Meclis Başkanı Şentop'tan flaş erken seçim açıklaması!

AA |  13 Ekim 2020 Salı - 12:30 | Son Güncelleme : 13 10 2020 - 14:08

TBMM Başkanı Mustafa Şentop "Erken seçim kararı almanın çok zor olduğu kanaatindeyim. Türkiye’de bundan sonra seçimler zamanında yapılır" dedi.


 TBMM Başkanı Mustafa Şentop,Ankara'nın başkent oluşunun 97. yılı dolayısıyla Altındağ  Belediyesi tarafından Kavaklı köyünde düzenlenen 5 bin fidan dikim töreninin  ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. Anayasa Mahkemesinin hak ihlali kararının ardından Enis Berberoğlu'na  milletvekilliğinin iade edilip edilmeyeceği sorusu üzerine Şentop, TBMM'nin  milletvekilliğinin düşmesiyle ilgili herhangi bir karar almadığını, sadece bir  bildirim yapılmış olduğunu, bunun kesin hükümle ilgili sürecin tamamlanması  mahiyeti taşıdığını söyledi.
 
  
Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuru neticesinde hak ihlali kararı  verdiğini, gerekçesinin görüldüğünü belirten Şentop, Anayasa'da yüksek yargı  organları ve yargı kollarıyla ilgili düzenlemeler ile mevzuattaki düzenlemelere  işaret etti. Şentop, sözlerini şöyle sürdürdü:  "Şu herkesin kabul ettiği bir hukuki gerçekliktir. Anayasa  Mahkemesinin bireysel başvuruyla ilgili hak ihlali kararları başka bir yargı kolu  olan Yargıtayda neticede temyiz sonucunda kesin hüküm haline gelen kararın hukuki  varlığını ortadan kaldırmıyor. Anayasa Mahkemesi bireysel başvuruda, yargı  kararlarıyla ilgili yapılan bireysel başvuru müracaatlarında kesin hükmü, yargı  kararını iptal eden veya ortadan kaldıran bir karar vermiyor. Eğer böyle olsa  Anayasa Mahkemesini Yargıtayın üzerinde, Danıştayın üzerinde bir süper temyiz  mahkemesi olarak kabul etmek gerekir ki Anayasa'daki düzenlemeler, yetki  dağılımları dikkate alındığında böyle bir durum yok. Onun için Anayasa Mahkemesi  kararı da dikkatle okunduğunda, kesin hükmü iptal ettiğine veya ortadan  kaldırdığına dair bir ifade, bir hüküm yok. Zaten böyle bir karar veremez."
 
 Anayasa Mahkemesinin yeniden yargılama kararı verdiğini ve ilk derece  mahkemesine bu kararı gönderdiğini anlatan Şentop, "İlk derece mahkemesinin bu  konuda vereceği karar önemli. Bizim baktığımız şey kesin hükmün hukuki varlığıyla  ilgili durumdur. Anayasa Mahkemesinin kararı bunu henüz ortadan kaldırmamıştır.  Bu kesin hükmün varlığıyla ilgili bir yeni durum ortaya çıktığında bunu şüphesiz  değerlendireceğiz." diye konuştu.
 
  
 
    TBMM'nin Türkiye'deki bütün kurumlar gibi Anayasa, İç Tüzük ve  Kanunlara göre hareket ettiğini dile getiren Şentop, "Hukukçu olmayanların  diledikleri gibi değerlendirme yapmaları mümkündür. Türkiye'de fikir hürriyeti,  ifade hürriyeti vardır. İfade hürriyeti sadece doğru değerlendirmelerin yapılması  hürriyeti değildir. Yanlış değerlendirmeler, tamamen saçma değerlendirmeler de  ifade hürriyeti kapsamındadır ama sonuç itibarıyla Anayasa, İç Tüzük ve kanunlara  göre bakıp karar vermek durumundayız ancak kesin hükmün ortadan kalkması halinde  bu konuyla ilgili bir değerlendirme yapılabilir." ifadelerini kullandı.
 
   "Kesin hüküm ortadan kaldırıldığı zaman daha öncesinde Meclis  kararlarında görülmedi ama bir milletvekilinin iade edilmesi için Anayasa  değişikliği gerekiyor, bu tarz bir şey mi olur, yoksa teamüllerle ilgili bir  değişiklik mi olur?" şeklindeki soru üzerine Şentop, "Onun için biraz erken, onu  konuşmaya. O konuda mutlaka bir hukuki yorum, formül ve karar verilecektir."  dedi.
 
