Mesleğine aşık doktoru felç bile durduramadı

AA |  30 Eylül 2018 Pazar - 15:16 | Son Güncelleme : 30 09 2018 - 15:21

Ameliyat sırasında felç geçiren ve vücudunun sol kısmını kullanamayan Prof. Dr. Ali Barutçu, rahatsızlığına aldırmadan 17 yıldır öğrencilerine ders veriyor, hastalarına şifa dağıtıyor.


Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi  Prof. Dr. Ali Barutçu: "Doktorluk benim için Allah'ın verdiği bir görev. Benim  inancımda Allah kimseyi boşuna yaratmamıştır. Hastane dışında tekerlekli sandalye  kullanmıyorum. Birkaç poliklinikte hastalara bakıyorum. Hızlı olmam lazım, onun  için tekerlekli sandalyeyi hastanede kullanıyorum"
 
İzmir'de, 2001 yılında ameliyat yaparken  geçirdiği felç nedeniyle vücudunun sol kısmını kullanamayan Dokuz Eylül  Üniversitesi (DEÜ) Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Barutçu, rahatsızlığına aldırmadan  tam 17 yıldır hem öğrencilerine ders veriyor hem de hastalara şifa dağıtıyor. 
 
İzmir'in Balçova semtinde eşiyle hayatını sürdüren iki çocuk babası 65  yaşındaki Barutçu, 1977 yılında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden mezun  olduktan sonra aynı üniversitenin Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Ana Bilim  Dalı'nda uzmanlık eğitimini tamamladı.
 
DEÜ Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Ana Bilim Dalı'nı 1989'da kuran  Prof. Dr. Barutçu, 2001 yılında yaptığı bir ameliyat sırasında felç geçirdi.
 
Felç nedeniyle vücudunun sol kısmını kullanamayan Barutçu, yakınları  ve üniversite yetkililerinin "emekli ol, evinde istirahat et" önerilerine  "teşekkür ederek" aşkla bağlı olduğu mesleğini sürdürdü.
 
DEÜ'de öğretim üyesi görevine devam etmenin yanı sıra DEÜ Tıp  Fakültesi Hastanesi polikliniklerinde hastalara şifa dağıtan Barutçu,  rahatsızlığı nedeniyle ameliyatlara giremeyince yara bilimi alanında çalışmalara  yöneldi.
 
 Balkan Ülkeleri Yara Dernekleri Konfederasyonu Başkanı da olan  Barutçu, hastane hayatı dışında gönül verdiği resim sanatıyla uğraşıyor.
 
Şimdiye kadar birçok kentte sergiler açarak yaşam azmiyle herkese  örnek olan Barutçu'ya en büyük desteği ise ailesi ve çalışma arkadaşları veriyor.
 
"TEK FELSEFEM AKIL VE İLİM"
 
Prof. Dr. Ali Barutçu, Balçova'daki evinde yaptığı açıklamada, hayatta yaşadığı zorluklar karşısında hiç pes etmediğini, mücadeleci  ruhuyla her zaman kazandığını anlattı.
 
Felç geçirdiği gün çok üzüldüğünü ancak yılmadığını dile getiren  Barutçu, "Hayata hep dört elle sarıldım. Hayattaki tek felsefem akıl ve ilim.  Geçirdiğim felçten aklım ve işim hiçbir şekilde etkilenmedi. Hatta biraz daha  hırslanarak işime ve sanata devam ettim. Hayatta bana tek engel olabilecek şey,  gözlerim ve aklım. Allah bu ikisini almadığı sürece hiçbir şey engel olamaz."  diye konuştu.
 
HIZLI HİZMET VERMEK İÇİN...
 
Hastalarının ilk zamanlar kendisini meraklı gözlerle izlediğini  anlatan Barutçu, şunları kaydetti:
 
"Doktorluk benim için Allah'ın verdiği bir görev. Benim inancımda  Allah kimseyi boşuna yaratmamıştır. Hastane dışında tekerlekli sandalye  kullanmıyorum. Birkaç poliklinikte hastalara bakıyorum. Hızlı olmam lazım, onun  için tekerlekli sandalyeyi hastanede kullanıyorum. Tembellikten değil, hastanede  hızlı olmam lazım. Artık estetik cerrahi yapmıyorum.  2003'te YÖK'e başvurup  Türkiye'nin ilk Yara Bilim Dalı'nı Dokuz Eylül Üniversitesi'nde kurdum.Yaradan  başımı kaldıracak vaktim olmuyor."
 
Barutçu, tedavi olmak için gelen birçok ümitsiz hastaya kendi hayat  hikayesini anlattığını, hastaların dinledikten sonra yaşama daha sıkı sıkıya  bağlandığını müşahade ettiğini aktardı.
 
Barutçu, tıp mesleği dışında resim sanatıyla ilgilendiğini, resim  sayesinde ruhunun dinlendiğini vurguladı.
 
ENGELİNİ YANSITMAK İSTEMİYOR
 
Prof. Dr. Barutçu'nun en önemli destekçisi 42 yıllık eşi Nurşen  Barutçu, eşinin iyi bir doktor olmasının yanında çok iyi bir eş ve baba olduğunu  söyledi.
 
Eşinin hayattan kopmamasında sanatın büyük etkisini olduğunu söyleyen  Nurşen Barutçu, "Onun gibi birini tanımadım. O, engelini kimseye yansıtmak  istemedi. Evde de her işini kendisi yapmak istedi. Biz ona yardım etmek istedik  ama yardımları kabul etmedi. Azmi çok büyüktü, bugünlere de o azim sayesinde  geldi. İnsanlara çok faydası var. Yaptıklarını etraftan duyuyorum ve mutlu  oluyorum." ifadelerini kullandı.