Türk mucizesiyle inşallah tanışacaklar" dedi


Bakırköy'deki bir otelde muhtarlarla kahvaltı programında bir araya  gelen Bahçeli, İstanbul'da fedakarca görev yapan, demokrasi mücadelesiyle öne  çıkan 961 muhtara en iyi dileklerini sunduğunu söyledi.İstanbul'un hem bir Türk ve İslam kenti hem de bir dünya markası  olduğunu anlatan Bahçeli, "Tüm gözler buradadır. Tüm dikkatler buraya  çevrilmiştir. İstanbul denildi mi bizim aklımıza ihtişam, muhasım odakların  aklına da intikam, bozgun ve çöküş gelir. İstanbul denildi mi milli hafızalarda  muzaffer anılar canlanır, buna karşılık haçlı emellerinin uykuları kaçar, zalim  ve habis çevrelerin hayalleri kararır. Şu anda dünyanın gizli gündemi  İstanbul’daki seçimin akıbetinin ne olacağı, neticesinin nasıl şekilleneceğidir."  diye konuştu.
 
Türkiye'nin köklü bir demokrasi tecrübesi olduğunu vurgulayan Bahçeli,  şunları kaydetti:
"1946'dan bu tarafa adil, serbest ve hür seçimler vasıtasıyla milli  irade tecelli etmektedir. Muhtarlarımız seçim yoluyla, sandıktan çıkarak,  vatandaşlarımızın takdir ve tercihiyle görevlerini ifa ve idame  etmektedir. Muhtar demek mahallesinin onuru, demokrasinin namusu, idari  sistemimizin ana damarı demektir. Sizlerin İstanbul'daki seçim sürecini yakinen  takip ettiğinizi düşünüyorum. İstanbul'u hedefine alan musibet senaryolarını  ibretle, esefle, endişeyle karşıladığınızı değerlendiriyorum. Kaldı ki başka  türlüsünü akla getirmek en azından muhtarlarımıza haksızlık, muhtarlık görevinin  şanına hürmetsizliktir."
 
Devlet Bahçeli, 31 Mart seçimlerinin ardından yeni bir sistem  önerisinde bulunduğunu belirterek, konuşmasını şöyle sürdürdü:
 
"Demiştim ki, 30 büyükşehir belediye başkanı seçilsin, seçilenler de  alt belediyeleri doğrudan belirlesin, direkt tayin etsin. Kendi içinde son derece  tutarlı olan bu teklifimle birlikte, büyükşehir belediye başkanı ve teşkil edilen  belediye meclis tablosu arasında bariz bir tutarlılık, denge ve uyum sağlanmış  olacaktır. İstanbul’da 25 ilçede Cumhur İttifakı seçimi kazanmış, aday gösterilen  değerli arkadaşlarımız belediye başkanı seçilmiştir. 39 ilçenin 25'inde başarılı  olan Cumhur İttifakı'nın Büyükşehir Belediye Başkanı seçiminde haksız ve hukuksuz  şekilde de olsa önünün kesilmesi tartışmasız demokrasi açığıdır."
 
"PEK ÇOK SORUNA DAVETİYE ÇIKARACAKTIR"
 
Bahçeli, ilçelerde yeşeren iradenin büyükşehire aynen yansımamasının  pek çok soruna davetiye çıkaracağını dile getirerek, şöyle devam etti:
 
"Bunlardan birisi büyükşehir belediye başkanıyla belediye meclis  tablosu arasındaki anormal farklılık ve uyumsuzluktur. Yani, Cumhuriyet Halk  Partisi'nin Büyükşehir Belediye Başkan adayı seçilmiş olsaydı bile, İstanbul'da  nasıl çalışacak, İstanbullu kardeşlerimize sükunet, verimli ve etkin biçimde  nasıl hizmet edecekti? İstanbullular belediye meclisindeki tartışmalarla, hatta  kavga ve gerilimlerle meşgul edilmeyecek miydi? Çoğunluğun Cumhur İttifakı'nda  olduğu bir belediye meclis yapısında kararlar nasıl alınacak, nasıl  çıkacaktı? Bizim bu değerlendirmelerimizi maalesef istismar edenler oldu.  Bilhassa muhtarlıkların kaldırılmasını istediğimizi iddia eden yalancılar süreç  içinde boy gösterdi. Altını kalın olarak çizmek isterim ki, muhtarlıkların  kaldırılması hususunda kesinlikle bir görüşümüz yoktur, olmamıştır, buna da asla  gerek olmayacaktır."
 
