Metin Topuz hakkındaki iddianame kabul edildi

AA |  01 Şubat 2019 Cuma - 13:37 | Son Güncelleme : 01 02 2019 - 14:11

FETÖ soruşturmasında tutuklanan ABD'nin İstanbul Başkonsolosluğu görevlisi Metin Topuz hakkında hazırlanan iddianame mahkemece kabul edildi.


Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) soruşturması kapsamında  tutuklanan ABD'nin İstanbul Başkonsolosluğu görevlisi Metin Topuz hakkında  ağırlaştırılmış müebbet ve 35 yıla kadar hapis cezası istemiyle hazırlanan  iddianameyi kabul eden mahkeme, ilk duruşmanın 26 Mart'ta yapılmasına hükmetti. 
 
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosunca,  FETÖ şüphelisi eski polisler ve eski firari savcı Zekeriya Öz ile irtibatı tespit  edilen, ''Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs'', ''casusluk'' ve  ''Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs'' suçlamasıyla  tutuklanan ABD'nin İstanbul Başkonsolosluğu görevlisi Metin Topuz hakkında  yürütülen soruşturma sonucu hazırlanan iddianamenin, gönderildiği İstanbul 14.  Ağır Ceza Mahkemesince inceleme işlemi tamamlandı.
 
İddianamenin kabulüne karar veren mahkeme, savcılığın 17 Aralık Kumpas  davasıyla birleştirme talebini ise, söz konusu davada sanık savunmaları ve tanık  beyanlarının alınması ve dosyanın mütalaa aşamasına gelmesi nedeniyle reddine  karar vererek, bu dava dosyasının ayrı bir esas kaydedilerek görülmesine  hükmetti.
 
Davaya ilişkin hazırlanan tensip zabtında mahkeme heyeti, sanık  Topuz'un tutukluluğunun devamına, ilk duruşmanın 26 Mart'ta Çağlayan'daki  İstanbul Adalet Sarayı'nda yapılmasına karar verdi. Heyet, duruşmaların 27 ve 28  Mart'ta da sürdürülmesini de kararlaştırdı.
 
İddianameden ve süreç
 
Tek şüpheli olarak Metin Topuz'un yer aldığı, aralarında Cumhurbaşkanı  Recep Tayyip Erdoğan'ın da bulunduğu 30 kişinin ise müşteki-mağdur sıfatıyla yer  aldığı iddianamede, Topuz hakkında ''Tu?rkiye Cumhuriyeti Hu?ku?metini Ortadan  Kaldırmaya veya Görevini Yapmasını Engellemeye Teşebbüs Etme'', ''Devletin Gizli Kalması Gereken Bilgilerini Siyasal veya Askeri Casusluk Amacıyla Temin  Etme'',  ''Hukuka Aykırı Olarak Kişisel Verileri Kaydetmek'', "Verileri hukuka  aykırı olarak verme veya ele geçirme'' ve ''Gizliliğin İhlali'' suçlarından  ağırlaştırılmış müebbet ile 20 yıldan 35 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması  istendi.
 
İddianamede, Metin Topuz'un 17-25 Aralık yargısal darbe girişiminde  aktif olarak görev alan ve FETÖ iltisakı nedeniyle meslekten atılan eski polis  müdürleri ile rol oynayan görevi kapsamında açıklanamayacak şekilde çok yoğun  irtibatının olduğu vurgulandı.
 
Topuz'un örgütün kumpas soruşturmalarında kendisine iletilen bilgiler  ışığında soruşturmaları yönlendirmede aktif rol aldığı anlatılan iddianamede,  örgütün siyasi ve askeri casusluk maksadıyla ele geçirdiği bilgilerle giriştiği  hükümeti ortadan kaldırmaya yönelik girişimine iştirak ettiği belirtildi.
 
