Gazetevatan.com » Yazarlar » Islık çalma vakitleri...

Islık çalma vakitleri...

06 Ağustos 2014 Çarşamba


 
 
Filistin ve Ortadoğu’da yıllardan beri katliam yaşanıyor... Kurşun ve bombalar yağıyor günlerce...  Ve binlerce bebek ve çocuk ıslık çalamadan, oynayamadan, yaşayamadan, ayakta duramadan öldürüldüler...
 
Ve bulutsuz gecelerde bombaları yıldız sanarak ötelere gittiler...  İşaretlenmiş evlerde işaretlenmiş çocukların avuçlarında ince ve kesik bir hayat çizgisi, sanki kanla yazılmış talihsizlikleri... 
 
İsrail’in son aylarda yaptığı 1700 sivili öldürmesi ise vahşetin zirvelerinde sadece bir virgül...
 
Nokta değil...
 
Yıllardan beri işgal stratejisine sürekli virgül koyarak, ateşkes oyunlarıyla zaman kazanarak ilerliyor...
 
Noktayı ise Filistin’i yok ettiğinde koyacak...
 
Ve geride yığınla kana boyanmış soru işareti bırakarak...
 
Okul, hastane, ambulans ve evlere bomba yağdıran İsrail’e kimsenin gücü yetmiyor... Obama dahi sözünü geçiremiyormuş görüntüsü vererek farklı bir siyaset izliyor...
 
***
 
Çığlığa hasret bir dünyadayız sanki...
 
Ünlü İspanyol sanatçılardan Penelope Cruz ve Javier Bardem’in İsrail’in Gazze’ye yaptığı saldırıya isyan eden mektubu anlamlıydı... Bardem mektubunda diyordu ki;
 
- Gazze’de yaşanan dehşetin karşısında mesafeli veya tarafsız durmanın HİÇBİR kabul edilebilir tarafı yok. Bu, hastane, ambulans ve terörist olduğu varsayılan çocukları da hedef alan, küçücük bir bölgeye suyu bile olmadan sıkıştırılmış çaresiz durumdaki bir halka karşı yürütülen bir işgal ve yok etme savaşı.
 
***
 
Bunu anlamanın ve meşrulaştırmanın imkansız olduğunu belirten Bardem, büyük bir  tezata dikkat çekiyordu;
 
- Ve, Batılı ülkelerin böylesi bir soykırıma izin vermesi utanç verici. Yahudi halkının geçmişte yaşadığı bütün korkunç olaylar göz önünde bulundurulduğunda daha da gaddar ve akılalmaz hale gelen bu barbarlığı anlayamıyorum.
 
Bardem, fikirlerini açıklama hakkının kişisel saldırılarla itibarsızlaştırılacağını bildiğini belirterek şunları yazıyordu;
 
- ABD, AB ve İspanya’nın utanç verici tavrını sadece jeopolitik ittifaklar, işdünyasının o ikiyüzlü maskesi, sözgelimi silah satışı açıklayabilir...
 
***
 
“Evet, ben Avrupalıyım ve sessizliği, mutlak utanmazlığıyla beni temsil ettiğini savunan Avrupa Birliği’nden utanıyorum” diyen Bardem, kendi ülkesi İspanya’ya da şu sözlerle sesleniyordu;
 
- Evet, İspanya’da yaşıyorum, vergilerimi ödüyorum ve paramın, masum çocukları öldürerek zengin olan diğer ülkelerle birlikte silah endüstrisini ve bu barbarlığı destekleyen politikaların finanse edilmesi için kullanılmasını istemiyorum. Bu durum dehşet verici...
 
***
 
Ve Bardem’in itibarsızlaştırılma süreci başlatıldı... BM’nin UNİCEF iyi niyet elçisi olarak Afrika ülkelerinde üç-beş çocukla fotoğraf çektirerek reklam peşinde koşan Angelina Jolie’nin aktör babası John Voight ise Bardem çiftine ağır hakaretlerde bulunan bir mektup yazarak diyordu ki;
 
- Şöhretinizi Ortadoğu’nun tek demokratik ülkesi olan İsrail’i korumak yerine onu aşağılamayı seçtiniz, bu davranışınızdan dolayı utanmalısınız...
 
Ve işte sözün bittiği bir nokta daha...
 
İsrail demokratikmiş!
 
***
 
Mısır’a demokrasi gelmişti...
 
Ne oldu? Darbeeee! Kim yaptırdı? ABD ve İsrail...
 
Hani demokrasi istiyordunuz? Sevsinler demokrasi anlayışınızı...
 
Demo, örnek demek... Örnek olan bir ürün tanıtım yada deneme amaçlı kullanıma sunulmuş bir ürün... Şimdi, bizim gibi ülkeler ve İslam coğrafyası için ‘Demokrasi’ hala bir demo!
 
Ve her defasında şekil değiştiren yeni bir ürün... Veya deneme amaçlı kullanıma sunulmuş bir rejim, işlerine gelmediği zaman geri alıyorlar...
 
İsrail, ABD ve Batılılar vuruyor, öldürüyor, işgal ediyor ve sömürüyor. Adına; demokrasi diyorlar!
 
***
 
Mısır’daki darbenin lideri General Sisi’yi demokrasinin demosu diye tanıtıyorlar... Neymiş efendim, “Sisi eşofmanını giymiş bisiklete binmiş ve halkın arasına karışmış ve dolaşıyormuş!” Ve bu fotoğraflı haberi sosyal medya üzerinden servis edenler soruyor;
 
- Başbakan Erdoğan’da bisiklete binip halkın arasına karışacak mı?  Birileri de sormuyor;
 
-Sisi, Mısır’da halk bıraktı mı? On binlerce masum vatandaşını katletti! Duyan, gören olmadı mı? Halkın arasına böyle mi karışılıyormuş!
 
Demek ki, ABD, İsrail ve Batılıların kastettiği demokrasinin demosu Mısır ve Sisi...
 
***
 
İsponyol sanatçılar Bardem çifti dünyaya haykırıyorlar da, bizdeki sanatçılar daha kendine gelemedi...
 
Kış Uykusu filmiyle Oscar’a aday olan Nuri Bilge Ceylan ödülü kazandığında bu zulmü dünyaya anlatır mı?
 
Orhan Pamuk, Elif Şafak, Yaşar Kemal gibi uluslararası yazarlarımız Filistin üzerine bir roman yazar mı?
 
Merak ediyorum sadece...
 
Sanatçı ve aydının evrenselliği ve ezberletilen düşünce geleneğini bozma gücü bu noktayla başlıyor işte...
 
Çünkü, dört bir yanımız ateş içinde...
 
Farkında mıyız?
 
Ve ağladıkça, vuruldukça dağlara bahar gelmiyor artık...
 
Ve artık ıslık çalma vaktidir...