Gazetevatan.com » Yazarlar » Orada kimse var mı?

Orada kimse var mı?

17 Aralık 2014 Çarşamba


Dünya ve Türkiye gündemi olağanüstü gelişmelerle çalkalanmaya devam ediyor... 

Petrol fiyatları ile oynayan küresel güçler, Rusya’yı dize getirmenin peşinde... 

Döviz fiyatları almış başını gidiyor... 

Arap ülkelerinin borsaları çöküş yaşıyor... 

Faiz baronları ise oran yükseltmenin derdinde...  

Çünkü, paradan para kazanmak daha cazip...  

Taliban örgütü ise Pakistan’ın Peşaver kentinde okul basıp 130 çocuğu öldürüyor... 

Cehalet zirvelerde geziniyor...

***

Para ve güç savaşları alabildiğine hız kazanıyor ve daha çok süreceğe de benziyor.

Bu savaşların nerede ve ne zaman, nasıl duracağına dair komplo teorilerinden uzak kalarak diyoruz ki, hayatın tüm alanlarında insanlığa yeniden yönelmeliyiz.

Ve savaşların kazanan tarafının asla olmayacağını bilmeliyiz.

Uzağımızdaki her savaşın ve belanın bir gün kapımıza kadar dayanabileceği gerçeğini gözardı etmemeliyiz.

İnsanlık ve gelecek kuşaklara daha temiz bir dünya bırakabilmek için güzel adımlar atabilmeliyiz.

***

Başkalarının derdiyle dertlenen, kendisini hayır işlerine adayan bir dostumla sohbet ederken yanıbaşımızda yaşanan bir meseleyi anlatınca, üzüldük... 

Halıcıoğlu İşitme Engelliler İlköğretim Okulu’nu daha önce ziyaret ettiğinde öğrenir ki, okulda öğrencilere yemek verilmiyormuş... 

Ağzı var, dili yok... 

Kulağı var, duymaz... 

İsteyemez, açlığını söyleyemez... 

Uzun uğraşlar sonucu okulun yemek sorununu çözdürür... 

Ardından okulun depreme dayanıklı olmadığını ya güçlendirilmesi ya da yıkılıp yeniden yapılması gerektiğini öğrenir... 

Okulun bahçesi başka bir vakfın arazisi olduğundan, yıkılıp yeniden yapılmasının mümkün olmadığına dair bir engel ile karşılaşınca, aramadık yer bırakmaz... 

Hikayeyi ve gelinen noktayı bana anlattıktan sonra üzülerek diyordu ki; 

- Yarın bir deprem olsa, bu çocuklar enkazın altında kalsa ve sağ olsalar dahi, kurtarma ekipleri ‘orada kimse var mı?’ diye bağıracak... Aşağıdakiler ne duyabilecek, ne de seslerini duyurabilecek...

Vaziyet bu... 

Milli Eğitim Bakanı dostumuz ve ağabeyimiz Nabi Avcı, İstanbul Valisi dostumuz Vasip Şahin ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı dostumuz Kadir Topbaş ağabeye bu durumu iletmek boynumuzun borcu... 

Çünkü, olası bir deprem ve kaza sonrası ‘Nerde bu devlet?’ sorusunu gündeme getirmek marifet değil, insanlığı bu soruyla muhatap etmeden meseleyi en başından dostça söylemek gerekir diye düşünüyorum...

Bizden dostça bir hatırlatma...