Gazetevatan.com » Yazarlar » Uyumsuzlar

Uyumsuzlar

15 Ağustos 2015 Cumartesi


Dünya ekonomi piyasalarında artık profesyonel ve modern dolandırıcılar yani “nitelikli dolandırıcılar” cirit atıyor...
 
Bu tarz çalışan para sihirbazları, kuş uçmayan kervan geçmeyen küçük ülkeler ve adacık devletlerde kağıt üzerinde kurdukları holding, finans, banka, enerji şirketleri ile piyasalara giriyor.
 
Gittikleri ülkelerde özellikle zor durumda olan şirketlere “musallat” oluyorlar...
 
Fonlama, tahvil, kredi, proje finansmanı veya halka arz operasyon hikayesi ile film başlıyor.
 
Şirketlerine de; Avrupa, ABD, Rusya, Çin gibi ülkelerde işini kaybetmiş eski finansçı, borsacı, bankacı ve üst düzey yöneticilik yapmış, hatta emekli ya da çeşitli suçlardan dolayı atılmış istihbaratçı veya emekli bürokratları toplamışlar.
 
Lüks otellerde kalarak veya mekanlarda yemekler yiyerek müşterilerini etki altına alanlar filmi heyacanlı hale getiriyorlar.
 
***
 
Hayali ve kağıt üzerindeki şirketlerin web sayfalarına girildiğinde ise; Washington, New York ve Londra gibi şehirlerde şirket adresleri, belki de hayali holding binalarının resimleri ve yöneticilerin paha biçilemeyen özgeçmişleri bulunuyor...
 
Daha da ötesi faaliyet alanları kısmında ise; dünyanın sayılı ülkelerinde ne kadar baraj, yol, köprü, santral resmi varsa hepsini kredilendirmiş gibi filmi sürükleyici hale getiriyorlar...
 
Kartvizitler ve bir kaç devlet adamıyla davetlerde çekilen resimler de hikayenin ikna ve inandırma metodlarından sadece bir kaçı...
 
Büyük yalanlar kısmında ise, Saddam Hüseyin, Kaddafi, Gandhi, Mussolini ailesinin paralarının kendilerinde olduğunu, elmas ve maden ocaklarıyla bilinen Afrika ülkelerinin devlet başkanlarının kişisel servetlerinin kendi fonlarında değerlendirildiğini daha ötesi uluslararası mafyanın ve istihbarat kuruluşlarının tasarruflarının bile kendi bünyelerinde bulunduğunu söyleyerek filmin sürükleyici kısmı devam ettiriliyor.
 
***
 
Ve kredi geldi gitti, geliyor ve evrak bilanço, gizlilik sözleşmesi derken zurnanın zırt dediği yere geliniyor. Kredinin üç gün içinde şirket hesabına transfer edilebilmesi için 10 veya 5 milyon dolarlık komisyon masrafının yurt dışındaki hesaba geçmesi gerektiğine dair şartı masaya bırakıyorlar!
 
Pimi çekilmemiş bomba masada duruyor. Zorda olan şirket profesyonel bir kadrodan yoksunsa bu hikayeye aldanıp 100 veya 500 milyon dolarlık gelecek kredinin geleceği yerden bu parayı esirgemeyip ne yapıp edip parayı bulup gönderiyorlar...
 
Ve büyük bir bekleyiş başlıyor... Üç gün içinde kredinin transferi bekleniyor...
 
Ve 20 yıldan beri hala bekleyenler var!
 
Dolandırıldığını anlayanlar kovalamaca sürecini başlatıyorlar ama nafile... Ve işin garibi herşey yerli yerinde duruyor ama ulaşılacakları kimseyi bulamıyorlar... Hukuki olarak da bir şey yapılamıyor...
 
***
 
Geçmişten bugüne öylesine dolandırıcılık hikayeleri duyuyoruz ki, işin uluslararası organize bir suça dönüşmüş durumda olduğunu anlıyoruz.
 
Ekonomik istihbarattan yoksun bir ülkede ve dünyada yaşamakta olduğumuzu da bu dostların anlatmasıyla farkediyoruz.
 
Devlet, namusuyla çalışan iş dünyasının oyuncularını vergisini ödemediği için isim listesi yayınlayıp teşhir cezası vererek itibarsızlaştıracaklarına bir kuruş vergi vermeden kağıt üzerinde bu tarz çalışan nitelikli dolandırıcıları bulup teşhir etse daha iyi olmaz mı?
 
Hayatın her alanında dürüstlüğe karşı aykırı yaşayan bu tarz adamlar mutlaka kendilerini krallar gibi yaşatan sahtekarca bir yol buluyorlar.
 
Ne gariptir ki, namusuyla yaşayan insanlar bir ekmek için sefil bir yaşam sürerken, bu tarz yaşayan nitelikli dolandırıcılar ise ihtişam içerisinde saltanat sürüyor!
 
Peki hukuk, istihbarat, maliye, polis, basın ve ekonomi uzmanları nerede?
 
Bu hikaye uluslararası ekonomik bir terördür...
 
Mutlaka bu uyumsuzlar sistem dışı bırakılmalıdır!