"Anayasa Mahkemesi kararının geciktiğini düşünüyor musunuz?" sorusu  üzerine Şentop, şöyle konuştu:  "Bir hukukçu olarak mahkemelerin verdikleri kararları hem içerikleri  itibarıyla hem süreç itibarıyla yorumlayabiliriz, değerlendirebiliriz. Fakat  bizim kararı beğenmemiz, beğenmememiz mevzubahis değildir. Daha önce de bazı  tartışmalar oldu. Siyasetçi arkadaşlarımız Yargıtayın kararı doğrudur, yanlıştır.  Bunu söyleyebiliriz, bu kararla ilgili hukuki değerlendirme yapabiliriz ama  ortada bir karar var mı? Var. Sonuç itibarıyla mahkeme mesela bir mahkumiyet  kararı verdiğinde vatandaşımıza, bir hukuk profesörüne diyelim ki bir ceza  mahkemesi bir hapis cezası verdi, mahkumiyet. Ceza hukuku profesörü, 'Ben  mahkemenin kararına katılmıyorum. Bu konuda kitap da yazdım, bu karar yanlıştır.'  dese onun hapis cezasını çekmesi ortadan kalkar mı, cezanın mahiyeti ortadan  kalkar mı? Mümkün değil."
 
 Hukukçu olarak farklı görüşler taşıyabileceklerini, mahkeme  kararlarını yanlış bulabileceklerini ancak mahkeme kararlarına uyma zorunluluğu  bulunduğunu vurgulayan Şentop, şunları söyledi:  "Nitekim Yargıtay kararı neticesinde kesinleşen bir hüküm vardı. Bunun  içeriğiyle ilgili, yani dokunulmazlığın yeniden kazanılmasıyla ilgili benim  görüşüm farklıydı. Yargıtayın yorumundan ama görüşüm farklı diye Yargıtay  kararını uygulamamazlık yapamazdım. Anayasa Mahkemesi kararıyla ilgili de  değerlendirmeler yapılabilir. Değindiğiniz husus önemli çok uzun sürdü. Bu konuda  bir adım atılması gerekir. Belli bir süre, sınırlı süre içerisinde özellikle bu  konuda, milletvekilliğinin düşmesine sebebiyet verecek hususlarda daha hızlı,  daha kısa bir zamanda karar vermesini sağlayacak düzenlemeler yapılabilir Anayasa  Mahkemesinin. Aşağı yukarı 2 yıla yakın bir zaman geçiyor üzerinden bireysel  başvurudan sonra. Çok uzun bir zamandır. Kararın içeriğiyle ilgili de farklı  görüşlerim var bazı noktalarda ama nasıl Yargıtayın kararı bir kararsa Anayasa  Mahkemesinin kararı da bir mahkeme kararıdır sonuç itibarıyla. Bu herkesin  özellikle kararın muhataplarının ve hukuki süreçler içerisinde adım atması  gerekenleri bağlayıcı olduğunu bu kararın ifade etmek isterim. Daha sonra  değerlendirmeler yaparız."
 
  
"Önceki sistemde daha kolaydı"
 
  Erken seçim tartışmalarına yönelik soruya karşılık da Şentop, siyasi  bir tartışmaya girmek istemediğini söyledi. Önceki sistemde erken seçim kararı  almanın daha kolay olduğunu anlatan Şentop, "Mecliste nitelikli çoğunluk  aranmıyordu bu konuda, karar alınabilirdi. Nitekim Türkiye zamanında seçim  yapmamakla meşhur bir ülkeydi o dönemlerde. Hükümet sistemi değişikliğinin en  önemli gerekçelerinden, hedeflerinden birisi de Türkiye'de sık sık seçimlerin  yapılması, erken seçimlerin yapılmasını ortadan kaldırmak idi. Bu sebeple yapılan  değişiklikle erken seçim kararı almak zorlaştırıldı." dedi. Cumhurbaşkanlığı Hükümet sisteminde Cumhurbaşkanının veya Meclis'in  5'te 3'lük bir çoğunlukla yani 360'ın üzerinde bir sayı ile seçim kararı  alabileceğini, böyle bir karar aldığında hem Meclis hem Cumhurbaşkanlığı  seçimlerinin yenileneceğini belirten Şentop, şunları kaydetti:
 
  "Bunlar gerçekten zaruri bir ihtiyaç olduğu zaman seçim kararı  alınabilsin diye Anayasa'ya konulmuş hükümlerdir ama bir taraftan da sık sık  keyfi olarak, şartları, konjonktürü sadece dikkate alarak seçim kararı alınmasın  diye de konulmuş hükümlerdir. Bu bakımdan Anayasa'daki bu realite karşısında ben  erken seçim kararı almanın çok çok zor olduğu kanaatindeyim. Erken seçim kararı  önceki sistemin yani Cumhurbaşkanlığı Hükümet sistemi öncesindeki sistemin bazı  kötü alışkanlıklarıdır. Bu sistemde bu anlamda bir adım atabilmek çok zordur,  zorlaştırılmıştır. Bu sistemin de bir özelliğidir bu. Bunu ifade etmek isterim.  Benim kanaatimce seçimler bundan sonra Türkiye'de hep vaktinde yapılır. Sadece  2023'te değil, ondan sonra da erken seçim Türkiye'de olmaz, hep vaktinde yapılır.  Amaç buydu zaten."