Gazetevatan.com » Yazarlar » Dostça...

Dostça...

06 Eylül 2014 Cumartesi


E-5 ve TEM karayolunda yine tanker ve kamyon kazası... “Dost acı söyler” sözünü herkes söyler, acıyı söyleyen dostlara da kimsenin tahammülü yoktur...

İçine düşülen bu çelişki kuyusundan kimsenin çıkmaya da niyeti yok!

“İltifat” illetine herkes kendini kaptırmış...

Avrupa; kurallarla meseleyi çözmüş...

Londra ve Paris’te gündüz vakti dolaştığınızda kentin ortasında TIR, kamyon, tanker göremezsiniz... Çünkü kente girişler gece yarısından sonra başlıyor...

Bizde durum öyle değil...

Gün ortasında; E-5 karayolunda kamyon, kamyonet, tanker, TIR, otobüs ve servis araçlarından geçilmiyor...  Ve insanlar bu araçların arasında adeta canbazlık yaparak  işine ve evine gidip gelmeye çalışıyor...

Hafriyat, beton mikser kamyonları, TIR, otobüs ve minibüsler kentin trafiğini terörize etmiş durumda...

Artık, E-5 gündüz vakitleri ağır vasıtalara kapatılmalı!

***

Gece evinde gidip yatacağına, gündüz ortalığı kan gölüne çevireceğine, gündüzleri evinde yatıp, gece de gidip işini yapsın...

Yoksa daha çok üst geçit yıkılacak...

Ve daha çok insan hayatını kaybedecek...

İstanbul trafiğinin bütün yükü E-5 ve TEM karayolundadır... Zaten, başka da yol yok...  Ve bu iki güzergahın altına metro yapılmadığı müddetçe insanlar özel araçlarını bırakamaz...

Çünkü, alternatif bir yol yok...

Metrobüs, düne kadar minibüs ve belediye otobüsleriyle işe gidip gelenlerin işine yaramıştır... Özel araç sahiplerinin değil...

Bakırköy, Bahçelievler, Beylikdüzü, Esenyurt, Bahçeşehir, Avcılar, Büyükçekmece ilçelerini hem toplu konuta açılacak, hem gökdelenler diktirilecek, bir emsal 13 emsale çıkartılacak, hem de herkes E-5 karayoluna mahkum edilecek... Yetmezmiş gibi iki şerit de alıp metrobüslere tahsis edilecek...

Ve ne hikmetse Mecidiyeköy’den Büyükçekmece’ye kadar E-5 karayolunda arıza şeridi dahi yok gibi... Bir araç bozulsa kentin trafiği kilitleniyor...

***

Mahmutbey ve Bahçeşehir gişeleri hala duruyor...

Başkan Topbaş ve dönemin Başbakanı Erdoğan 2009 yılında programımda gişelerin kaldırılıp Silivri’ye çekileceğini söyledi...

Karayolları bir türlü yaptırmadı... Örnek, Basın Ekspres yoluna giren sürücü Bahçeşehir’e giderse 16 kilometrelik yol için gişeden geçip para ödemek zorunda... Yani, yol paralı...

Ama Maslak’a gitmeye karar verirse 25 km yol için gişe yok...

Yani, yol parasız...

Bu haksızlığın önüne bir türlü geçilmiyor...

Gişeler artık kaldırılsın!

Gişe kuyruklarında geçen zaman ve akıp giden petrol ile kırk tane metro yapılırdı... Bu kadar zor mudur? Kanal projesinden bahsediyoruz, neredeyse üçüncü köprü bitecek ve havaalanı, lakin, hala kentin yarısının yaşadığı bu ilçelerin altından geçip giden bir metro yok... Denizlerin altından geçildi, bu güzergahın altından bir şey geçmedi...

Anadolu yakasında yapılan metro hattı gerçekten bir devrimdir... Büyük bir projedir... Ama aynı proje kentin Avrupa yakasına yapılmıyor...

***

Paris’ten aracıyla yola çıkan adam bu kente iki yoldan girecek... Ya E-5, ya da TEM karayolu... E-5 karayolundan gelmeye kalksa Büyükçekmece yokuşuna vursa kendini, deve bağırtan yokuştan çıktığında şaşkına döner... Dünyanın en büyük kentinin girişinin iki şeritli deve bağırtan bir yokuş olması yakışmıyor...

Anadolu’da dahi kentlerin girişi üç şeritli gidiş ve üç şeritli dönüş yoluna sahiptir... Biz de hala ilkel bir yol...

Kışın bir araç bozulsa ve kaysa kentin giriş ve çıkış trafiği kilitleniyor... Kışın yokuş aşağı ve yokuş yukarı mutlaka her gün ve her saat mutlaka bir olay yaşanıyor... Yaz mevsiminde ise yazlıkçıların terörü başlıyor... Her gün gidip dönen, Cuma akşamları giden, Pazar akşamı ya da Pazartesi sabahı dönen bir kesim var... Kenti cehenneme çeviriyorlar...

Günde dört saat trafikte geçen zaman herkesi bunaltıyor...

Bakırköy, Bahçelievler, Büyükçekmece, Küçükçekmece, Esenyurt, Beylikdüzü, Başakşehir ilçeleri büyük bir kent ve hatta Avrupa’nın bir çok ülkesinin büyüklüğünde...

Lakin, E-5 karayolundan bu kentlere giriş ve çıkış,  tek şeritli bir köprü... Her akşam ve sabah trafik şişiyor ve E-5 tıkanıyor...

***

Biz, dostça uyarıyoruz... Kentin Avrupa yakasına artık ilgi gösterin... Metro devrimi yapın... Yoksa, Avrupalılaşmak kabusa dönecek! Aylık yakıta verilen paralarla kırk tane metro yolu yapılır...

Ve inanın milyonlarca insanın duasını, oylarını alırsınız...

Bu kentin altını Paris, Londra, Moskova, New York’taki gibi  örümcek ağına çevirin...

Yoksa kırk tane köprü de yapılsa da boş...

Yeni Türkiye’ye; Pakistan, Hindistan, Mısır’daki trafik görüntüleri hiç yakışmıyor...

Tek çözüm, Metro taşımacılığıdır!