Gazetevatan.com » Yazarlar » Karanlıktakiler...

Karanlıktakiler...

16 Ocak 2016 Cumartesi


Ülke ne zaman karışsa, kanla boyansa ve terör ne zaman zirveye çıksa, milli irade ise müdahale etmeye başlasa, kendilerine “Aydın” diyen bir grup hemen aykırı duruş sergileyerek bir bildiri yayınlıyor...
 
Yıllardan beri durum böyle...
 
Aydınlar Dilekçesi diye ‘meşhurlaştırdıkları’ eylemi ‘meşrulaştırmaya’ çalışıyorlar!
 
İçlerine düştüğü bu durum ne acıdır ki siyasi ve medyada köşe başını tutmuşlara kadar yansıyor...
 
Milli iradeye muhalif olmak bir virüs gibi ruhlara bulaşmış ve genetik bir hastalığa dönüşmüş!
 
***
 
Kırk yıl boyunca; PKK ve diğer terör örgütlerine silahları kimin ve kimlerin dağıttığına dair bir tek araştırma ve inceleme yazısı ve haberi görmedik...
 
Bir dilekçe yayınladıklarını da...
 
Kandil Dağı’nda silah ve mühimmat fabrikası olmadığına göre...
 
Kim silahları veriyor ve kim besliyor bu örgütleri?
 
Bu sorunun cevabını bilen var mı?
 
Ve Aydın’lar bugüne dek bunu soran bir tek bildiri kaleme almadı!
 
***
 
Bu ülkenin varlığına, askerine, polisine, hakimine, savcısına, öğretmenine, işçisine, öğrencisine, annesine, babasına, çocuklarına ve kendi insanlarına dahi yıllardan beri kurşun sıkanlara karşı bir tek aykırı bildiri yayınlamayan Aydın’lar, ifade hürriyeti başlığıyla terörü ‘bağımsızlık ve hürriyet mücadelesi’ zeminine çekerek Batı müdahelesine davetiye çıkartıyorlar!
 
Bugüne kadar bir şehit ailesinin elini dahi sıkmayan ve bir çocuğun başını okşamayanlar, Kandil Dağı’ndaki eli kanlı eşkiyaların mağaralarda düzenlediği basın toplantılarını kaçırmadılar!
 
Şimdi bu ülkenin Aydın’ı bu kalabalıklar olabilir mi?
 
***
 
İşte, yıllardan beri bu ülkenin çocuklarının ruhunu bozan, ipleri uzaklara bağlı olan Aydın’lar grubudur!
 
Aydınlatma görevini sürekli perdeleyen, milletin aklını karanlık kuyulara sokan bu grup asırlardan beri inanan kalabalıklarla büyük bir kavgası var!
 
Bu inanan kalabalığın sandığa yansıttığı iradesini, giyimini, eğitimini, yemeğini, mahallesini, okulunu, gazetesini, televizyonunu, duruşunu, ibadetini, camisini, değerlerini, siyasi kadrolarını, bürokrasisini, tarihini, kadınlarını küçümseyen ve aşağılayan gayri milli ve leylekler gibi dünya vatandaşı olanların artık bu tarz algı oyunlarına pabuç bırakmamak gerekiyor.
 
Sessiz çoğunluk sessiz kaldıkça meydan kırk yıldan beri aynı şarkıyı söyleyen Aydın’lar korosuna kalıyor!
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu gruba tepkisi ise milli duruşun vazgeçilmez birinci önceliğidir!
 
Ve ‘yeter artık söz milletin’ deyişindeki tarihi tekrardır!
 
Karanlıktakilerin kabus çığlıklarına artık direnmek gerekiyor...
 
Yoksa, ışıklarımızı söndürecekler!