Gazetevatan.com » Yazarlar » Duruş bozukluğu

Duruş bozukluğu

04 Nisan 2015 Cumartesi


Puslu havaların, pusu kurmaların başlayacağı bir sürece girildiğine dair uyarılarımızı geçen hafta Cumartesi günkü yazımızda -üstü kapalı da olsa- yapmaya çalışmıştık.
 
Nereden biliyorduk?
 
Günlük yaşanan olayların farklılıklarından.
 
Tesadüflerin çok ötesinde diyebileceğimiz toplumsal tepkilerin olağanüstü yaşanan olayların ardından organize bir harekete dönüşmesinden.
 
Siyaseti köşeye sıkıştırabilmek uğruna gerilimi tırmandırma stratejilerinden.
 
Ve hepsinden önemlisi ipin ucunun yine sınırlarımızın dışında oluşundan.
 
Daha çok sayacağımız belirtileri var ama bunları saymak meselenin çözümü değil.
 
Yaşananların nedenlerini sıralayarak, bahanelere sığınarak gün tüketmenin kimseye bir faydası yok.
 
Oyunları bozacak büyük stratejiler geliştirmek gerek.
 
***
 
Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz’ın şehit edilmesi ülkedeki sağduyulu insanlarımızı yine perişan etti. Büyük bir dram...
 
Lakin, bir terör eyleminde dahi insani ve evrensel değerlerde buluşmasını bilmiyoruz.
 
Basın ve sosyal medyadaki sağduyusuz insanların sorumsuzlukları toplumu daha da derin bir üzüntüye sürüklüyor.
 
Sosyal medya diyerek vazgeçilmez kılınan ve yüceltilen ortam her geçen gün biraz daha terörize haraketlerin işine yarıyor.
 
Ve kötülerin daha çabuk organize olabileceği alan haline geliyor.
 
İyi insanlar ise sadece üzüntülerini, kaygılarını, acılarını veya sevinçlerini paylaşabiliyor.
 
Bu ülkenin asırlardan beri içine düştüğü hastalıklardan biri de, iyilerin bir türlü organize olamayışıdır.
 
Kötüler ise dünyanın öteki ucundaki yasa dışı örgütlerlerle organize olabiliyor.
 
İyiler ise kendi dünyasına mahkum.
 
***
 
Savcı Mehmet Selim Kiraz’ın şehit edilmesi adaleti tehdit etmeye ve öldürmeye yöneliktir.
 
Yazılı ve görsel basınımız ise duruş bozukluğuna, kötülükleri dünyaya pazarlamaya, eylemleri yüceltmeye, kötü alışkanlıklarına, düşüncesizce davranmaya, sorumsuz ve sınırsız özgürlüğüne hala devam ediyor...
 
Ve haklı oluşunda da ısrar ediyor...
 
Yayın yasağına tepki gösterenlerin başını ise Beyaz Saray’ın çekmesi aslında meseleyi ve ne demek istediğimizi özetliyor...