Gazetevatan.com » Yazarlar » Siyah günlere dönüş

Siyah günlere dönüş

13 Ocak 2016 Çarşamba


Rusya, krizi derinleştirdikçe halkına ağır bir fatura ödetiyor!

Ve demir perdenin kalkmasıyla iki ülkenin halkı o kadar güzel dostluklar kurmuştu ki, bir gecede köprüler yıkılıp atıldı!

O güzel günler eskidi ve hayal oldu...

Geriye dönüş dileriz uzun sürmez ama o eski günlerin gelmesi belki de yıllarca sürecek.

Kriz sona erse de iş dünyası eskiden olduğu gibi uzun vadeli planlar yapamayacak.

Çünkü, uzlaşmanın çok uzağında gezinen Rusya’nın öfkeli lideri Putin diplomatik kanalları kapatarak-diktatörce- bir siyaset izlemesi kabul edilebilir değil!

Savaşlardan besleniyor...

Gerginliğin ateşine odun taşıyarak eski gücüne kavuşacağını düşünen bir stratejiden hala umut besleyen Rusya yeniden demir perdeyi çekerek ülkesini sevimsizleştiriyor!

***

Dünya; Amy Winehouse’nin şarkısındaki gibi ‘siyah günlere dönüş’ sürecini adeta yaşıyor...

Kör kuyulara düşülüyor...

Türkiye’den giden portakal sandıkları dahi sokaklarda dozerle imha ediliyor!

Kaç asırlık bir kin ve nefretin karşılığıdır bu, anlamakta zorlanıyoruz...

***

Rusya’nın değişik kentlerinde büyük yatırımları olan iş adamı bir dostumla sohbet ederken gelinen noktayı ve etkilerini konuşurken kendi durumunu anlattı...

Diyordu ki...

- Kendimizi öyle kaptırmışız ki neredeyse bütün servetimizi götürüp bu ülkeye yatırım diye yapmışız. Böylesine ağır bir darbeyle karşılaşacağımıza ihtimal dahi vermemişiz! Ve bir sabah Rusya bize duvar oldu... Global ticaret böyle olur mu? Yirmi beş yıllık dostlarımız ve çalışanlarımız telefonlarımıza dahi çıkmıyor! Benim gibi yüzlerce iş adamı perişan... Kriz giderilse dahi artık hiç bir şey eskisi gibi olmayacak... Güvenimiz uçup gitti...

Artık dünyanın hiçbir ülkesine kalıcı bir yatırım yapmak akıl işi değilmiş!

***

Dünya bir savaşın eşiğinde gün sayıyor adeta!

Daralan ekonomi ateş çemberine dönüştürülüyor.

İnsanlar, çocuklar ölüyor ve öldürülüyor.

İçimizdekiler ise kırk yıldan beri bu ülkenin askerine, polisine, öğretmenine ve kendi halkına kurşun sıkmaya devam ediyor...

MİT TIR’larındaki silahların nereye götürüldüğünü araştırmacı gazetecilikten sayanlar, kırk yıldan beri bu ülkedeki teröristlere silahları, bombaları kimlerin dağıttığını, kimlerin finanse ettiğini ve beslediğini hiç umursamadı ve yazmadılar!

Kandil Dağı’ndaki teröristlerle röportaj yapmayı, saz çalıp türkü söylemeyi de gazetecilikten saydılar...

İşte vardığımız ihanetin zirvesi de burası!

İçimizdekiler ve dışımızdakilerin halleri asırlardan beri tarife muhtaç...

Siyah günlere dönüş galiba dünyanın kaderi!