MB Başkanı duyurdu: İhracat artıyor dengelenme sürüyor

AA |  30 Nisan 2019 Salı - 11:08 | Son Güncelleme : 30 04 2019 - 13:27

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Murat Çetinkaya, "Enflasyonun 2019 yıl sonunda yüzde 14,6 olarak gerçekleşeceğini, 2020 yıl sonunda yüzde 8,2’ye, 2021 yıl sonunda ise yüzde 5,4’e geriledikten sonra orta vadede yüzde 5 düzeyinde istikrar kazanacağını tahmin ediyoruz." dedi.


Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Murat  Çetinkaya, "Ülkemiz gibi dolarizasyonun yüksek olduğu, piyasayı desteklemek  amacıyla çok sayıda döviz likiditesi aracını da piyasanın kullanıma sunulan  ülkelerde rezerv tartışmalarının, uluslararası rezerv varlık ya da brüt rezervler  üzerinden yapılması en uygun olan yöntem. Bu zaten uzun yıllardır gerçekleşen bir  pratik, bugüne has bir şey değil." dedi. 
 
Çetinkaya, Marriott Şişli Otel'de düzenlenen "Enflasyon Raporu  2019-II" için bilgilendirme toplantısının ardından ekonomist ve gazetecilerin  sorularını yanıtladı.
 
Rezervler konusunun yakın dönemde tartışıldığını ve kapsamlı bir  bilgilendirme ihtiyacının farkında olduklarını aktaran Çetinkaya, "Biz TCMB  olarak rezervler dahil, verilerin paylaşımında, uluslararası piyasalarda dünyada  en iyi pratiklerle uyumlu bir çerçevede devam ediyoruz. Bilançomuzu günlük olarak  açıklıyoruz. Yani TCMB'nin faaliyetlerini günlük analitik bilançodan takip etme  imkanımız var." diye konuştu.
 
Çetinkaya, rezerv verilerinin haftalık olarak yayımlandığını ve bunun  uluslararası pratik dikkate alındığında en sık frekans anlamına geldiğini  vurgulayarak, şu bilgileri verdi:
 
"Bunun dışında uluslararası rezervler ve döviz likiditesi tablomuz  var. Bu da kapsamlı bir bilgilendirme imkanı sağlıyor ve bunu da aylık olarak  yayımlıyoruz. Bunların dışında rezerv gelişmelerini etkileyen alt kalemler ve  bileşenlerle ilgili. Bunların da önemli bir kısmı bizim kullandığımız bankalara,  özellikle piyasaların etkin işleyişi bakımından bir imkan olarak sunduğumuz  likidite araçları başta olmak üzere, bütün alt bileşenler de olmak üzere düzenli  olarak yüksek bir frekansta yayımlıyoruz.
 
Bu çerçevede bakıldığında TMCB'nin verilerinin yayımlanması ve  şeffaflığı noktasında dünyadaki en iyi uygulamalara örnek olarak bir noktada  duruyoruz. Bununla birlikte elbette zaman zaman gelişmelerle ilgili sorular  gündeme gelebiliyor. Sorulardan birkaçına değineyim. İlk hususlardan biri, yakın  zamanda tartışılan rezerv rakamlarda gözlenen dalgalanma. Sizler de biliyorsunuz  bu dalgalanma istisnai değil, yakın döneme özgü değil ve sıra dışı değil."
 
"Dalgalanmanın nedeni; bankalar tarafından farklı yoğunluklarda  kullanılması"    
 
TCMB Başkanı Çetinkaya, tüm merkez bankalarında olduğu gibi dönemsel  dalgalanmaların (TCMB rezervleri) her iki yönde de gerçekleşebildiğine işaret  ederek, "TCMB'nin rezervlerindeki dalgalanmalarda en belirleyici unsurlardan  birisi, döviz ve TL piyasalarının etkin işleyişini sağlamak adına bankalarımıza  sunduğumuz çeşitli likidite araçlarının piyasa gelişmelerine bağlı olarak  bankalarımız tarafından farklı yoğunluklarda kullanılıyor olması." şeklinde  konuştu.
 