"MUHTARLIKLARIN YAŞAMASINI İSTİYORUZ"
 
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, muhtarlıkların önemine işaret  ederek, şunları kaydetti:
"Muhtarlıklarımız varsa demokrasimiz diridir. Muhtar demek  mahallesinin hadimi demektir. Muhtar demek mahalledeki devlet, mahalledeki  dirayet, mahallindeki cesaret demektir. Milliyetçi Hareket Partisi muhtarlıkların  kaldırılmasını değil, sorunlarının çözümünü, muhtarlarımızın taleplerinin  karşılanmasını ve daha da güçlenmesini isteyen karardadır, samimi düşüncededir.
 
Muhtarlıkların kaldırılmasını istediğimizi utanmadan, sıkılmadan, en  küçük pişmanlık duymadan diline dolayanlar bir defa müfteri, kesinlikle de kötü  niyetlidir. Muhtarlarımız demokrasimizin itibarıdır. Devletin mahalledeki  gözüdür, kulağıdır, nefesidir. Elbette sorunlarınızı biliyoruz. Elbette  beklentilerinizi haklı buluyoruz. Muhtarlarımızın her meselesi bizim de  meselemizdir. Muhtarsız idare sistemi, muhtarsız sosyal ve toplumsal yapı akla  da, mantığa da, yönetim sistemimizin doğasına da tamamen aykırıdır.
Muhtarlarımızın yanındayız, muhtarlıkların yaşamasını istiyoruz,  sizlerin her zaman tercümanı olmaya kararlılıkla devam edeceğiz."
 
"DOSTANE VE İYİ NİYETLİ BİR TAVIR DEĞİLDİR"
 
Türkiye'nin köşeye sıkıştırılmak istendiğini belirten Bahçeli, küresel  dayatmaların milli varlığı hedef aldığını söyledi.
 
Devlet Bahçeli, şu değerlendirmelerde bulundu:"ABD ile yaşanan S-400 anlaşmazlığı derinleşirken, günden güne boyut  değiştiriyor. Müttefiklik hukuku ne yazık ki tahrip edile edile kırılma noktasına  kadar gelmiş bulunuyor. Öncelikle şunu herkesin bilmesinde yarar vardır: Türkiye  tam bağımsız bir ülkedir. Bu konuda kuşku ve tereddüdü olan varsa ya cahil ya da  işbirlikçidir. Kimden hangi silahı alacağımızın kararını yalnızca ve yegane  olarak biz veririz. Bu kapsamda olmak üzere, ABD’nin şımarıklığı, kabalığı,  tehdit dili şirazesinden çıkmıştır. Türkiye sömürge ülkesi değildir. Türkiye  ricayla, minnetle, el avuç ovuşturarak, icazet ve izinle kurulmuş köhne bir  devlet hiç değildir."
 
ABD'nin S-400 üzerinden Türkiye'yi ablukaya alma çabasının dostane ve  iyi niyetli bir tavır olmadığını söyleyen Bahçeli, şöyle devam etti:
 
"Bu ülkenin Savunma Bakan Vekilinin 6 Haziran 2019 tarihinde Milli  Savunma Bakanımıza gönderdiği, ardından medyaya sızdırılan lekeli mektubu  gündemin en önemli konusudur. Bu mektup tepeden tırnağa mahsurlu, marazi ve  maksatlıdır. Üslubun sorunlu olması bir yana, mektup içeriğinin hayal kırıklığı  olması şöyle dursun tam bir akıl tutulması, tam bir ahlak tükenişidir. Anlaşılan  mektup diplomasisine tekrardan tenezzül ve tevessül edilmiştir. ABD'nin mektupçu  bakan vekili kısaca diyor ki; 'Rusya’dan S-400 füze savunma sistemini alırsanız  ağır sonuçlarına katlanırsınız.' ABD ve NATO ile iş birliğinin aksayacağını, yani  tıkanacağını nezaketsiz, saygısız, sert bir yaklaşımla dile getiriyor. Bu dil  emperyalist ve zorba bir dildir. Bu dil küçümseyici, küçültücü, yok sayıcı bir  dildir. Bu dile Orta Çağ'da bile tesadüf etmek neredeyse imkansızdır. ABD  Türkiye’nin sinir uçlarıyla oynamaktadır. Bu meşum ve melun mektuba verilecek en  kalıcı ve kararlı cevap, buruşturup iadeli taahhütle gerisin geriye  göndermektir. Beşinci nesil F-35 savaş uçağı üretim zincirinin içinde yer alan  Türkiye'yi, milli güvenliğini temin etmek amacıyla ortaya koyduğu siyasi  tercihinden dolayı yaptırım tehdidiyle kuşatmaya alma niyeti düşmancadır,  stratejik ortaklığın infazı, müttefiklik hukukunun yoğun bakıma sokulmasıdır."
 
