Gazetevatan.com » Yazarlar » Ötekileştirme

Ötekileştirme

30 Aralık 2015 Çarşamba


Bir yıl daha bitiyor, yarın...
 
Ama yarınların ne getireceği de belli değil...
 
1915 yılında çizilen haritalar kanla boyanıyor adeta...
 
Ve içimizdekiler, dışımızdakiler coğrafyayı yangın yerine döndürmekle özgür olabileceklerine hala inanabiliyor!
 
Birileri bir büyük ihanetin bedelini ödüyor!
 
Ve daha çok ödeyecek...
 
Osmanlı Devleti’ni ve bugün içinde bulunduğumuz duruşu arkadan hançerleyenler bu ağır bedeli daha çok ödeyeceğe benziyor!
 
Hainler diyemiyoruz, çünkü hain ilan edilebilmek için önce sadık olmak gerekiyor!
 
Eşkiya ruhuna sahip olanlar asla sadık olamadılar...
 
Ve sadakatsizliğin faturasını ağır bir bedelle ödüyorlar...
 
Ve daha çok ödeyecekler...
 
***
 
Bir yıl daha bitiyor, yarın...
 
Ama “yarınlar bizim” şarkısını söylemekten başka bir şey söylenmiyor!
 
İslam coğrafyası asırlık bir oyuna sürekli yenik düşüyor...
 
İktidar uğruna insanlar kendini kaybedebiliyor...
 
Ve satabiliyor...
 
Akrep ruhlu adamlar, global şebekelerle birlikte organize oldukça bu coğrafyaya huzur zor gelecek gibi görünüyor...
 
Ve sınırlarımızın öteki tarafında büyük bir dram yaşanıyor.
 
Çocuklar ve anneler, nineler ve babalar katlediliyor!
 
Kimileri mezhep kimileri ırk ve kimileri de rant kavgasının derdine düşmüş ve bin yıldan beri fitne kazanlarının altına odun taşınıyor!
 
Yorgun düşen de yok!
 
***
 
Bir yıl daha bitiyor, yarın...
 
Ama İslam coğrafyasına- belki de en büyük gerçeği geçtiğimiz günlerde Tahran’da yapılan bir konferansta- Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr Mehmet Görmez haykırıyor...
 
Diyor ki...
 
“Bölgemizde yaşananlara hiçbir müslüman vicdanı sessiz kalamaz ve kalmamalıdır. Fitne ve tefrika ateşinin İslam ümmetini her taraftan kuşattığı günümüzde işgal ve istibdatlardan sonra bugün her türlü şiddet ve cinayeti caiz gösteren, kendilerinden olmayan herkesi tekfir ederek ötekileştiren anlayış, İslam dünyasının kalbine bir hançer gibi saplanmış durumdadır.”
 
***
 
Ve bir yıl daha bitiyor, yarın...
 
Ama içinde bulunduğumuz İslam coğrafyasında yaşanan büyük çelişkileri yine Prof. Görmez hoca söylüyor...
 
Ve diyor ki...
 
“İntihar saldırılarının, masum kız çocuklarını kaçırmaların, camileri bombalamaların, kutsal mekânları tahrip etmelerin sonunun nasıl olabileceğini tahmin edememekteyiz. Müslümanların kanı akmaya devam etmekte; Müslümanların izzet ve onuru tarihte hiç olmadığı kadar bugün bizzat birbirlerinin eliyle yok edilmektedir. Milyonlarca insan yerinden, yurdundan, evinden barkından, hayatından olmaktadır. Yaşanan kaos ortamı bütün dünyada İslam ve Müslüman algısını tahrip etmektedir. Tüm dünyada Müslümanların başı hüzünle öne eğilmekte, İslam dininin temsilcileri korku, dışlanma ve şiddet tehdidi altında yaşam mücadelesi vermektedir.”
 
***
 
Bir yıl daha bitiyor, yarın...
 
Prof. Görmez hocanın haykırdığı gerçeklerin stratejisini, siyasetini ve dış politikasını on beş yıldan beri Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve kadroları uygulamaya çalışıyor ve her gittiği ülkede gelinen bu acı noktayı yüzlerine karşı söylüyor...
 
Kimileri, yani içimizdekiler ve dışımızdakiler ise hala ihanet türkülerini söylemeye, hendekler kazmaya, ateşler yakmaya, namert köprülerini kurmaya, uzaklardan yönetilmeye, karanlığa kurşun sıkmaya ve hainliklerine devam ediyor!
 
Bir yıl daha bitiyor, yarın...
 
Ama yarınlardan umutluyuz ve yarınlar geldikçe ötekileştirenlerle, buluşturmak isteyenlerin farkı ortaya çıkmış olacak!
 
Mesele, geç kalmamaktır...
 
Batı’dan doğacak güneş kimseye bir şey vaat etmeyecektir!
 
Doğsa da kıyamet günü gelmiş demektir.
 
Ve tövbeler de kabul edilmeyecektir...