Çetinkaya, daha aydınlatıcı olması adına bu konuda (rezerv) biraz daha  detaya ihtiyaç gördükleri için bu enflasyon raporunda buna özel bir çalışma  ayırdıklarını dile getirerek, şu bilgileri verdi:
 
"Piyasaların likidite gelişmeleri, bankaların likidite pozisyonları ve  beklentileri, piyasa faiz gelişmeleri, offshore ve offshore faiz farkları,  buradaki beklentiler, riske dair beklentiler ve bununla birlikte maliyet gibi  unsurlar... Bu imkanların kullanılması rezervler üzerinde oynaklık  oluşturabiliyor. Bunlardan bir kısmını hatırlatmak anlamında söyleyeyim; TL  karşılığı döviz depo işlemleri, teminat döviz depo işlemleri, döviz karşılığı  TL-swap işlemleri, rezerv opsiyon mekanizması, bunun dışında likiditeyi sağlama,  arttırma ya da daraltma yönünde rezerv opsiyon mekanizması ve zorunlu  karşılıklarla ilgili bizim dönem dönem aldığımız kararlar... Diğer kalemler zaten  enerji ithalatçısı şirketlere satışlar, hazinenin dış borç ödemeleri, cari  ödemeleri ve diğer ödemeleri gibi unsular..."    
 
"Brüt rezerv, uluslararası yaygın bir pratik"    
 
Murat Çetinkaya, diğer merkez bankaları gibi rezervle ilgili  iletişimlerini brüt rezerv üzerinden gerçekleştirdiklerini belirterek, sözlerini  şöyle sürdürdü:
 
"Bu aslında uluslararası yaygın bir pratik. Çünkü net rezerv konusunda  uluslararası, üzerinde mutabık kalınmış bir tanımlama yok. Net rezervler de  analizlerde, değişik parametre ve ölçümlerde kullanılıyor. Hatta bizim Stand-by  kapsamında yayımladığımız raporlamamızda da rezerv kalemi var. Ancak zaman  içerisinde kullanılan araçların şekillenmesi, çeşitlendirilmesiyle bu kalemi biz  de artık bir rutin kalem olduğunu ve analizlerde kullanılmadığını biliyoruz."
 
Bu anlamda brüt rezervlerin kullanılmasında temel bazı belirleyiciler  yer aldığına dikkati çeken Çetinkaya, "Hele bizim ülkemiz gibi dolarizasyonun  yüksek olduğu, piyasayı desteklemek amacıyla çok sayıda döviz likiditesi aracını  da piyasanın kullanıma sunulan ülkelerde rezerv tartışmalarının, uluslararası  rezerv varlık ya da brüt rezervler üzerinden yapılması en uygun olan yöntem. Bu  zaten uzun yıllardır gerçekleşen bir pratik, bugüne has bir şey değil."  değerlendirmesinde bulundu.
 
"Son aylarda hiçbir parametrede bozulma söz konusu değil"
 
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Murat  Çetinkaya, rezerv tartışmasına ilişkin, "Bizim takip ettiğimiz rezerv yeterliliği  kavramları ve kullandığımız metrikler bakımından son aylarda hiçbir parametrede  bozulma söz konusu değil." dedi. 
 
Çetinkaya, Marriott Şişli Otel'de düzenlenen "Enflasyon Raporu  2019-II" için bilgilendirme toplantısının ardından ekonomist ve gazetecilerin  sorularını yanıtladı.
 
