Gazetevatan.com » Yazarlar » Başkan ve Adamları

Başkan ve Adamları

27 Ocak 2016 Çarşamba


Yaşadıklarımızı anlamakta zorlandığımız yıllar ve günler geçiriyoruz!

Adeta, kimin eli kimlerin cebinde olduğunu bilemiyoruz...

Soğuk savaş yıllarında cepheler bu kadar karışık değildi.

Kutuplaşma dönemi sona erince dünya sisler bulvarına dönüştü...

Daha düne kadar “Amerika defol” diye slogan atarak emperyalizme savaş açanlar globalleşme sürecinde Amerika ile neredeyse yoldaş oldular!

Özellikle, siyaset, basın, eğitim ve iş dünyası icazetlerini Amerika’dan almaya başladı.

Bir yandan Ulusalcı geçinenlerin diğer yandan Amerika ile yoldaş olmalarını anlayamıyoruz...

1946’dan beri Amerika ile kapıları aralayan siyasi aktörler kervanına 80’li yıllardan itibaren sol kesim ve aydınları, gazetecileri de katılmış oldu...

Moskova ekolü artık kalmadı gibi...

Artık herkes Amerikancı!

***

O tarihi ilişkileri ve süreçleri anlatmaya ömür yetmez ama son yaşadığımız olay bizim iddialarımızı doğruluyor!

ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden Türkiye’ye geldiğinde ve ziyaretçi defterinde kimlerle görüştüğüne ve açıklamalara baktığımızda sözün bittiği noktada olduğumuzu da görmüş oluyoruz!

Lakin, muhasebe ve analiz fukarası bir toplum olduğumuzdan sadece görmüş oluyoruz ve seyretmekle yetiniyoruz!

Ülkesini, ABD Başkan Yardımcısına şikayet edenler gaz kuyruğuna girmiş adeta!

***

Bu ülkenin siyasi iktidarı Amerika’da muhalif veya mağdur kesimlerle görüşme yapabiliyor mu?

Yaptığında nasıl bir tepkinin doğacağı tahmin ediliyor mu?

Başkalarına dokunulduğunda hukukun üstünlüğü kendilerine dokunulduğunda ise hukuk katliamı diye adlandırılan süreç artık kısır bir döngü haline geldi.

Ama ne hikmetse herkesin şikayet adresi de Amerika!

Amerika’ya bağımlı hale gelmiş medya, siyaset, eğitim ve siyasi kadrolar ne hikmetse bir yandan da Bağımsız Türkiye’den dem vuruyor!

Amerika’ya bu kadar bağımlı olanların içerde ise bağımsızlık sevdasına kapılmasındaki çelişkinin tarifini yapmakta zorlanıyoruz.

Başkan ve Adamları ise içine düştükleri bu yaman çelişkiyi etrafındakilere nasıl izah ettiklerini de merak ediyoruz!

Ve artık her taşımızın altında Amerika ya da başka ülkeler çıkıyor...

Farkında mıyız?

Cemil Meriç’in “Sen, sen ol bir an önce bir şebekeye dahil ol!” sözü aklımıza düşüyor!