Gazetevatan.com » Yazarlar » Gerçeğin rengi

Gerçeğin rengi

16 Mayıs 2015 Cumartesi


Gerçeğin rengi gittikçe grileşiyor.
 
Bulanık sularda balık avlamayı gelenekselleştirdik...
 
Pusular kuruluyor.
 
İtibarsızlaştırma süreçlerine her geçen gün yeni metodlar ekleniyor.
 
Medya; büyük bir kahvehaneye dönüşmüş.
 
Durup, muhasebe yapan yok gibi.
 
Teknolojik imkanlarını geliştirdikçe “düşünülemez şeyler” söylüyor.
 
Matbaanın keşfinden beri, karıncaların savaşı gibi bir süreç yaşanıyor...
 
***
 
85’li yıllarda rahmetli Ömer Lütfü Mete, siyasetten, bizans oyunlarından, izm’lerin aldatmacalarından, savaşlarından ve haberciliğin kirli yüzünden o kadar nefret etmişti ki, gazetenin spor şefliğini üstlenmişti...
 
Mesleğe başlayalı bir kaç yıl olmuştu ve bize sürekli söylenip dururdu;
 
- Ustasız yetişen çıraklardan oluşan bir nesil geliyor ve sektörde gittikçe kalabalıklaşıyor!
 
***
 
Akrep ruhlu karakterler ekranları ve sayfaları doldurdukça, uzaktan kumandalı adamlar medyaya yerleştikçe ve dizayn ettikçe sektör düzelmeyecek.
 
Medya, bilgi paylaşımının adresleri olması gerekirken, operasyonların üsleri haline dönüştü.
 
Dün söylediğini, yazdığını unutan ve nereye dönerse orayı kıble ilan eden bozuk pusulalar gibi...
 
***
 
The Economist’in deneyimli ve “paranoyak olmayan editörü” diye bilinen John Micklethwait Bloomberg Televizyonu ile anlaştı ve geçtiğimiz günlerde aynı kanalda Charli Rose’un konuğuydu.
 
Sosyal medyanın ve dijital ortamın bütün iş modellerini tepetaklak ettiğini vurgulayan Micklethwait diyordu ki;
 
- Lakin bütün bu süreçler bitecek ve kalite sattıracak. Bunun da tek yolu, değerli gazeteciliktir!
 
Yani, saptıranlar yollarda dökülecek diyor...
 
Bize de elli yıl sonra gelir değerli gazetecilik!
 
Grileşme süreçleri bittiğinde gerçeğin rengi elbette görünecek.
 
Ustasız yetişen gazeteciler pusulasız yolcular gibi çöllerde kalacak.
 
Her sabah bir yalanın peşinde at koşturma devirleri kapanacak.
 
İlişkileri, dostlukları ve daha önemlisi birlik ve beraberlikleri zehirleyen ve kutuplaşmaların ve çatışmaların planlanlandığı adresler olmayı terk etmedikçe bu ülkenin gündemi daha çok çalkalanmaya mahkumdur...
 
***
 
Kimin neye inandığıyla ilgili değil,neyin doğru olduğuyla daha çok ilgili olunmadığı sürece her kurum, her medya ve her devlet çökmeye gebedir...