Rezerv tartışılırken aslında rezerv yeterliliğinin tartışıldığını  ifade eden Çetinkaya, "Bu tartışmanın brüt rezervler üzerinden  gerçekleştirildiğini ifade etmeye çalıştım. Bu da uluslararası normlarla uyumlu.  Tabii bu rezervlere bakarken elbette net rezervler bazı kalemleri ayrıştırarak  bakan metrikler de var. Bu da analiz konusunda bakış açılarının farklılığını  yansıtır ve doğaldır. Diğer taraftan şunu unutmamak lazım rezervlere bakarken  sadece resmi rezervlerin değil, ülkemizde olduğu gibi bankacılık sektörünün  finansal kesim rezervleri, şirketler kesiminin yabancı para varlıklarının da  hesaba katıldığı bazı metrikler var." diye konuştu.
 
Çetinkaya, finansal istikrar açısından ülkenin döviz rezervlerinin  yeterliliği konusunda değişik parametrelerle, ölçümlerle Merkez Bankası'nda takip  ettiklerini aktararak, "Son dönemdeki tartışmalar lütfen yanlış algı  oluşturmasın. (Rezerv tartışması) Bizim takip ettiğimiz rezerv yeterliliği  kavramları ve kullandığımız metrikler bakımından son aylarda hiçbir parametrede  bozulma söz konusu değil." dedi.
 
"(Swap) Zaman zaman bazı araçlar daha çok öne çıkabiliyor"    
 
Murat Çetinkaya, Merkez Bankası olarak her zaman iletişimlerinin  rezervleri gelecek dönemde güçlendirme yönünde olduğunu belirterek, bunun dışında  cari denge gelişmelerinin takip edildiğini, ihracat ve turizm gelirleri gibi  kalemlerin gelecek ayda dönemsel etki yapabileceğini söyledi.
 
Azalış yaşanılan dönemlerin görüldüğü gibi gelecek aylarda önemli  ölçüde artışların da görülebileceğine dikkati çeken Çetinkaya, "Burada kritik  nokta şu, bizim de tavsiyemiz, rezervlere bakarken trende bakmak, orta vadeye  bakmak ve geniş bir rezerv yeterlilik metrik ayrımıyla bakmak daha sağlıklı  olacaktır." dedi.
 
Çetinkaya, swaplara da değinerek, "Son dönemde tartışıldı. Zaman zaman  bazı araçlar daha çok öne çıkabiliyor. Geçtiğimiz mart ayı da böyle bir dönemdi.  Swap piyasasındaki gelişmeleri sizler de yakından takip ettiniz. Biz bu araçları  kullanırken rezerve olan etkisini biliriz, ama Merkez Bankası olarak rezerve  etkisini dikkate alarak bu araçları dizayn etmiyoruz ya da bu araçların  kullanımında rezerve etkiyi hesaba katarak bir düzenlemeye ya da değişiklik  yapmıyoruz." diye konuştu.
 
Kullanım imkanının artırılması kademe şekilde gerçekleştirildiğini  aktaran Çetinkaya, "O sırada piyasada yaşanan sıkışıklık, offshore, offshore  faizleri arasında açılan büyük fark ve piyasada gördüğümüz anomali karşısında  piyasadaki istikrarı ve etkin işleyişi desteklemek amacıyla atılmış bir adımdı. O  yüzden kademeli olarak adımlarımızı attık ve sonuçlarını gördük. Birkaç gün  içerisinde piyasalarda normalleşme yaşandı." ifadelerini kullandı.    
 
"(Parasal aktarım) Merkez Bankası nedenlerini analiz eder, gereken  tepkiyi verirdi"    
 
Çetinkaya, Merkez Bankası'nın parasal aktarımı açısından bakıldığında  elbette kısa vadeli faizlerin üzerinde Merkez Bankası ve para politikası  duruşunun etkisinin belirgin olduğunu ve bunun böyle olmasını istediklerini,  bunun finansal aktarım açısından önemli olduğunu vurgulayarak, ancak kısa vadede  enflasyon beklentileri, piyasa likiditesi, vade primi gibi bazı unsurların etkili  olabildiğini anımsattı.
 
