Gazetevatan.com » Yazarlar » Kirli sular

Kirli sular

03 Haziran 2015 Çarşamba


Elazığ’daydım bir kaç günden beri...
 
Beş yıldan beri gidememiştim memlekete...
 
Seçim atmosferi ve yığınla soru arasında sıkışıp kalmak zor olsa da yine de, Keban, Pertek, Harput ve Hazar Gölü’ne gidebilme fırsatını bulduk...
 
Dostlarla buluştuk...
 
Buluştuğumuzda yılların nasıl da hızla gelip geçtiğini fark ettik...
 
Yıllar hepimizden bir şeyler alıp götürmüş...
 
Diyorum ya; unutarak yaşamayı öğrenmiş ve gelenekselleştirmiş bir millet olup çıkmışız...
 
***
 
Elazığ’ın caddeleri ve parkları kısacası peyzaj çalışmalarına hayran olmamak mümkün değil...
 
Yeşil bir kent olma yolunda bir hayli ilerlemiş...
 
Deprem kuşağında yer alan bir il oluşundan dolayı yeni binalar ve yerleşim yerleri kısa sürede yapılmış...
 
Ve uluslararası havaalanına kavuşmuş...
 
Pistin kısalığı yüzünden küçük uçakların inip kalkabildiği ve bu yüzden yıllarca Malatya üzerinden gelip gittiğimizi de bilirim...
 
Lakin, hem yeni pistin yapılması ve hem de modern bir terminal binasına kavuşturulması bölge için önemli bir yenilik ve yatırım olmuş...
 
***
 
Yıllardan beri Elazığ siyasetinin kahrını ve yükünü çeken iki dostum Av. Şuay Alpay’ın bir daha ve Av. Ömer Serdar’ın ise ilk defa AK Parti’den adaylığını oldukça önemsiyorum...
 
Çünkü, her ikisi de kendilerini yıllardan beri kentin genel kazanımlarına adamışlar...
 
Bireylerin sorunlarıyla uğraşarak kentin meselelerinin asla çözülmeyeceğinin de bilincindeler...
 
Özellikle, Anadolu’da iktidar vekilleri yıllardan beri kişilerin işsizliği, tayin ve atama işleriyle uğraşmaktan kentin genel kazanımlarına ve projelerine vakit bulamadıklarından bunalıma girdiklerini de biliyorum...
 
***
 
Elazığ’ın son on beş yıl içinde çok değiştiğini fark edebiliyorum...
 
Lakin, her şeyin de yine devletten beklendiğine de şahit oldum...
 
Oysa, Elazığlı iş adamları bir araya gelip memleketlerine yatırım yapabilselerdi Gaziantep, Malatya gibi olabilirdi...
 
***
 
HDP’nin ise özellikle ilçelerde ve kırsal kesimde tehdit üzerine siyaset yaptığını da öğrendim...
 
Yiğitliği ve gakkoş (kardeş) ruhuyla bilinen Elazığ halkının bu tehditlere boyun eğeceğine inanmak istemiyorum... Ama aşırı tehdit ve baskı yüzünden Kuzey Irak’ın Erbil kentinde PKK’ya gidip haraç verenlerin kim olduklarını da devlet biliyor ama şimdilik süreci takip ediyor...
 
Irk ve İzm’ler siyaseti yüzünden yıllardan beri suları kirletilen Elazığ artık kendini bu durumdan kurtarmalı ve kentin genel kazanımlarıyla daha çok ilgili olmalı...