Gazetevatan.com » Yazarlar » Kısa çalışma ödeneği virüse çare olur mu?

Kısa çalışma ödeneği virüse çare olur mu?

20 Mart 2020 Cuma

Corona virüs dünyayı kasıp kavururken işçiler ve işverenler de ne yapacağını düşünüyor. Geçtiğimiz dönemlerde yaşanan doğal afet ve ekonomik krizlerde can yeleği olarak kullanılan kısa çalışma ödeneği yeniden devreye girecek. İşte şartları...


Dünya Sağlık Örgütü tarafından Pandemi olarak ilan edilen Kovid-19 virüsü tüm dünyayı etkilemeye devam ediyor. Ülkemizde de görülen güncel Kovid-19 vakası 191 kişi olduğundan Sağlık Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığının aldığı tedbirler virüsün yayılmasını önlemek adına sevindirici olsa da vatandaşlarımızın da virüse karşı sıkı tedbir almaları gerekmektedir.

Kovid-19 virüsünün etkisi sadece sosyal yaşama olmayacak. İş hayatına olan etkisiyle ekonomik anlamda da büyük bir etkisi olacak. İşverenler masaya farklı yöntemler koymaya şimdiden başladı. Esnek çalışma modelleri, yıllık izin kullandırılması, ücretsiz izine çıkartma ve toplu çıkış gibi birçok seçenek konuşuluyor.

Geçtiğimiz dönemlerde yaşanan doğal afet ve ekonomik krizlerde can yeleği olarak kullanılan Kısa Çalışma Ödeneği yeniden devreye girecek. Ancak kısa çalışma ödeneğini her çalışan alabilir gibi bir algı oluşmuş durumda.

Yönetmelikte herhangi bir düzenleme yapılmaz ise maalesef İş-Kur’un belirttiği şartları sağlayamayan işçiler bu ödeneği alamamakta, ödenek kesilmekte ya da işsizlik süresini etkilemektedir.

Bu sebeple dikkat edilmesi gereken hususlar;

İşçiiçin örnek vermek gerekirse;

  • İşçinin kısa çalışmanın başladığı tarihte, çalışma süreleri ve işsizlik sigortası primi ödeme gün sayısı bakımından işsizlik ödeneğine hak kazanmış olması (Kısa çalışmanın başladığı tarihten önceki son 120 gün hizmet akdine tabi olanlardan son üç yıl içinde en az 600 gün süreyle işsizlik sigortası primi ödemiş olanlar),
  • Kısa çalışma ödeneğinden yararlanan işçi, işsiz kalması durumunda kısa çalışma ödeneği aldığı süre düşüldükten sonra, kalan süre için işsizlik ödeneği alacaktır.
  • Kısa çalışma ödeneği alan işçi aynı sürede geçici iş göremezlik ödeneğine hak kazanırsa, raporun başladığı tarihte ödenek kesilecektir.
  • İşçinin, başka bir işe başlaması, yaşlılık aylığı almaya başlaması, silah altına alınması, kanundan doğan çalışma ödevi nedeniyle işten ayrılması hallerinde de ödenek kesilmektedir.

İşvereniçin örnek vermek gerekirse;

  • İşyerinde kısa çalışma ödeneği uygulanan işyerleri bu süre içinde maalesef işbaşı eğitim programından katılımcı talebinde bulunamayacaklardır.
  • İşveren, kısa çalışma ödeneği için başvuruda bulunduktan sonra iş müfettişlerince Covid-19’dan etkilenip-etkilenmediği yapılacak inceleme sonucunda belirlenecektir.
  • İşveren, Cari Yıl Ve Bir Önceki Yıla Ait; Geçici Gelir Beyannameleri İle Tasdikli Mali Tabloların Kayıtları, Üretimde Meydana Gelen Artış Ve Azalış Miktarlarını Gösteren Belgeler Veya Aynı Döneme Ait Söz Konusu Bilgileri İçerir Nitelikte Düzenlenmiş Tasdikli Bir Mali Analiz Raporu ile iş gücünün etkilendiğini kanıtlayabilmelidir.

Ayrıca belirtmemiz gerekir ki kısa çalışma ödeneğinin süresini altı aya kadar uzatmaya ve işsizlik ödeneğinden mahsup edilip edilmeyeceğini belirlemeye cumhurbaşkanı yetkilidir.

2008-2012 Küresel Ekonomik Krizinde, ülkemizde bulunan işverenler ücret ödeme yükünden kısa çalışma ödeneği sayesinde kurtulmuştu ve önemli bir karar ile 2008, 2009 ve 2010 yıllarında uygulanan kısa çalışma ödeneği işsizlik süresinden de mahsup edilmemiştir.

İşverenlerin ve milyonlarca çalışanın gözü kulağı kısa çalışma ödeneğinde yapılacak düzenlemede. Bir an evvel devreye alınıp özellikle çalışanlarımızın mağdur edilmemesi gerekiyor.

Krizi fırsata çevirmeyelim!

Kısa çalışma ödeneğinde krizi fırsata çevirme peşinde olmamak gerekiyor.

Kısa çalışma ödeneği 30 gün çalışana değil, eksik çalışana verilir, yoksa 30 gün işçi çalıştırıp, işçi adına 10 gün SGK primi ödeniyorsa bu sadece işçinin prim ödeme gün sayısından çalmak olacaktır. Tek kârlı çıkan ise işveren olacaktır.

Diğer taraftan, hangi kaynaklardan beslendiklerini hepimizin çok iyi bildiği teşvikçiler şimdiden işverenlere mailler atmaya başladılar!!! Komisyonu verin ödeneğinizi çıkartalım diyorlar. Cumhurbaşkanı verilecek derken bu arkadaşlar hangi güç ve kuvvetle bu işi biz yapar hallederiz diyorlar hayret etmemek mümkün değil.

Süreç Kötüye Giderse Ücret Garanti Fonu Çözüm Olabilir Mi?

Mevzuatımızda Ücret Garanti Fonu şuanda aşağıdaki şartlar sağlanması halinde devreye girmektedir;          

  • İşveren Hakkında Aciz Vesikası Alınması durumunda; İcra Dairesinden alınan Aciz Vesikası veya Aciz Vesikası hükmündeki Haciz Tutanağı,
  • İşverenin İflası Durumunda;  mahkemece verilen iflas kararı veya iflas kararının ilan edildiğini gösteren belge,
  • İşverenin iflasının ertelenmesi durumunda, mahkemece verilen iflasın ertelenmesi kararı veya iflasın ertelenmesinin ilan edildiğini gösteren belge,
  • İşveren Hakkında Konkordato İlan Edilmesi durumunda; mahkemece verilen konkordato mühlet kararı veya konkordato mühlet kararının ilan edildiğini gösteren belge,

İşverenler her ne kadar kısa çalışma ödeneğinden yararlanabiliyor görünseler de maalesef tüm işçiler bu ödenekten yararlanamayacaktır. Kısa Çalışma Ödeneğine ek olarak Ücret Garanti Fonunun da bir revize ile bu süreçte devreye sokulması aynı zamanda işsizlik kesintisi yapılmayan fakat çalışmakta olan emeklilerimiz için de bir çözüm bulunması gerekmekte.