Geçen dönemde de piyasada likiditenin homojen dağılmamasının ağırlıklı  etkisiyle, beklentilerin farklılaşmasıyla birlikte piyasa faizlerinde olağandan  farklı olarak Merkez Bankası politika faizinden bir uzaklaşma gördüklerini  aktararak, sözlerini şöyle sürdürdü:
 
"Bu bizim için önemli. Öncelikle bu etkinin nereden kaynaklı olduğunu  anlamaya çalışırız. Bu farklılaşmanın giderek azaldığını görüyoruz ve tekrar  piyasa faizleri Merkez Bankası politika faizinin etrafında dalgalanmaya başladı.  Kredi ve mevduat faizlerinde normalleşme görüyoruz. Bu bizim için önemli.  Kopukluk devam etseydi, Merkez Bankası nedenlerini analiz eder ve ona göre  gereken tepkiyi verirdi.
 
Çünkü parasal duruşun etkin bir aktarım ile piyasada sonuçlarının  görülebilmesi Merkez Bankası'nın temel hedefidir. Uzun süreli kopukluk parasal  duruş ve aktarım mekanizması açısından dönemsel ve yapısal soruna işaret  edebilir. O yüzden bunu anlamaya çalışır ve gereken politika tepkisini de  verirdik ancak bugün itibarıyla bunların piyasa faizleri, kredi mevduat faizleri  cephesinde normalleşmeye başladığını görmekteyiz. Yakından takip etmeye devam  ediyor olacağız."
 
"Biz ihtiyaca göre farklı araçları devreye alabiliyoruz"
 
Döviz Karşılığı TL Swap Piyasası'nın geçici olup olmadığına ilişkin  bir soru üzerine Çetinkaya, sundukları araçların ya da piyasaların geçici  olmadığını bildirdi.
 
Çetinkaya, "Biz ihtiyaca göre farklı araçları devreye alabiliyoruz.  Burada yapmaya çalıştığımız şey, piyasanın etkin bir biçimde çalışmasını  sağlamak. Piyasa derinliğinin oluşması, sağlıksız fiyat oluşumlarının ya da aşırı  oynaklıkların gündeme gelmemesi, bankaların farklı seçenekleri kullanabilecek  konumda olmaları. Kullandığımız araçların tamamı buna hizmet ediyor. Bu yönüyle  araçlar kalıcı ama ifade etmeye çalıştığım şey; dönemsel olarak bu faktörlerle  kullanım oranları ve talep farklı olabilir." diye konuştu.
 
Belirli bir süre uygulamada miktarları, limitleri artırarak veya  azaltarak tepki verebileceklerini dile getiren Çetinkaya, bu anlamda söz konusu  aracın devam ettiğini bildirdi.
 
Çetinkaya, swap piyasasındaki işlemlere ilişkin verilerin paylaşımına  dair bir soru üzerine, bu verileri paylaşmaya başladıklarını, bunları daha açık  ve detaylı biçimde yayınlamayı sürdüreceklerini anlattı.    
"Merkez Bankasının bir kur hedefi olmaz"
 
Çetinkaya, swap işlemlerinin nasıl muhasebeleştirileceğine dair bir  yorum üzerine, bunun detaylarını paylaşacaklarını, burada zaman sorunu  olabildiğini, verilerin yayınlanma frekansı, içeriği ve zamanıyla ilgili toplam  resmi görebilme konusunda bazı eksikliklerin olabileceğini söyledi.
 
Daha fazla ve net bilgilenme ihtiyacı olduğunda bunu  karşılayabileceklerini dile getiren Çetinkaya, burada bir sorunun söz konusu  olmadığını ifade etti.
 
Çetinkaya, "Dalgalı kur rejimiyle ilgili ben duruşumuzu söyleyeyim,  bugüne kadar hep bunu ifade ettik. Merkez Bankasının bir kur hedefi, bir kur  bandı hedefi, belirli bir yeri tutma çabası olmaz. Merkez Bankası enflasyon,  fiyat istikrarı hedefi çerçevesinde birçok faktörde olduğu gibi kur  gelişmelerinin de etkisini dikkate alır." diye konuştu.
 
