Gazetevatan.com » Yazarlar » Güç koridorları...

Güç koridorları...

18 Haziran 2014 Çarşamba


Yaz geldi, güneş kavurucu sıcak yüzünü göstermeye başlıyor... Arada bir gökyüzü karanlığa bürünüyor, gün ortasında... Geceleri şimşek çakıyor, gök gürlüyor ve gökyüzü aydınlanıyor...

Mevsimler adeta karışıyor...

Karışan, sadece mevsimler değil, ülkedeki siyaset ve bölgedeki dengeler de gittikçe karışıyor...

Kızgın bir tava gibi...

***

“Şeyh uçmaz, mürid uçurur” diye bilinen ve artık ezberlenen oyunu, toplum mühendisleri sürekli oynamaya bayılıyor...

Muhalefet, aylar sonunda “Çatı” adayını açıklıyor; Prof.Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu.

Kendisiyle son görüşmemiz Ürdün’de olmuştu... Dünya Ekonomik Forum Toplantısı nedeniyle bulunduğumuz Ürdün Ölü Deniz’de buluşmuş ve baş başa programıma konuk olmuştu...

Kim olduğuna dair, iki günden beri medya yazıyor, çiziyor... Ben, sadece hocanın bu teklifi nasıl kabul ettiğine şaşırdım...

***

Detaylardan ibaret küçük resimlere göz attığımızda ve sonra dönüp büyük resime baktığımızda projenin “global” boyutunu daha iyi anlayabiliyoruz...

Kemal Derviş, Süleyman Demirel ve adı bizde saklı duracak olan daha nice isimlerin bu süreçte ön plana çıkması, İhsanoğlu’nun Arap dünyası, ABD ve Avrupa ülkeleri ile olan ilişkilerinin boyutu hesaplanarak düşünülmüş olduğunu gösteriyor... Ki proje bir “uçurtma” dan ibarettir...

Kısacası, daha şimdiden ‘Çatı” esecek olan rüzgarlara karşı dirençsizdir...

Ve “Çatı” uçmuştur. Uçmasa da meydanlarda uçurulacaktır...

***

Bir inşaat şirketi reklamlarında dairelerini tanıtırken, ayrıcalık ve lüks vurgusuna şu sözlerle karşı çıkıyor;

- Yaşadıkları metrekarelerle ölçülenler vardır!

Siyasi aktörler de belirlenirken genellikle geçmişteki kariyeri ile ölçülüyor... Yani, paraşüt yöntemi kullanılmaya devam ediyor...

Uçurtma ya da uçan balon festivali düzenlemeyi çok seviyoruz... Uçurtma, gökyüzünde meydan okurcasına havasını atarken, ip aşağıda küçük bir çocuğun elinde olduğu gerçeğini herkesten saklıyor...

***

Uğur Mumcu bir defasında bana demişti ki;

-Sağın ömrü sola yaranmakla geçmiştir... Sol ise sağı daima sıfır gibi bir değerden saymıştır... Yönetim olarak ise, sağ uçan balonla, sol uçurtma ile çalışır!

Yıllar sonra durum değişti... Artık, solun ömrü sağa yaranmakla geçiyor... Sağ, ipi başkasının elinde olan uçurtmalarla, uçan balonlarla bir yere varılamayacağı gerçeğini gördü ama sol siyasi istikbalini çatılarda arayarak uçurtma şenliği düzenlemeye devam ediyor...

***

Bu ülkenin siyasi aktörlerinden Menderes, Özal, Demirel, Türkeş, Erbakan, Ecevit ve Erdoğan gibi portrelerin siyasi hayat hikayelerine baktığımızda görüyoruz ki, halka rağmen bir yere gelinmiyor, gelinse de anlamsızlaşıyor...

Ayrıcalık elde etmek, yukarılara tırmanmak, güç koridorlarında daha güçlü olabilmek delice bir sevdadır... Tutkudur...

Mesele; gelmek değil, iz bırakmaktır...

Karışan sadece mevsimler değil, siyaset de karışıyor... Şimşek çakıyor arada bir... Gök gürlüyor... Lakin, çok karıştırılmak istense de, halkın aklı karışmıyor...

Ve karışmayacak da...