Gazetevatan.com » Yazarlar » Tehditkâr Günler...

Tehditkâr Günler...

10 Eylül 2014 Çarşamba


Meğerse, soğuk savaş devam ediyormuş! Ve tehditkar günler...

Bu defa müttefikler arasındaki savaşların farklı boyutları da gün ışğına çıkmaya başladı...

Aslında, istihbarat savaşları hep vardı... Sadece dillendirilmiyor ve belgelenemiyordu...

İki kutuplu dünya döneminde Türkiye’ yi, müttefik olarak yanına alan NATO, bizleri Rusya hedefine kilitlerken, gözümüzü kör ederken bir yandan da içimizi en çok karıştıran ve terörize eden güçmüş...

80 öncesi ülkedeki terör örgütleri ve anarşi olaylarının arka sokaklarında ve eylemlerin dizaynında bizler Rusya’ya kilitlenmişken, aslında Almanya, Fransa, İngiltere yani Batılı Efendilerin olduğunu ünlü bir polis şefi söyleyene kadar bilmiyorduk!

Ve hayal kırıklığına uğramıştık...

Ama bugün duyduklarımıza artık şaşırmıyoruz...

Suçlu bizleriz... Çünkü ders almamışız. Ki hala ihanet çukurlarına düşmeye devam ediyoruz...

***

İddiaları sıralayalım;

- ABD’li ajan Edward Snowden’in ifşa ettiği NSA’ nın 2007 yılına ait çok gizli belgelerine göre, Türkiye’ nin Washington’daki Büyükelçiliği ve rezidansı dinlenmiş!

- Der Spiegel Dergisi haberine göre, Alman istihbarat teşkilatı BND yıllardır Türkiye’yi dinlemiş!

- ABD Ulusal Güvenlik Kurumu (NSA) ve İngiliz istihbarat kuruluşu GCHQ’ nun Türk bakanları, ABD’deki Türkiye Büyükelçiliğini ve Türkiye’ nin BM’deki temsilcilerini 2007 yılından bu yana takip etmiş...

- Türkiye’nin en üst düzey siyasetçilerinin yazışmalarına sızmak isteyen NSA’ nın 2006’da başlattığı “Türkiye’ ye Yüklenme Programı” sadece 6 ayda başarıya ulaşmış ve bilgisayarlara sızıp, Türkiye’nin sırlarını ele geçirmiş!

- ABD, Türkiye hakkında edindiği gizli bilgileri “Beş Göz” adı verilen anlaşma içinde olduğu Britanya, Kanada, Avustralya ve Yeni Zelanda ile paylaşmış...

***

Dış ülkelerin Türkiye’yi dinlediğine dair bütün bu iddialar dünya basınında geniş yer bulurken, bizim ülkenin basını dizi ve magazin rüzgarına kendini kaptırmış gidiyor...

Artık, sokakta kime çarpsak mutlaka ya bir dizide veya bir reklamda oynuyor... Veya sayılarını bizim dahi bilmediğimiz televizyonlarda boy gösteriyor...

Basınımız, uluslararası skandalın üzerine gidip bu ülkelerin liderlerinden, istihbarat kuruluşlarından hesap sormak yerine, üzerine yatma yolunu tercih etmiştir...

Ve yüzünü dışarıya döndüreceğine, içeriye dönüp siyasi iktidarı yıpratabilmenin, itibarsızlaştırabilmenin hesapları içine düşmüş... İç savaşlar nedense daha çok ilgisini çekiyor...

Başımıza bir felaket gelse veya gelmişse, dış basından duyacağız gibi...

***

Ve tabii ki, Bakan Nihat Zeybekçi’ nin “Sende dinletmeyeceksin o zaman!” diyerek gündeme düşen bu haklı isyanı da boşlukta asılı kalmıştır...

Bir de içeride 7 bin kişi dinlenilmiş!

Ve belki de bugüne kadar 700 bin kişi olmuştur... Bu kadar insanı dinlemek için kim bilir kaç kişi istihdam edilmiştir, bilinmiyor...

Velhasılı dinleyen dinleyene...

Keşke, bu kadar enerjiyi bizi dinleyenlere karşı harcasaydık...

***

Ünlü bir istihbaratçı diyordu ki;

- Bu ülkede bir adamı bir ay dinle, ne olduğunu anlarsın... Çünkü, konuşmayı seviyoruz, susmayı değil!

Konuştuklarımızdan dolayı hesaba çekiliyoruz ve tehditkar günlere boyun eğiyoruz...

Tabii, bir de kes-yapıştır oyunlarına yenik düşüyoruz ve işin yoksa git derdini anlat Marko Paşaya... Çünkü, bizler konuştuklarımızı kayıt etmiyoruz ki, kiminle ne konuştuk diye...

Velhasılı, söz gümüş, sükut altınmış!

Ve Ortadoğu’da tehditkar günler başladı... İç dizayn oyunları hazırlandı... Türkiye ise bu bataklığa ısrarla çekilmek isteniyor...