Gazetevatan.com » Yazarlar » Cızlavetli adam

Cızlavetli adam

22 Kasım 2014 Cumartesi


Atilla İlhan'ın “Çocuk gözlerimle gördüm” deyişi gibi, bizde çocuk iken görmüştük; dedelerin, ninelerin ve babaların ayaklarında...
 
Ve gelin olmuş kadınların...
 
Rengarenk çeşitleri vardı... Pembe, kırmızı, mavi, yeşil, siyah ve beyaz... Erkekler için yapılanların büyük çoğunluğu siyahtı... Lastiktendi...
 
İlk bakışta, araç lastiğine benziyordu... Kadınların giydiği ise naylondu... Çizmeleri de vardı, dışı siyah içi kırmızıydı...
 
Cızlavet diyorlardı...
 
Yani, Eski Türkiye'de köylerde ve kasabalarda yaşayan fakir fukaranın giydiği günlük ayakkabının adıydı...
 
Yeni Türkiye ve Yeni Dünya'da bu ayakkabılar modernleştirilerek dünyanın en büyük markalarının vitrinlerinde çizme olarak yer alıyordu...
 
Ve hala da almakta...
 
Hem de iyi bir paraya... Tabii ki, kaliteli ve ayağı üşütmüyordu...
 
***
 
Meğerse, 1930'lu yıllardan beri kullanılıyormuş...
 
Belki de, İsveç'te araba lastiği üreten Gislaved markasından ve araba lastiğine benzediğinden dolayı halk arasında adı Türkçe'ye uyumlu hale getirilerek Cızlavet denilmişti...
 
“Kırsal kesimde fakir fukaranın giydiği ayakkabı” diye tarif ediyor dijital çağın ansiklopedisi; Wikipedia...
 
Çıplak ayakla dolaşmak gibi bir şeydi. Biliyorum, çünkü bende ilkokul yıllarımda kış aylarında çizmesini giyerdim... Yün çorapla giymeme rağmen küçük ayaklarım içinde adeta donuyordu...
 
Çünkü, izalasyon diye bir şey yoktu. Ayakları sıcak tutmadığı için halk arasında 'soğuk kuyu' diye alaycı bir ifadeyle anılırmış...
 
Yılların eskitemediği ve klasikleşen Cızlavet hala fakirin ayağında...
 
Rusya'da da çok kullanılırmış ama artık yok.
 
***
 
Yeni Türkiye önce fakir fukaranın ayağındaki Cızlaveti, sonra soğuk kuyulara canlı inen ve cansız çıkan insanların hayatını düşünmesi lazım.
 
Çünkü, Yeni Türkiye'de artık her şey var...
 
Araçlara kışlık lastik takma mecburiyetini devlet kanunlaştırırken, fakir fukaranın da ayağına kışlık ayakkabıyı temin etme görevini üstlenmesi lazım...
 
Ve geri dönüşüm malzemesinden yapılan, belki de kanserojen içeren bu  ayakkabıların üretimine de yasak getirmek lazım...
 
Üşüyen ayakları taşıyan insanlar büyüdükçe  romatizma ve böbrek rahatsızlıklarına yakalanıyor...
 
 
 
Ermenek'teki maden ocağı kazasında oğlunu kaybeden Recep Amca'nın ayağındaki yırtık Cızlaveti görünce içimiz 'cız' etti.
 
Valilik, yeni bir Cızlavet göndermiş ama Yeni Türkiye'nin göndereceği ayakkabı da bu olmamalıydı...
 
Cızlavet, Yeni Türkiye'ye yakışmıyor!