Gazetevatan.com » Yazarlar » Karanlığa karışmak

Karanlığa karışmak

09 Eylül 2015 Çarşamba


Mülteci çocuk Aylan’ın fotoğrafındaki dramı daha yüreğimiz unutamamışken, oturup düşünemeden, ağlayamadan, anlayamadan ve bir yanardağ gibi acısı içimize oturmuşken, Dağlıca’daki pusu ve ihanetle 16 askerimizin şehit düştüğü haberi yüreğimizi yıkıp geçti...

Ve bir denizin kenarında dalgalara tutulanlar gibi dalgalar halinde üzerimize gelen felaketler yüreğimizi kayalara çarpıyor!

Uykusuz geçip giden geceleri sabahlara kavuşturmaya çalışırken, bir haber de sınır kapısından geliyor; 14 polisimiz şehit...

Yüreğimiz yine karanlıklara karışıyor...

***

Çözüm süreci başladığında siyasi iradenin “analar ağlamasın” niyetinden asla şüphemiz yoktu, olamazdı...

Lakin, eli kanlı uzaktan kumandalı tetikçilere asla güvenemiyorduk!

İçimizdeki şüphe dağını yıkamıyorduk. İnanamıyorduk...

Sınırları belirsizleşen ve her geçen gün kimin elinin kimin cebinde olduğu belli olmayan eli kanlı bir örgüte güvenebilmek gerçekten zordu.

Ve tek meselenin siyasallaşmaktan ibaret olmadığını da biliyorduk...

Çünkü; tarih bize geçmişi böyle anlatıyordu.

Ne yazık ki “tarihi bir malumat yığını” diye görenler işin efsane ve masal tarafıyla daha çok ilgileniyor.

Siyaseten doğru bir yaklaşım sergileyenlere de bu kanlı günleri fatura etmenin de yanlışlığına inanıyoruz...

***

Çin ve Hindistan’daki yaşayan kalabalıkların “sessiz felsefe”ye sürüklendiği gibi biz de karanlık bir yere sürükleniyoruz.

Oxford Üniversite’sinden Prof. Adam Roberts diyor ki;

- Terörle savaşırken yapılan en büyük hata terörle mücadelenin tarihini göz önünde bulundurmamaktır. En kötüsü ise terörizmin bir alışkanlık halini almasıdır. Bu hale gelmesi de terörün üzerinde geliştiği zemini anlamamaktan kaynaklanıyor.

Ve Roberts son sözünü söylüyor;

- Terörü önlemek savaşla değil, istihbarat ve tedbirlerle mümkün olur. Ve o zemini ıslah etmekle...

***

Kısacası, terör azdıkça değerler hiyerarşisi her geçen gün yıpranıyor!

Karanlıklara karışan bir ülke haline getirilmek isteniyoruz...

Bu yüzden karanlık oyunlara yenik düşmemeliyiz!