Gazetevatan.com » Yazarlar » Onuncu Adam’lar...

Onuncu Adam’lar...

14 Mart 2015 Cumartesi


Dünya; kıyamet gününe dek savaşların meydanıdır.
 
Kimi kazanacak, kimi kaybedecek ama her iki tarafı da mahşerde büyük bir hesap günü bekliyor.
 
Karıncaların dahi hakkının sorulacağı o gün bir çok zaferin kirli yanları bir çok mağlubiyetin de mağdur tarafları ortaya çıkacak ve zaferler anlamsızlaşacak, mağlubiyetler ise ebedi zafere dönüşecek...
 
Ve en önemlisi Yaradan “Nasıl?” değil, “Niçin?” Diye soracak... Ortadoğu ve İslam coğrafyasındaki terör hareketleri ve işlenen vahşi cinayetleri ülkemizde ve dünya basınında İslam dinine maletmeye çalışanların sayısı gittikçe artıyor...
 
Oysa, devletlerin varlığını anlamlı kılan istikbale yolladıklarıyladır...
 
Ve büyüklüğü ise; insanlığa, sanata, medeniyete, tarihe kazandırdıkları ile anlaşılır...
 
Yaşadıkları dönem içerisinde elde ettikleri zaferler ve mağlubiyetlerden daha çok gelecekte nasıl algılandıkları ve hatırlandıklarıyla büyüklük veya küçüklükleri ortaya çıkar...
 
***
 
Geçtiğimiz gün Topkapı Sarayı’nda Başbakan Davutoğlu’nun da katıldığı Karahisari Mushafı’nın tıpkı basımının töreninde Kültür ve Turizm Bakanı dostumuz Ömer Çelik günümüzdeki Islam coğrafyasındaki savaşların vahşi yüzüne dikkat çekti ve unutulmayacak tesbitlerde bulundu.
 
İnsanlığın ortak malı ya da dünya medeniyetlerinin paha biçilmez eserlerinin bilinen adıyla IŞİD veya DAİŞ terör örgütünce yağmalandığını söyleyen Bakan Çelik;
 
- Örgüt, Asurlular döneminden kalma antik Nemrut Kenti’nden sonra Musul’daki antik El Hadar kentindeki tarihi eserleri de yağmaladı. Musul Müzesi’ndeki kıymetli sanat eserlerini balyozla kırdı. Yine Musul Kütüphanesi’ne saldıran örgüt militanları 8 binden fazla kitabı yakıp kütüphaneyi ateşe verdi. Burada Osmanlı, Abbasi ve Eyyübi dönemine ait değerli el yazması eserler de bulunuyordu...
 
***
 
Bakan Ömer Çelik son yıllarda sınırlarımızın ötesinde yaşanan vandallığa tepki gösterip “Eserleri meydana getiren medeniyettir” dedikten sonra, burada yaşanan vandallıklardan yola çıkarak gerçeklerin gözardı edilmesine adeta isyan etti... Ve İslam dinine saldıranlara da şunları söyledi;
 
- Bu eserleri meydana getiren kültürü doğuran dine inananlarla o vandallığı yapanlar aynı dine inanıyor olamaz. Eğer biz bu medeniyete ait isek, o terörü ve barbarlığı gerçekleştirenler bu medeniyete ait değildir!
 
Evet, sözün bittiği yer ve son kale burasıdır...
 
Lakin, hala aynı yerde duranlara ise sözün bir etkisi yoktur...
 
***
 
Ve ne acıdır ki, bu ülke de “Onuncu Adam” sıkıntısı çekiliyor...
 
Neredeyse bir ülkenin yarısı beyazı, diğer yarısı ise siyahı savunur hale gelmiş...
 
Böylesine keskinleşen bir yolda ise “Doğru söyleyeni dokuz köyden kovan” bir sürece doğru yolalıyoruz...
 
Ve biz sürekli Onuncu Adam’ları kovarken İsrail gizli servisi Mossad ise bu atasözünden yola çıkarak, gerçekleri sürekli red eden ya da “emredersiniz” anlayışı ile hareket eden örgütüne farklı bir işletme anlayışı getirmiş...
 
Bir film sahnesinde Mossad yetkilisi;
 
“Aynı düşünmek çoğu zaman tehlikelidir.” diyerek çok insanın sorununun olabileceklerin, olana dek olabileceğine inanmayışıdır. Bunun bir aptallık ve zaaf olmadığını belirten Mossad yetkilisi;
 
- 1930’larda Yahudiler toplama kamplarına gönderilebileceklerini reddetti. 1970’lerde olimpiyatlarda katledilebileceklerini reddetti. Arap-İsrail savaşının çıkabileceğini reddetti. Ve bir tehdit olmadıklarına oy birliği ile karar verdi. Bir ay sonra ise nerdeyse denize dökülüyorduk. Ve sonra büyük bir değişiklik yapmaya karar verdik...
 
***
 
Mossad yetkilisi yaptıkları değişikliği ise şöyle açıklıyor;
 
- Dokuzumuz aynı bilgilere bakıp tamamen aynı sonuca ulaşırsak, Onuncu Adam’ın görevi aynı fikirde olmamak. Ne kadar eksiksiz görünürse görünsün Onuncu Adam’ın dokuzumuzun yanıldığına dair varsayımı araştırmaya başlamak zorunda.
 
Ya bizde?
 
Onuncu Adam’lar Onuncu Köye gönderilme süreci devam ediyor. Neden? “Dost acı söyler!” Sözünü sürekli söyleyen biz ama iltifat budalası olan yine bizleriz. Doğrulara kimse tahammül etmiyor... Hemen herkes duymak istediğinin söylenmesini bekliyor.
 
Ve Mossad ise Onuncu Köydeki Onuncu Adam’ları toplayıp değerli kılıyor. İhtimalleri “Sıfır” hataya indirebilmek için...