"TÜRKİYE NATO ÜYELİĞİNİ SORGULAMALIDIR"
 
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, NATO'nun, üye devletlerin güvenlik  mülahazaları çerçevesinde eşit hak ve sorumluluklarıyla inşa ve ihya edildiğini  anlattı. Bahçeli, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:"NATO, ABD'nin arka bahçesi, demir yumruğu, oyuncağı, keyfi olarak onu  alıp bunu atacağı küresel bir organizasyon değildir. Eğer böyleyse, Türkiye NATO  üyeliği başta olmak üzere, tek taraflı işleyen uluslararası nitelikli tüm bağ ve  bağlantıları derhal sorgulamalı, bağımlılık ve tutsaklık yaratan bütün  oluşumlarla diyaloğunu kesmelidir. ABD'nin hesabı varsa Türkiye'nin de vardır.  Onların yaptırımları varsa bizim de olacaktır. Kovboyların bildiği varsa Oğuz  neslinin de kahramanca, fedakarca, 'Ya istiklal ya ölüm' diyecek bir inanmışlığı  vardır. Milli sabrımızı zorlamanın sonuçları iki ülke açısından da ağır  olacaktır. Kindar kalemle yazılan mektuptan anlamayız, kanlı hedeflerle  feyizlenen mektupçuları tanımayız, ABD'nin vesayetine ise asla tahammül  edemeyiz."
 
Türkiye'nin hiç kimseye mecbur ve mahkum olmadığını kaydeden  Bahçeli, "İttifakı ihtilafa çeviren, müttefikliği taviz zanneden bir zulüm ve  kibir mihrakına göz yumulamaz. ABD'nin, Suriye'nin kuzeyinde yaptığı  provokasyonlar, Doğu Akdeniz'deki gerilim politikaları, Filistin'deki komploları,  bölge ülkeleri etrafında döşediği mayınlar, kontrollü istikrarsızlıkla ulaşmak  istediği karanlık amaçlar hepimizin malumudur. Türkiye diz çökmeyecektir. Türkiye  boyun eğmeyecektir. Türk milleti birdir, beraberdir, zalimlere karşı hem  kenetlenmiş hem de aşılmaz cephe oluşturmuştur." diye konuştu.
 
"TÜRKİYE S-400'Ü ALACAK VE KONUŞLANDIRACAKTIR"
 
Bahçeli, 82 milyon Türk vatandaşının inanmışlıkla ve imanla bekasını  savunacağını vurgulayarak, şunları anlattı:"Biz tamam demeden hiç kimse başaramaz, biz susmadan hiçbir hain ve  hasmane odak emellerine ulaşamaz. Türkiye S-400'ü alacak ve  konuşlandıracaktır. Bu iş bitmiş, konu kapanmıştır. Gerisini ABD  düşünmelidir. F-35'i vermeyiz diyenler, günü geldiğinde bir Türk mucizesiyle  inşallah tanışacaklar, milli silah ve uçakların da tamamıyla kendi imkan, akıl,  zeka ve bilgimizle yapıldığını niyazım odur ki, göreceklerdir. Bu kabiliyet bizde  vardır. Bu yetenek, bu yeterlilik milletimizde ziyadesiyle havi ve  hakimdir. Türkiye terörle mücadele ederken aynı zamanda arkalarındaki güç ve  ülkelerle de hesaplaşmaktadır. Ekonomik saldırılara göğüs gererken bunu tahrik ve  teşvik eden sermaye çeteleriyle, siyasi mihraklarla da kıyasıya boğuşmakta, çetin  bir şekilde uğraşmaktadır."
 
