Gazetevatan.com » Yazarlar » Firari saatler...

Firari saatler...

01 Kasım 2014 Cumartesi


Sükut günlerine hasret kalmış gibiyiz...

Kavgaların, bir gülle gibi içimizde patladığı günlerden kendimizi kurtaramıyoruz... Duvarların ardındaki şüpheli ölümlerin tarifleri karalanıyor mezar taşlarına... “Yüzüm yüzünden utanır” duygusu sahipsiz bir mektup gibi firari saatlerde akarsulara bırakılmış...

Aşağıdakiler, bir akarsuyun içinde... Yukarıdakiler büyük bir telaşa gebe... Eli koynunda bekleyen anneler, gelinler ve çocukların feryadı, kurtarma çalışmaları sırasındaki velveleye karışıyor...

“Ekmeğe kan doğrayanların” daha fazla kazanma hırsı bir yanardağ gibi yüreklere çökmüş... Bu dağ ne zaman yanacak ve infilak edecek belli değil...

***

18 madencimiz yeraltında... Gözyaşları akarsuya karıştı... Umudumuz, hepsinin sağ çıkması... Kış vakitleri yine dayandı kapıya... Rüzgar, ıslık çalıyor adeta...  Bu ülkede, ekmeğe kan bulaşmak zorunda mı? Ve hürriyete... Anneler ağlamaya mahkum... İş adamı kazanacağı parayı, emekçi ise ekmeğini düşünüyor... Şairin dediği gibi;

-Dün erkendi, yarın geç

Öfkeler birikiyor, biriktiriliyor geceyarılarında...

***

Bir dost diyordu ki;

- Bazen bir ihmal en büyük ihanettir!

Bütün ihmallerin faturası emekçilere kesiliyor ve hesabı canlarıyla ödüyor...

1983 yılından bugüne kadar Almanya’da 3 kişi ölürken, bizde yaklaşık 2 bin kişi maden kazalarında hayatını kaybetmiş...

Daha dün, elma toplamaya giden kadın işçilerimizden 16 kişi öldü, 29 kişi yaralandı... Önceki gün Diyarbakır’da bir astsubay, evine ekmek götürmek isterken pazarda eşinin yanında vuruldu... Pusu kurmalar dışımızdaki ve içimizdekilerin kafalarında artık bir plan taslağı değil!

Bu felaketler bir şeyler anlatıyor!

Anlayan yok mu? Kavgalardan besleniyoruz... Kavga ediyoruz... Kavga ederek kazanıyoruz, ya da kaybediyoruz... Aşağıdakiler bağırıyor;

- Demokrasi kaç kişilik bir oyundur?

Hesaplayan var mı?

“ Adamın adam sevmesi geçti gayri zaman oldu” türküsü bugünleri tarif ediyor!

“Aynı gemideyiz” sözü kuru bir lakırdıya dönüştürülmüş... Oysa, mecburuz selamlaşmaya... Birarada yaşamaya... Ve gülümseyerek uzaklaşmaya...

Körleşiyoruz... Körleştiriliyoruz

firari saatlerde...