Gazetevatan.com » Yazarlar » Rıhtımlar ıslanmışsa!

Rıhtımlar ıslanmışsa!

03 Şubat 2016 Çarşamba


Siyasiler arasındaki kavganın başlangıç tarihini kimse bilmiyor ama siyasetin olduğu yerde kavga başlamış demektir!
 
Bize mahsus bir durum değil, dünyanın hemen her ülkesinde siyasi kavgalara şahit olmaktayız...
 
Başarılarını o kavgalara borçlu olanların elbette bu stratejiden vazgeçmesini beklemek de hayal olur...
 
Biz ha bugün bitti, bitecek derken artık bitmeyeceğini anlamış olduk!
 
Biraz geç oldu ama iyimser olmaya sonuna kadar direndik!
 
Rıhtımlar ıslanmış bir kere, zemin kayganlaşmış ve ayak oyunları, çarpışmalar ve çatışmalardan kaçınmak mümkün değil gibi...
 
***
 
Uzlaşma, buluşma ve anlaşma ya da ortak akıl daha doğrusu bir arada yaşayabilmek köye dönüştürülmüş dünyada artık çok zor!
 
Kavgalar büyük savaşların kapılarını her gün tokmaklıyor!
 
Ve dayanılmaz bir yere doğru dünya sürükleniyor...
 
Kavgalardan besleniyoruz...
 
Ve geçiniyoruz...
 
Ne gariptir ki, bilinçli yapıyoruz...
 
Ve şuursuzca...
 
Savunduğu stratejinin doğru ya da yanlış olduğuna bakmadan!
 
Rıhtımlar ıslanmış bir kere, kaypak oyunlara ve öfkelere yenik düşülmüş!
 
***
 
Dava uğruna mücadeleyi anlarım, anlatabilirim!
 
Lakin, bir dava içerisinde kişisel oyunlara, beklentilerini sıfıra indirgemeyenlere, gelecek kaygısı taşıyanlara, sürekli var olabilmek uğruna istikbal hesapları içerisinde yaşayanlara karşı daima ön yargılıyım!
 
İyimser olamıyorum...
 
Son yüz yılda bu kavgalara paranın sihirbazları, iş dünyası, medya, aydın ve sokaktakiler de dahil olunca iyimser hiç olamıyorum...
 
Oyun içinde bin bir oyun oynanıyor!
 
Komşusuyla, dostuyla ve dava arkadaşı ile geçinemeyenlerin artık her şeyinden şüphe eden bir hale gelmemizin sorumsuzluğuna ait faturaların sahibi biz değiliz!
 
Bizleri ayrıntılarını bilmediğimiz bu kavgalara, savaşlara taraf edenlerin mağduruyuz!
 
Ama neylersin ki, rıhtımlar ıslanmış bir kere, ihanetlere gebe bırakılmış, uzaklarda bilmediğimiz adreslerde yaşayanlara teslim olmuş kalabalıklara dönüşmekteyiz her geçen gün biraz daha...
 
***
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan sürekli söylüyor ya;
 
- Yerli ve Milli!
 
Yerli ve Milli kaldıkça; ne ihanetlere, ne iftiralara ve ne oyunlara yenik düşüyoruz biliniyor mu?
 
Asla...
 
Rıhtımlar ıslanmış bir kere, düşmemek, ağaçlar gibi ayakta kalabilmek ve ölebilmek, yalana teslim olmadan adam gibi adam kalarak yaşayabilmek her geçen gün biraz daha zorlaşıyor!
 
Lakin, inadına yaşamak gerek...
 
Rıhtımlar ıslanmış olsa da, bin defa düşüp kalksak da!