"MHP'Yİ KÜRT KÖKENLİ KARDEŞLERİMİZLE SORUNLU GÖSTERMEK ALÇAKLIKTIR"
 
27 Mayıs'ta başlayan Pençe Harekatı'nın başarıya ulaşmasına duacı  olduğunu vurgulayan Bahçeli, şöyle konuştu:
 
"Terörist saldırılar sonucunda son günlerde hepimizi heder eden ve  kedere sürükleyen şehadet haberleri aldığımız bir vakıadır. Aziz şehitlerimize  Allah'tan rahmet diliyor, halen tedavi altında bulunan evlatlarımıza şifalar  temenni ediyorum. Al bayrağa sarılı olarak omuzlara alınan her şehit naaşı  kararlılığımızı daha da perçinlemekte, cesaretimizi, mücadele azmimizi daha da  kamçılamaktadır. Huzurlarınızda diyorum ki, Türkiye'yi bölmeye, kardeş kavgası  çıkarmaya hiç kimsenin gücü yetmeyecektir. Bekamız muhafaza edilecektir.
 
Türk-Kürt arasına nifak sokmaya çalışanlar bozguna  uğratılacaktır. Kürt kökenli kardeşlerimiz bizim canımızdır, ciğer  parelerimizdir. Ortak bir maziden, ortak bir geleceğe birlikte uzanacağız. Kürt  kökenli kardeşlerimizin terörle en ufak bir ilgisi yoktur. PKK onların hiçbir  zaman temsilcisi olmamış, olamayacaktır. Kürt kökenli kardeşlerim şereflidir,  bekasına, birliğine ve dirliğine sahip çıkacaklardır. Aramızı açmak için  fitne-fesat çıkaran ahlaksızlara el ele direneceğiz, güç birliği yapıp tuzakları başlarına geçireceğiz. Kürt kökenli kardeşlerimin alayını hasretle ve muhabbetle  kucaklıyorum. İstanbul'da ve ülkemin diğer illerinde yaşayan kardeşlerime  şükranlarımı sunuyorum. MHP'yi Kürt kökenli kardeşlerimizle sorunlu göstermek  alçaklıktır, sapıklıktır, cinayettir. Biz, milletimizin her ferdini bir ve eşit  gören, gösteren ve buna da sonuna kadar devam edecek olan engin bir fıtrat ve  fazilete sahibiz. Ben demiyoruz, herkesi biz görüyoruz. Millet birdir, devlet  birdir, bayrak birdir, vatan birdir, devlet birdir, Türkçemiz hepimizin ağzındaki  ana sütüdür. İşte bu birlik ve beraberlikle İstanbul’da tarihi bir seçimi  yapacağız."
 
İstanbul'un ehline emanet edilmemesi halinde bin yıllık kardeşliğin  zarar göreceğini kaydeden Bahçeli, "İstanbul ehline emanet edilmezse kaynaşma  potamız küflenecek, medeniyet cevherimiz karalanacaktır. Türk milleti İstanbul  üzerinde oynanmak istenen oyunların kuşkusuz farkındadır. İstanbullu  kardeşlerimin kurulan ve kurgulanan kirli tezgahları bozacağından şüphem yoktur."  dedi.
 
"MEHMETÇİK KATİLLERİ İSTANBUL'DA BELEDİYE YÖNETİMİNİ ETKİLEYEMEZ"
 
MHP'nin yeniden seçim kararının alındığı günden bu yana İstanbul’u  karış karış gezdiğini ve vatandaşlarla kucaklaştığını kaydeden Bahçeli, sözlerini  şöyle sürdürdü:
 
"Attığınız mitil hani nerede diyenler, varlığımızdan ürken, paçası  tutuşan, tir tir titreyen gafillerdir. Milliyetçi Hareket Partisi, İstanbul’un  her yerindedir, mitil her yere serilmiştir. İnkarcılar bilse ne yazar, bilmese ne  çıkar, üç hilal İstanbul’un her yanındadır. Milletimizden aldığımız işaretler 23  Haziran’da emanetin ehline yani Cumhur İttifakı Adayı Sayın Binali Yıldırım Bey'e  verileceğini göstermektedir. Çünkü CHP’nin ve iş birlikçilerinin çarpık ve  mahsurlu siyaseti eriyiştedir, iniş halindedir. Süreç içinde herkes mayasının  gereği neyse onu yapmış, zilletin foyası ortaya çıkmıştır. Bunların attıkları her  adımda maskeleri düşüyor, gizli gündemleri bir bir deşifre oluyor. Mücadelemiz  İstanbul’un geleceğinin yabancı başkentlerde belirlenemeyeceğini göstermek,  İstanbul’un geleceğini güvence altına almak içindir. PKK, İstanbul'a istikamet  veremez, FETÖ söz söyleyemez. Mehmetçik katilleri İstanbul’da belediye yönetimini  etkileyemez. İstanbul’un talihi terör yuvalarından gelen talimatlarla tayin  edilemez. İnanıyorum ki, İstanbullu kardeşlerim de bizimle aynı duyuş, seziş,  şuur ve kararlılıktadır."
 