Ancak Türkiye'de bir zorluklarının bulunduğunu vurgulayan Çetinkaya,  "Para politikasının tepki fonksiyonu nedir, ne kadar çok ve yoğun kura tepki  veriyoruz, bu kavramlarla ilgili tartışmaların olduğunun farkındayım. Buradaki  zorluğumuz şu; biz veriye dayalı olarak enflasyona tepki veriyoruz. Bütün  iletişimimiz bunun üzerinedir." ifadelerini kullandı.
 
Çetinkaya, sözlerini şöyle sürdürdü:
 
"Ancak enflasyonda ve fiyat istikrarında istediğimiz noktalara  gelememiş olmanın, hele bugünlerde hedeflerden epey uzaklaşmış olmanın, yapısal  bir mesele olarak dolarizasyonun yüksek olmasının, dış finansman gibi bildiğiniz  bu faktörlerin etkisi karşılaştırılabilir diğer ülkelere göre yüksek bir döviz  kuru geçişkenliğinin olması elbette kur gelişmelerine ve oynaklığına karşı para  politikası kararları verilirken bunların dikkate alınması gerektirir. Ben bu  gelişmelerle ilgili sadece TCMB adına konuşabilirim ve Merkez Bankası'nın duruşu  budur, burada herhangi bir değişiklik söz konusu değildir."
 
"Sıkılaştırmayla ilgili duruşumuzu net biçimde ortaya koyduk" 
 
Murat Çetinkaya, fiyatlamalar ve faiz oranları konusuna değinerek,  merkez bankacılığının finansal aktarım üzerinden çalıştığını, para politikası  kararlarının etkinliğinin bunu gerektirdiğini söyledi.
 
Eylülde kendilerinin ciddi bir sıkılaştırma yaptıklarını dile getiren  Çetinkaya, şu değerlendirmelerde bulundu:
 
"Duruşumuzu net olarak ortaya koyduk. Hatta metindeki değişiklikle  bunu yapısal bir noktaya taşıdık. 'İlave sıkılaştırma yapabiliriz, gerektiğini  zaman bir sıkılaştırma döngüsü bile olabilir anlamına gelecek tahmin patikasından  sapmaya müsaade etmeyeceğiz' duruşunu ortaya koyduk. Bu çerçevede Merkez Bankası  aktarımın çalışmamasına herhangi bir biçimde kayıtsız kalmaz. Piyasa  gelişmelerini yakından takip ederiz, analiz ederiz ve buna dayalı olarak da para  politikası duruşunu ve diğer araçlarımızı uygulamaya alırız. Burada ifade etmeye  çalıştığım bir duruştur, yaklaşımdır.
 
Karar mekanizmasının ve atacağımız adımların nasıl çalıştığına dair  bir çerçevedir. Bu çerçeve dün nasılsa, geçen yıl ve ondan önce nasılsa şu anda  da öyle olmaya devam ediyor. Herhangi bir değişiklik yok. Biz tahminlerimizi  yaparken net bir biçimde piyasa gelişmelerini, riskleri dikkate alarak bizi  hedefe taşıyacak para politikası duruşunu belirleriz. Bunun dışındaki diğer  unsurlar tali şeylerdir. Biz piyasadaki fiyat gelişmelerini, fiyatlama  davranışlarına bakarız. Orada olası bütün riskleri, özellikle yukarı yönlü  riskleri daha da dikkate alarak bulunduğumuz dönemde para politikası duruşumuzu  belirleriz."
 
