Gazetevatan.com » Yazarlar » Dönemeç

Dönemeç

25 Kasım 2015 Çarşamba


Kim bırakmış ki tarih boyunca bizi rahat!

Ve sakin...

Avrupa, Amerika, İngiltere, İsrail ve Rusya dahil hemen her yerde Müslüman düşmanlığını körüklüyor, Paris’teki terör gerekçesine sığınarak!

Belçika’da yaşananları endişeyle izliyoruz...

Amerika’da göçmen yasası hazırlıkları kapıda bekleyen büyük bir felaketin başlangıcı...

Kendileri dünyanın her yerine gidecek ama Müslümanlar engellenecek.

Modern dünyanın özgürlük anlayışı işte böyle bir şey!

Sorulması gereken o kadar yığınla soru var ki.

Medeniyetin merkezinde bu insanlara ne oldu da bu hale gelindi!

***

Irak’ta ve Suriye’de kentlere bomba yağdırırken Paris’te halk ayaklanacaktı ve hesap soracaktı.

“Paris’ten Sevgilerle” yazılan bombaların aşağıda sinek avlamadığını bilecekti.

Binlerce insanın ve çocuğun hayatını söndüren ve kentleri yıkan ve yakan düzenin sorumsuzluğuna direneceklerdi.

Ve bu katliamların elbette geri dönüşümün de ağır olacağını haykıracalardı.

İslam coğrafyasını yüz yıldan beri mayın tarlasına çevirenler bunun karşılığında gelecek tehlikenin ihtimalini hesaplayacaktı.

Ve bu ülkeleri karıştıranlar...

Silahlandıranlar, coğrafyayı terörize edenler ve terör örgütlerini kuranlar ve besleyenler kendi halklarının geleceğini düşünecekti!

***

Avrupa’nın merkezinde bu insanları eğitimden uzak tutarak, cahil bırakarak ve hizmet sektöründe kullanarak modern köleliği kurduklarını zannedenler bugün ne kadar yanıldıklarını hala da anlayabilmiş değil!

Ve hatadan dönmek yerine adeta Haçlı Seferlerini yeniden başlatabilmenin planlarıyla hala meşgul olmaktalar.

Ve dünya büyük bir ölüm meydanı.

Denizler cellatların büyük bir havuzu.

Ağaçların dahi fısıldaşamadığı ve kırk ayrı yola düşürülmüş ve bölünmüş, düşman edilmiş Müslümanlar iki ateş arasına sıkıştırılmış!

Bir yerlerden patlayacağı belliydi!

***

Batılılar kendi aralarında hiç savaşmıyor.

Neden?

Bu gerçek hala kimseyi gafletten uyandırmaya yetmiyor!

Haçlı ruhu; Nuh’dan, Musa’dan, İbrahim’den ve İsa’dan ve Resul-i Ekrem’den beri devam ediyor.

Ve Geylâni’siz, Gazali’siz ve Bağdâdi’siz kalan ve izlerinin silindiği İslam coğrafyası çöl bedevilerinin, Batılı efendilerin uşaklarına ait ve kara cahil ve eşkiya ruhlu insanların bataklığından kendini kurtaramaz durumda.

İslam’ın orjinaline tahammül edemeyenler sahtekarlaştırdıklarıyla ve reformistleriyle, satın aldıklarıyla, iktidara taşıdıklarıyla, bedevi aşiretleriyle, uyduruk mezhepleriyle, lükse düşürdükleriyle ve şeyhleriyle, örgütleriyle, krallarıyla varacakları yerin böylesine bir bataklık olacağını bilmeleri gerekiyordu.

Bu stratejiden vazgeçilmediği müddetçe büyük bir savaşın eşiğine gelinmiş demektir!