Bahçeli, muhtarların demokrasi açısından son derece önemli ve tarihi  bir görev üstlendiğini kaydederek, hizmetleri dolayısıyla muhtarlara teşekkür  etti.
 
Muhtarların, vatandaşların gönlüne girmek için özverili çaba  gösterdiğine işaret eden Bahçeli, "Muhtarlarımız bağımsızdır, hür iradeleriyle  milletimize hizmet etmektedir. Bununla birlikte Türk demokrasisinin maruz kaldığı  saldırıları görmek, anlatmak nasıl ki herkesin görevi ise sizlerin de görevi  olmalıdır." şeklinde konuştu.
 
"SEÇİMLERİN YENİLENME SEBEPLERİ AYAN BEYAN ORTADADIR"
 
Devlet Bahçeli, Cumhuriyet tarihi boyunca demokrasiye pek çok saldırı  yapıldığını, bunun en bariz örneklerinden birisinin de 31 Mart’ta yaşanan  usulsüzlükler ve sandık yolsuzlukları olduğunu söyledi.
 
Yüksek Seçim Kurulunun da milletin iradesine şaibe karıştıranlara  suçüstü yaptığını ve Türk milletinin kaderiyle oynamak isteyen şarlatanlara geçit  vermediğini vurgulayan Bahçeli, "İptal edilmeli mi, edilmemeli mi tartışmasına  nokta koyulduktan sonra malum çevreler bu sefer de iptal gerekçelerini  sulandırarak kamuoyunu yanıltmaya, yalanları servis etmeye başladılar. Yüksek  Seçim Kurulunun yapmış olduğu açıklamada her şey açıktır, İstanbul Büyükşehir  Belediye Başkanlığı seçimlerinin yenilenme sebepleri ayan beyan ortadadır."  şeklinde konuştu.
 
 
"YSK KARARI SON DERECEK DOĞRU VE İSABETLİDİR"
 
108 sandığın sayım döküm cetvellerinin düzenlenmemesinin seçim  güvenliğinin zedelendiğini ortaya koyduğunu aktaran Bahçeli, "Ayrıca 2018 yılında  yapılan bir kanuni düzenlemeyle sandık kurulu başkanları ve kurulun en az bir  üyesinin kamu görevlisi olma şartına riayet edilmemesi seçimin güvenirliğine  gölge düşürmüştür. Usulsüzlük yapılan sandık sayısı toplamı 123’dür. Bu  sandıklarda yaklaşık 42 bin oyun olduğu ortadadır. İki aday arasındaki oy  farkının 13 bin 729 olduğu bir seçimde şüpheli 42 bin oy pusulasının varlığı  seçimlerin iptaline doğal olarak yol açmıştır. Yüksek Seçim Kurulunun kararı son  derece doğru ve isabetlidir. Şimdi sırada 23 Haziran’da gerçekleştirilecek olan  seçimde hakkı haklısına teslim etmek vardır. Milliyetçi Hareket Partisi,  İstanbullu her vatandaşımızın iradesinin sandıklara doğru bir şekilde yansıması  gereği neyse yapacak, 23 Haziran günü sandıklara sahip çıkmak için elinden gelen  çabayı gösterecektir." ifadelerini kullandı.
 