Adil Öksüz ile bağlantısı
 
İddianamede, şüpheli Topuz'un 15 Temmuz darbe girişimi sırasında  Akıncı Üssü'nde yakalanan firari Adil Öksüz'le de irtibatlı olduğu ifade  edilerek, söz konusu irtibatın soruşturma kapsamında ifadesi alınan Nizamettin  Çelikbilek'in beyanlarında yer aldığı kaydedildi.
 
Çelikbilek'in, ''İstanbul İl Jandarma KOM Müdürü Asım Sürer'le  tanıştırıldım. O da beni Metin Topuz'la irtibatlandırdı. 2007-2008 yıllarında bir  alışveriş merkezinde otururken Metin Topuz'a bir telefon geldi. Yanımdan kalkarak  konuşmaya başladı. Telefonda karşısındakine, 'Bu isteğiniz beni aşar hocam, beni  direkt arasın. Başka türlü bu isteğinizi gerçekleştiremem. Adil bey arasın'  şeklinde beyanda bulundu. Bu konuşma içeriğini Komutan Asım Sürer'e aktararak  konuşmada geçen Adil'in kim olduğunu sordum. Kendisi bana 'Adil Öksüz'ü duymadın  mı?' şeklinde beyanda bulunarak, 'Metin Topuz'un paşası da, Allah'ı da, efendisi  de odur' şeklinde beyanda bulundu." ifadeleri iddianamede yer aldı.
 
Bir dönem DEA birimine muhbir olarak çalışan Feyyaz Öztürk'ün "tanık"  sıfatıyla alınan ifadesine yer verilen iddianamede, 2008 yılında çeşitli belgeler  ve bir adet telefon verdiği Topuz'un, kendisine "Amerika ile ne hesabın varsa gör  ama bu işe hizmet erlerini karıştırma" dediği belirtildi.
 
Topuz'un Ergenekon teklifi
 
İddianamede, tanık Feyyaz Öztürk'ün Metin Topuz’un kendisini 2008 Mart  ayında Zekeriya Öz ile tanıştırdığını ve Ergenekon operasyonları için gizli tanık  olarak kullanılmak istendiğini belirterek, kendisinin bunu kabul etmediğini  söylediği aktarıldı.
 
İddianamede, Topuz'un FETÖ firarisi eski savcı Zekeriya Öz ile 23  Eylül 2013-4 Ekim 2013 arasında yapılan 4 ayrı telefon görüşmesinin bulunduğu, bu  görüşmelerin 17-25 Aralık 2013 kumpas soruşturmalarından kısa süre yapıldığı,  görüşmelerin amacının ise casusluk, örgüte talimatların iletilmesi ve kumpas  operasyonlarının sürecinin denetimi olduğunun anlaşıldığı kaydedildi.
 
 Metin Topuz’un 17-25 Aralık operasyonları öncesi eski Mali Şube Müdürü  Yakup Saygılı (17 ve 25 Aralık davalarının sanığı) ve diğer polislerle telefon  trafiğinin sıklığı ve Topuz’un operasyonlar öncesi Mali Şube Müdürlüğü’ne  ziyaretlerinin görüntülerine de yer verilen iddianamede, Metin Topuz’un WhatsApp  gruplarındaki FETÖ operasyonları ve FETÖ’cülerle ilgili yorumları, Mehmet Hakan  Atilla ile Reza Zarrab’ın yakalanması ile ilgili değerlendirmeleri de yer aldı.
 
İddianamede Metin Topuz'un, 15 Temmuz gecesi Akıncı Üssü'nde darbe  girişimini yöneten FETÖ'nün TSK imamı firari Adil Öksüz'ün bacanağı olan ve  6  yıl 3 ay hapis cezası alan Erdal Şen'le 25 Eylül 2006 tarihinde telefon irtibatı  olduğu de belirtildi.
 
Metin Topuz'un, Adil Öksüz'ün kayınbiraderi olan Ali Sami Yıldırım'ın  telefon hattı ile 2015 yılı içerisinde iletişim sağladığı tespit edilen Muhittin  Özbaşı adına kayıtlı telefon hattı ile 54 kez irtibat kurduğu kaydedildi.
 