Çetinkaya, TL'ye güvene ilişkin bir soru üzerine, "Merkez Bankası  TL'ye güveni sağlamak için elindeki tüm araçları aynı kararlılıkla kullanmaya  devam edecektir. Konuşma metninde de bunu ifade etmeye çalıştım. Fiyat  istikrarının sağlanması bunun için temel şarttır. Bu amaçla para politikası  duruşumuzu şekillendiriyoruz. Bunun dışında elbette piyasadaki olası oynaklıklar,  algı ve istikrarı bozabilecek unsurlara karşı da elimizdeki tüm araçları,  likidite araçlar da dahil olmak üzere kullandık, kullanmaya devam ediyor  olacağız." diye konuştu.
 
"Kurul, ihtiyaç duyduğu anda ilave parasal sıkılaşma yapabilir"
    
Rezervlere ilişkin soru üzerine Çetinkaya, rezervler hesaplamaları  konusunda farklı uçlara dağılan, farklı rakamlar ve farklı yorumlamalar  bulunduğunu belirtti.
 
Çetinkaya, rezervler konusunda gerekli açıklamalar yaptıklarını,  yapmaya da devam edeceklerini, rezervlerde trende bakılarak analiz yapılmasının  daha sağlıklı sonuçlar vereceğini, yakın zamanda bunun görülmesiyle bu soruların  geride kalacağını söyledi.
 
Para Politikası Kurulu faiz kararı metninden "ilave parasal sıkılaşma  yapılabilir" ifadesinin çıkarılmasına yönelik soruyu Çetinkaya, şöyle yanıtladı:
 
"Aslında konuşmamda da bahsettim. Biz ilave sıkılaşma ifadesini  çıkararak, aslında şunu söyledik. Enflasyonun hedeflerinden uzaklaşıldığı dönemde  bizim projeksiyonlarımız ve tahmin patikamız, bir anlamda ara hedef haline gelir.  Biz burada daha dönemsel bir ifadeyi çıkarttık, daha yapısal bir ifadeyi ekledik.  Karar metninin bütüncüllüğü içinde bakıldığında yukarı yönlü risklere vurgumuz  devam ediyor. Manşet enflasyon görünümünde belirgin bir iyileşme sağlanıncaya  kadar sıkı parasal duruşun korunacağını ifade ettik. Kurul, ihtiyaç duyduğu anda  ilave parasal sıkılaşma yapabilir. Bu çok net. Metni daha yapısal bir içerikle  ikame ettik."    
 
Murat Çetinkaya, kredi faizlerine ilişkin soru üzerine, piyasa  faizlerinin TCMB politika faizi etrafında dalgalandığını, kredi-mevduat  faizlerinde normalleşme gördüklerini ifade etti.
 
"Gıdada yeni sezon arzının olumlu katkısı olabilir"
 
Gıda fiyatlarındaki artışa ilişkin soruya Çetinkaya, "Gıda fiyatları  ciddi bir oynaklık unsuru olmaya devam ediyor. Burada dönemsel olarak  bakıldığında yakın dönemde sebze-meyvede yeni sezon arzının olumlu bir katkısı  olabilir. Ancak gıdada maalesef olumsuz bir durum var. Bunun için koordineli  çabalar devam ediyor. Bu bir belirsizlik oluşturmasının yanında refah etkisi  var." şeklinde cevap verdi.
 
Çetinkaya, Merkez Bankasının iletişim politikasının değişip  değişmeyeceğine yönelik soru üzerine, iletişime açık olduklarını ve olabildiğince  detaylı paylaşımlar yaptıklarını söyledi.
 
Enflasyon Raporu toplantılarını temel iletişim aracı olarak  gördüklerini, bunun dışında ekonomi kavramlarıyla ilgili her seviyede  bilgilendirme yaptıklarını anlatan Çetinkaya, ihtiyaç olması halinde iletişimdeki  iyileşmelere devam edeceklerini dile getirdi.
 
Çetinkaya, ihtiyaç olması halinde PPK toplantıları sonrası ilave basın  toplantıları yapılabileceğini belirterek, "Kargaşa, gürültü ortamında değil  sakinleşmeden sonra iletişimi tercih ediyoruz." diyerek sözlerini tamamladı.