"SİSTEM TARTIŞMASI ÇIKARMAK İSTEYENLERİN HEVESLERİ KURSAKLARINDA KALACAK"
 
Muhalefet partilerinin ve PKK, FETÖ gibi terör örgütlerinin 31 Mart ve  23 Haziran'ı, 24 Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili Genel Seçimlerinin  rövanşı olarak değerlendirdiklerine de dikkati çeken Bahçeli, sözlerini şöyle  sürdürdü:
 
"Çok şükür milletimiz Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nden rahatsız  bu güruha geçit vermemiş, bundan sonra da vermeyecektir. Türkiye’de yeniden bir  sistem tartışması çıkarmak isteyenlerin hevesleri tekrar kursaklarında  kalacaktır. Kötü ve köksüz siyaset anlayışı başarıya ulaşamayacaktır.   Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nden hazımsızlık duyanların komploları Türk  milletinde makes bulmayacaktır. Malum çevrelerin Cumhur İttifakı’nın 31 Mart’taki  başarısını aşağı çekme gayreti kendilerini trajikomik bir duruma düşürmektedir.  31 Mart sonuçlarına ister genel oy dağılımı, ister kazanılan belediye sayısı,  isterse de il genel meclisinden alınan sonuç açısından, yani nereden bakarsanız  bakın Cumhur İttifakı’nın çok net biçimde başarılı olduğu görülecektir. Bu durum  milletimizin Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminden yana olduğunu göstermektedir.   31 Mart’tan umduğunu bulamayan siyasi partiler, terör örgütleri ve dış güçler  Cumhur İttifakı’nın kaybeden taraf olduğu iddiasıyla hummalı bir çalışma  yürütmektedir.  Algı operasyonları boşunadır.  Cumhur gerçekleri görmektedir,  İstanbullu kardeşlerimiz her şeyi bilmektedir. Cumhur İttifakı’nın muazzam  başarısı karşısında şaşkına dönmeleri normaldir. Cumhur ittifakı kazandığı sürece  Türkiye karşıtı çevreler emellerine ulaşamayacaktır."
 
"VASAT BİR SİYASİ PROFİL ÇİZEN ŞAHIS BİR HAFTA SONRA SİYASETTEN HEZİMETE UĞRAYACAK"
 
İstanbul'un 23 Haziran'da geleceği oylayacağını kaydeden Bahçeli, şöyle devam etti:
 
"İstanbul’a tuzak kurmak isteyen iç ve dış odaklar bir aday etrafında  kenetlenip onu desteklemektedir. Malum aday da kendini destekleyen çevrelerin  hizmetine gireceğini, yörüngelerinden çıkmayacağını tasdik edercesine  açıklamalarına ve söylemlerine devam etmektedir.  Terörist başının heykelini  dikme hayalinde olan bir hainin çizgisini beğendiğini dile getiren CHP adayından  İstanbullu vatandaşlarımıza gelecek bir fayda yoktur.  Seçilmesini Yunan  gazetesinin 'Konstantinapolisi Fetheden Pontus' başlıklı haber ile duyurduğu ve  bu duruma cevaben 'Yunansa Yunandır, Rumsa Rumdur, bu ülkede Rum var mı? Var,  Yunanlı var mı? Var' ifadelerini kullanan birinin neye ve nereye hizmet ettiği  açıktır. Hakkı olmadığı halde havaalanı VIP terminalini kullanmaya kalkan,  kendisine müsaade edilmeyince işini dürüstçe yapan valimize ağır hakaretler  savuran kirli ağızdan İstanbul için hayırlı bir sözün çıkması beklenmemelidir.   İstanbullu her vatandaşımızdan dileğimiz oylarını kullanırken bu gerçekleri  görmeleridir. 23 Haziran’da İstanbul kazanacaktır. 23 Haziran’da 16 milyon  İstanbullu huzura kavuşacaktır. 23 Haziran’da milli bekamız güçlenecektir. 23  Haziran’da milli birlik ve dayanışma ruhumuz yükselecektir. FETÖ kaybedecektir.  PKK yerin dibine geçecektir. CHP, İP ve HDP’nin çırpınışları sonuç vermeyecektir.  Boyası akan, hırçınlığı, şiddet dili, gerçek yüzü ortaya çıkan, basit ve vasat  bir siyasi profil çizen şahıs bir hafta sonra siyaseten hezimete uğrayacaktır." 
 
Binali Yıldırım'ın 23 Haziran’da İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı  olarak gelecek beş yılda İstanbul’a, İstanbulluların emsalsiz desteğiyle hizmet  edeceğine inandığını vurgulayan Bahçeli, "Milliyetçi Hareket Partisi İstanbul’a  mitili çoktan atmıştır, çalışmalarını son ana kadar heyecanla sürdürecektir. Söz  verdik, dönmeyeceğiz. İnandık, başaracağız. İstanbul düşmeyecek, fetih ruhu  silinmeyecektir." ifadelerini kullandı.
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

ETİKETLER

S-400 bahçeli mhp konuşma