Topuz'un kumpas dosyaları ile bağlantısı
 
İddianamede, FETÖ sanığı eski emniyet müdürü Yakup Saygılı'nın, 20  Eylül-1 Ekim 2012 tarihleri arasında Amerika'ya gittiği uçakta, 17-25 Aralık  kumpasını yürüten eski İstanbul Mali Şube Müdür Yardımcısı Yasin Topçu, 17-25  Aralık dinlemelerini yasa dışı gerçekleştiren eski Mali Suçlarla Mücadele Şube  Müdürlüğü Teknik Büro Amiri İbrahim Şener ile ABD İstanbul Başkonsolosluğu  görevlisi Metin Topuz'un da bulunduğunun tespit edildiği ifade edildi.
 
Metin Topuz, Yakup Saygılı, Yasin Topçu ve İbrahim Şener'in, 20  Eylül-1 Ekim 2012 tarihlerinde Newyork Güney Bölgesi Başsavcılığı'nda mali suçlar  ve uyuşturucu suçlarıyla görevli savcılarla görüşmeler yaptıkları tespit edildiği  kaydedilen iddianamede, 17-25 Aralık kumpas soruşturmalarında o dönemin Mali  Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ve Müdür Yardımcılığı görevlerini yürütmekte  olan ve kumpas 17-25 Aralık soruşturmalarında görev alan müdürlerin katıldığı bu  toplantıdan yaklaşık 1 yıl sonra kumpas soruşturmaların operasyona dönüştürüldüğü  vurgulandı.
 
İddianamede, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından 2017 yılında söz  konusu iki kumpas soruşturma ile ilgili olarak ABD New York eyaleti Güney Bölgesi  Başsavcılığı tarafından Halkbank Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Hakan Atilla  hakkında 17 Aralık operasyonu olarak anılan soruşturma evrakının fezlekesinin  bire bir kopyası kullanılarak ve aynı suçlamalar ileri sürülerek dava açıldığı  anımsatıldı.
 
Yakub Saygılı'nın ise söz konusu seyahat sırasında (Topuz'un da  iştirak ettiği) bilgisayarını kaybettiğini iddia ettiği ancak kaybolan tablet  bilgisayarın ziyarette ilgili muhataplara teslim edildiği belirtilerek, ''Bu  suretle de daha sonra ABD ülkesinde açılan davaya da esas teşkil etmek suretiyle  o tarihe kadar ele geçen usulsüz deliller ve tespitlerin yurt dışına kaçırıldığı  anlaşılmıştır. Bu suretle de Metin Topuz'un casusluk eylemlerinde bulunduğu  anlaşılmaktadır." denildi.
 
Süreç
 
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, yabancı uyruklu ve misyon  görevlilerinin FETÖ'nün 17-25 Aralık 2013'teki yargısal darbe teşebbüsü ile 15  Temmuz darbe girişimine ilişkin davalarda yargılanan eski polis müdürleri ve  askerler ile firari eski savcı Zekeriya Öz ile irtibatlarına ilişkin soruşturma  başlatmıştı.
 
Bu çalışma sonucunda ABD'nin İstanbul Başkonsolosluğu görevlisi Metin  Topuz, eski polis müdürleri ve eski savcı Öz ile de irtibatının ortaya çıkması  üzerine gözaltına alınmıştı.
 
Topuz, emniyetteki işlemlerinin ardından 4 Ekim'de İstanbul Nöbetçi  Sulh Ceza Hakimliğince ''anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme'',  ''devletin gu?venlig?i veya ic? veya dıs? siyasal yararları bakımından, nitelig?i  itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri, siyasal veya askeri casusluk  maksadıyla temin etmek'' ve ''Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya  teşebbüs etme'' suçlarından tutuklanmıştı.